liselilerin yazdığı şiirlerde bu edebi akıma rastlamak kolaydır. şair kişisi her kelimenin sonuna 3 nokta koyarak o kelimeye dünyalarca anlam yükler yaşadığı kücücük fırtanalı dünyasından
(yasal uyarı: aşağıdaki yazı yılmaz erdoğan'ın şiir okuyorkenki ses tonu ve vurguları düşünülerek okunmalıdır)
aslında türkçe'de iki nokta diye bir noktalama işareti olmadığı halde bazılarımız bu işareti pek sever kullanmayı.. ve hep devrik cümle sonlarına atarlar üç noktayı... ama bu noktalama işaretleri eksik cümlelerin sonuna konulmalı... daima... zira her cümle sonuna konunca... *birden hızlan* bir iç burkulması oluyor okurken, bir hüzün ifadesi beliriyor yazıda... *yavaşla* velhasıl... *iç çek* noktayı kullanalım tamamladığımız cümle sonlarında... devrik *durakla* bile olsa...
geçen oturduk arkadaşlarla küçücük fırtınalı dünyalarımızda.. dedik bazılarıyız biz devrildik cümlelerimizde.. iki nokta koyduk.. zaten büyük tespit insanları şimdi iki noktalarımıza da laf edecekler dedik..biraz ağladık..eksikliğimizi bütün yanlarıyla tam olmaya çalışanlar nereden anlayacaklardı ki.. ya da boşluğa bakıp gülümsememizi.. onlar için layla da içilen rakı da..ya da peçetelere aşk şirleri düzülen tahta masa da içilen rakı da..sonuçta rakıydı ve her iki tarafta rakı içenlerdendi..ve sınıflandırılmaları gerekirdi..
olağandan baya bir üstün dozda, bu işi '' işi '' haline getiren arkadaşlara özel, şöyle bir yasa çıkarılmasını dilediğim iştir:
şimdi; 1 ay içinde 3 ten fazla üç nokta kullanana, 3 ay içinde cezmi ersöz'ün piyasadaki bütün kitaplarını okuma ve hepsinin özetini çıkarma cezası verilsin. sonra da, mehmet coşkundeniz'in posta gazetesindeki üç noktalar deryası köşesine, taa ilkokuldan beri yazdığı bütün şiiirleri, üstlerinde en ufak bir değişiklik yapılmamış halleriyle göndermesi ve herkesin de bunları okuması sağlansın.
el alışkanlığı, sırf el alışkanlığı
tek nokta koyunca sanki karşı taraf alınacak gibi hissediyorum:
- naber abi (tenezzül bile etmemiş soru işareti için)
+ iyiyim.
bu mudur, noktayı koydum olayı bitirdim gibi.
hem kıyamıyorum diğer kelimelere, arkasından ağlıyor gibi. her kelimeye bir noktalama işareti verilsin istiyorum olmuyor.
3 nokta koyuyorum duygu seli diyorlar, hayır zaten duyguluyum. koskoca çekostavakyalılaştırmadıklarımızdan tek başınayken mısınız'ın sonunda koskoca bir soru işareti. çekostavakya orada olmasa sen bir hiçsin koca bir hiç.
zaten elin ayarı kaçıyor beş nokta oluyor, satırlar doluyor.
en iyisi cümle sonuna sallama noktalar atmak, wordpad'e shuffle özelliği gelsin mesela, her cümleden sonra kafasına göre üçer beşer noktalama işaretleri atasın, arada köşeli parantez, normal parantez içine ünlem, iki nokta yapsın.
kırmayalım.. değil mi.. birbirimizi, üç beş karakter fazla bassam.. klavye mi eskir.. azizim...
insanlar hep anlatmak isterler. çok az insan oturup dinlemeyi daha güzel bulur. peki insanlar neden durmadan konuşup anlatirlar ve mümkün olduğunca çok kişiye ulaşmak isterler? sanırım sonsuz zaman dilimin içinde kaybolmayı istemedikleri içindir. birileri onları hatırlasın isterler. herkesin içindeki, küçük de olsa, yazarlık hayali bundan gelmez mi? ölümün getirecegi hiçligi yenmek istemezler mi? hiçlikten korkmazlar mı?
insanlar hiçlikten korkarlar çünkü onun ne olduğunu hayal bile edemezler; ama onun var olduğunu bilirler.
kitaplarda anlatılanların, kitabın son sayfasında dahi bitmediğini, karakterlerin gerek yazarlarının gerek okuyucularının kafalarında yaşamaya devam ettiklerini biliyor musunuz? her karakterin, her tiplemenin, her senaryonun üç noktayla bittiği gerçegini göz ardı mı ediyorsunuz?
insanlar bazen bitmiş cumlelerinden sonra bile üç nokta koyarlar. çünkü bitmiş zannettiginin aslında bitmemiş olabileceğini bilirler ve anlatmayı bitirdiklerini kabullenemezler. yazının bittiği yerde hiçlik vardır çünkü. o hiçlikte kaybolmamak için cumlelerinin sonlarına koydukları üç noktayla anlatmayı bitirmediklerini, en azından kendilerine, hatırlatırlar, sanat için yazmadıklarını, var olmak için yazdıklarını suratınıza vururlar...
benim sürekli yaptığım hareket...ama ben üç noktayı tercih ediyorum genelde...açıkçası bu kadar dert edilecek, üzerine tartışılacak bi mevzu olduğunu da bilmiyordum bunun...hmmm...düşündüm de ben neden sürekli kullanıyorum üç noktayı? valla hiç de "söyleyecek daha çok şeyim var ama söyleyemiyorum" diye bi durumum olduğu için değil, zaten lafım oldukça söylüyorum...havalı durduğu için mi? içi boş olduktan sonra, giri havalı dursa nolur durmasa nolur...o da değil...galiba alışkanlıktan kullanıyorum...cümleyi üç noktayla bitirmeyince sanki bişeyler eksikmiş gibi geliyo...psikolojik bi durum heralde...ayrıca bazı noktalarda diğer insanlardan farklı olmak o kadar da kötü olmasa gerek...özellikle de böyle zararsız bi mevzuda...başkalarına göre hıyarca falan da olabilir ama valla ben bi sakıncası olduğunu düşünmüyorum şahsen...
sadece yapanı ilgilendiren eylemdir... kimse de okumak zorunda değildir.. hayır, neden ''her cümleyi iki veya üç noktayla bitirenleri bulup yok etme timleri'' kuruyorsunuz anlamadım...
hele ki sms atarken yapanları anlamak zor. 3 cümle yollasan, eder sana 9 nokta! 9 nokta yerine yazıcak başka karakter mi yok kardeşim "öpüyorum" falan yaz hatta sonuna bi de ünlem koy mis gibi anlamı olsun. (ö-p-ü-y-o-r-u-m-! evet cidden 9 karaktermiş)