belki ilginizi çeker
  1. · şehr i hüzün
  2. · bir aşkı gömmek
  3. · her aşk bitermiş
  4. · manga
  5. · evlendirme daire
  6. · her canlı ölümü tadacaktır
  7. · bütün güzel kızların sevgilisinin olması
  8. · şehr i hüzün
  9. · her aşk bitermiş
  10. · bir hüzün şehri ayırdı bizi
gündem
  1. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  2. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  5. · öğretmenler günü
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  8. · asansör yapmak
  9. · 100 üzerinden 02 almak

her aşk ölümü tadacak*  

  1. manga'nın şehr-i hüzün adlı albümünün 6 nolu parçası.
    (pek ünlü oftomolog james gözçıkarır sizi çağarıyor, 26.03.2009 21:18)
  2. işte o sözler:

    kimileri kaybolur unutulur
    hatta sesi bu şehirde
    bir gidenle bir kalanın bilinir hikayesi
    kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
    kimininde bizim gibi yarım kalır hikayesi

    bir hüzün şehri ayırdı bizi
    ve bu son olmayacak
    göz yaşıyla beslediği
    her aşk ölümü tadacak

    ne dualar kurtarır bizi artık
    ne de zaman
    unutabilmek gerek bazen ağlamadan
    ne yeni bir aşk avutur bizi
    ne de geçmişin izi
    kabullenmek gerek bazne yenilgiyi

    bir hüzün şehri ayırdı bizi
    ve bu son olmayacak
    göz yaşıyla beslediği
    her aşk ölümü tadacak

    bir hüzün şehri ayırdı bizi
    ve bu son olmayacak
    göz yaşıyla beslediği
    her aşk ölümü tadacak

    çok hareketli bir şarkı olmasına rağmen sözleri biraz ağır gibi.adı yetiyor zaten.
    (kramerica, 18.04.2009 17:06)
  3. (karyatid, 18.04.2009 17:08 ~ 17:08)
  4. evlendirme dairelerinin girişinde yazan cümle.
    (hysterie, 18.04.2009 17:09)
  5. 'bir hüzün şehri ayırdı bizi
    ve bu son olmayacak
    göz yaşıyla beslediği
    her aşk ölümü tadacak...'

    iyiymiş...
    (ev yapımı domates sosu, 23.04.2009 22:21)
  6. her aşk biter..
    her şey biter..
    mecnunlar leylaları unutur..
    ferhatlar, dağları deldiğine pişman olur..
    keremler aslıları aldatır..
    zühreler, tahirsiz yataklara uzanır..

    aşk.. ölümsüzdür..
    ama aşıklar yalan dolan..
    hele sevdalar,
    hani şu dillerde dolaşanlar..
    hepsi biter canlarım..
    her aşk ölümü tadar..
    ölümsüz aşk, yoktur..
    ama sahte sevdalar..
    sayılamayacak kadar çoktur..
    (önce sağlık, 23.04.2009 22:45)
  7. candan erçetin 'in dediği gibi her aşk bitermişbi' gün bildim, her aşk bitermiş öğretildim.

    (bkz: her fani ölümü tadacak)
    (myself, 23.04.2009 22:47)
  8. ferman'ın ince sesinin yanına baskın, daha gırtlaktan, daha çok sigara içmiş bir ses eklendiğini hayal edince bildiğin ayna şarkısına dönüşen manga şarkısı.
    (haşmet asilkan, 04.05.2009 13:00)
  9. introda aşırı derece muse havası olan manga şarkısı.(yada bana öyle geldi bilmiyorum)
    (tırtıklı tırt tırtıl, 04.05.2009 13:07)
  10. gerçek olsa da, çok büyük kısmının eceliyle ölmediğini eklemek gereken cümle. bir taraf öldürür. ölen, gerçek aşk mıdır, bu da tartışmaya değer. bir insan, hoşlandığı kişi için "bana, seni seviyorum dedi" diye ağzı kulaklarına vararak arkadaşına söylerse, buna hemen inanıp sevinirse o aşk ölümü tadar. allah'ın bir kulu "acaba gerçekten seviyor mu?" diye düşünmez.

    karşındakini test edersin, bunun adıkarışmakolur, kıskanmak olur. insanlar ne güzel sıyrılıyorlar işin içinden. ne karışması be? bir bokun varsa eğer, karşındaki bunu öğrenmek ister, hakkı bu. ne menem sözmüş ya şuseni seviyorum. bunu söylemek çok zormuş gibi, iki kelime duyunca gevşemek, yelkenleri suya indirmek. sana onu söyledikten sonra, başkalarına da bir şeyler söylüyor mu diye aklından geçir be. yaptıklarına bir bak. seven insan ufacık şeyleri feda edemiyorsa, o ağzın kulaklarına varmasın. aşk, daha büyük şeyleri de feda ettirir insana.

    sonra da "aşk yok. amanıııın aşklar ölüyor" feryadı. o aşk, doğmamış ki ölsün. ölen şey aşk mı, ona bakalım önce.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 04.05.2009 13:39)
  11. (bkz: her canlı ölümü tadacaktır)

    zincirlikuyu mezarlıklar müdürlüğü girişindeki dumur yaratan söz öbeği.
    (sirona, 04.05.2009 13:56)
  12. (beyazleblebi, 23.06.2009 18:38)
  13. ne kadar gerçek ve acı sözlere sahip bir eser..

    ne yeni bir aşk avutur bizi
    ne de geçmişin izi
    kabullenmek gerek bazne yenilgiyi ..
    (suursuz, 19.08.2009 09:39)
  14. doğru bir genelleme. fazla söze ne hacet.
    (tek kisilik harem, 19.08.2009 11:30)
  15. zincirlikuyu evlendirme dairesinin girişinde yazan yazıdır.
    (alkolik2000, 19.08.2009 11:30)
  16. tek fark olarak arkasından dua değil beddua edilecek olmasıdır. çok da önemli değildir, tabii ki bitecektir, bitsindir de, önemli olan 'aşk' varken mutlu olabilmektir.
    (buzdan yıldız, 19.08.2009 11:31)
  17. "bir hüzün şehri ayırdı bizi
    ve bu son olmayacak
    göz yaşıyla beslediği
    her aşk ölümü tadacak"


    bu mısraları duyup amına koyyim istanbul diyorum. başka da bir şey diyemiyorum. sanırım derdini anlatamayan insan profili böyle birşeydir.
    (antitartaklar, 23.09.2009 16:29)
  18. onu ilk kez görmüşsün. kalbin çarpmış, çarpıntı başını döndürmüş. "kim bu?" diye düşünmüşsün, tanışmak için çabalamışsın. bir şekilde tanışmışsın da, ellerin titremiş konuşurken, kendini ifade edememişsin. o günün gecesinde "hay kafamı skym, konuşamadım resmen" demişsin. ama ertesi gün o yine gelmiş, sanki önceki gün saçmalamamışsın gibi seninle konuşmuş. gülümsemiş sana.

    onunla karşılaşabilmek ve bunun tesadüfen gerçekleştiği izlenimini bırakabilmek için yırtınmışsın. onunla aynı sınıfta bulunan arkadaşını her öğlen ziyaret etmişsin mesela, onunla aynı dersi seçmişsin ya da ders çıkışlarını takip edip çıkış kapısında karşısına çıkmışsın. bir şekilde hep karşılaşmış, hep konuşmuşsun.

    gün gelmiş, seni ayrı tuttuğunu fark etmişsin. seninle başbaşa kalabilmek için, sırf otobüs durağına beraber yürüyebilmek için mesela, arkadaşlarına "ben biraz daha kalacağım, siz beklemeyin" demiş. o küçücük jestten dünyalar senin olmuş. beraber yürümüşsünüz sokakta. birbirinize hiç dokunmamışsınız, yürürken göz göze bile gelmemişsiniz belki ama yüreğin çarpmış, sesin heyecandan çatallaşmış. o akşam eve gelip anneni öpmüşsün, babanla sohbet etmişsin. aynı hikayeleri uzun uzun anlatmasını önemsememiş, dinlemişsin. yorum yapmışsın hakkında hatta. kardeşine fazladan harçlık vermişsin. hepsine "ne oldu bu çocuğa?" dedirtmişsin.

    geceler geçmemiş. tekrar gün doğsun, gidip onu göreyim istemişsin. sabah yanına gittiğinde, onun da saatlerdir o anı bekliyormuşçasına mutlu olduğunu fark etmişsin. aranızdaki mesafenin her gün biraz daha aşıldığına şahit olmuşsun.

    belki kazara, belki de istemeyerek olduğuna inandırmak ister gibi dokunmaya başlamıştır sana. sen de yürürken ona yol verirken elini hafifçe beline dokundurmuşsun. ne rahatsız edecek kadar çok, ne de hissettirmeyecek kadar az...

    "abi seviyorsan git konuş bence" diyordur arkadaşların. sen de, her şey açıkça ortada olduğu halde "ya kabul etmezse", "ya o büyü bozulursa" diye düşünerek anlatamıyorsundur. sahip olduğun o şey o kadar değerlidir ki, yitirme, kaybetme korkusu seni mahvediyordur.

    bir gün çekinmeden elini tuttuğunu fark edersin. o da bekliyordur artık. hissedersin, açılırsın ona. kendinden, hayatından ve onunla tanıştığından beri her geçen gün o hep olmak istediğin kişiye dönüştüğünden bahsedersin. seni dinler... sen konuşmuyorsundur o an, sesin bir şiirin en güzel tınısıdır. seni görüyordur, bir kuşun kalbi gibi atan kalbini görüyordur. sana gülümsüyordur. yüzüne melekler konuyordur...

    el ele yürüyorsunuzdur artık. insanlara anlatıyorsunuzdur hikayenizi. arkadaşlarla bir yere gidileceğinde hep beraber gidiyorsunuzdur. o sizin arkadaşlarınızı tanıyordur, siz onunkileri. arkadaşlarınız da onu çok sevsin istiyorsunuzdur garip bir şekilde. artık "sen ve ben" olmaktan çıkıp "biz" oluyorsunuzdur yavaş yavaş.

    ilk sinema filmi, ilk öpüşme, birbirinize aldığınız ilk hediyeler, ilk ay dönümü... karşınızda ilk kez ağlaması belki, ilk kez "seni çok seviyorum" demesi. isimlerin yerini alan zamirler...

    hiç bitmeyecek sanmışsınız. o gözlerinize bakıp sizi ne çok sevdiğini söylemiş, siz onun hayatının aşkı olduğunu tekrarlayıp durmuşsunuz.

    birbirinizi daha iyi tanımışsınızdır artık. karşılaştığınız durumlar karşısında onun ne tepki vereceğini biliyorsunuzdur. neye kızacağını, neye sevineceği, neyin onuu şaşırtacağını... gizem kaybolmuştur. siz de, herkes gibi sıradanlaşıyorsunuzdur.

    sizi diğerlerinden farklılaştıran şeyler sıradanlaştıkça, kusurlarınız daha görünür hale geliyordur. ufak tefek şeyler bile rahatsızlık vermeye başlamıştır. aşk için öldürdüğünüz egonuz, su yüzüne çıkıyordur. gurur, aşka galip geliyordur.

    iki yabancı gibi kalıyorsunuzdur gitgide. tartışmalar başlamıştır. birbirinizi, bir zamanlar üzerine titrediğinizi unutup, incitiyorsunuzdur. ardından da "hak etmişti" diyerek bir balta daha vuruyorsunuzdur ilişkinize. artık kimin haklı olduğu, ilişkinizin iyi olmasından önemli hale gelmiştir.

    ve gün gelmiş, her şey bitmiştir. artık, hiçbir zaman eskisinin yerini tutmayacak heyecanlar arayan iki ayrı insan olmuşsunuzdur. bir zamanlar emek vererek oluşturduğunuz "biz" gitmiştir, yeniden "sen" ve "ben" gelmiştir yerine.

    dünya adiymiş, dünya kötüymüş. kızların/erkeklerin hepsi aynıymış. kimse için kendini adamaya değmezmiş. insanın en iyi dostu, yine kendisiymiş. yalnızlık, biriyle birlikte olsan bile, senin kaderinmiş. aşk bir aldatmaca, bir yalanmış. ve nasıl başlamış olursa olsun, her aşk ölümü mutlaka tadarmış...

    edit: yaşanmamıştır.
    (charey, 25.09.2009 10:52 ~ 25.11.2009 11:13)
  19. dinledikçe doğruluğuna kahrettiğim şarkı. acıtıyor fena şekilde.
    (tek kisilik harem, 25.09.2009 11:12 ~ 10.10.2009 12:01)
  20. öyle ise aşkımız ölmeden önce her dakikasının tadını çıkartmalı,diyebileceğimiz genellemedir.
    (ayamanof, 25.09.2009 11:16)
  21. hocam ben ömrü hayatımda bu ölümlü cümleleri sevmedim. ve sevmiyorum da lanet geliyor bana yahu ölüm denilen şey bıraktığınızla alakalı hiç bir sikim bırakamayan adam zaten ölüdür ya da yoktur! anlatabildim mi? yok var mıdır? o da ayrı bir tartışma olabilir ama niçe olmadığımdan buna girmeyeceğim...

    her canlı ölümü tadacakın aşka evrilmiş cümlesidir bu! ancak her canlı ölürken bir iz bıraktığından aşkta iz bırakacak ve bu iz asla silinmeyecektir. bunun silinmemeside onun ölmediğinin kanıtıdır. bence eklemek istiyorum buraya (bence!)

    ya düşünsene canım bebeğim bir tanem müslümden gelsin konuşsana bir tanem neden hep susuyorsun susmak neyi halleder neden ağlıyorsun?... gibi.
    geçmişin izlerinde sevgiliyi hemde aşık olunan sevgiliyi sizin sevginizi tüketmiş olan sevgiliyi öldürmek nasıl bir şeydir? öldürüpte yok saymak yok olduğunu düşünmek ama yok olduğunu düşünürkende onu hala düşünmek... ey sevgili aşık senin öldüğünü sanan hep yalanlarda yaşayanlardır bu sanış bile senin hatıralarının senin canlılığını tüm olaganca gücü ile koruyor manasına gelir!

    bana böyle şeylerle gelme bebeğim sakın bana benim öldüğümüde söyleme... sende kalan tişörtüm hala aklımdadır onu bir toz bezi yaptıysan bile evde toz alırken aklına gelirim... en iğrenci bu olsa bile tebessüm ya da acı içerisinde beni anımsıyorsan ölmedim ben! ve sen benim her kadeh kaldırışımda aklıma geliyorsan ve ben gülüyorsam ölmedin... yarın evlensemde ölmedin ölsemde ölmedin çünkü arkadaşlarımın hepsi seni biliyor ve ben ölünce beni anacak olanlar senide anacak... ne çok çektirdi lan bu kızda bizim "umut taciri"ne diyecekler ve ölmeyeceksin!
    (umut taciri, 25.09.2009 11:20)
  22. bu ölüm bir duygu selinin yok olması sanırım! ruhun kendi içinde intihar etmesi.. kafasına sıkıp gidememesi!..

    insan bir garip yaratık.. her şeyi o kadar çabuk tüketiyor ki en sonunda kendisini tüketecek, yok edecek duruma geliyor.. bu hızlı tüketimlerden en çok nasibini aşk alıyor.. çocukluk aşkımız var! lise aşkımız var! üniveriste aşkımız var! bu arada mahallede bir aşkımız var! iş hayatında bir aşkımız var! var oğlu var! aşkı o kadar hafife almışız ki her yerde bir tane edinmişiz.. daha aşkı çözememişiz! mecnun bizi görse aşık olmaktan vazgeçer o duruma gelmişiz.. neyse konu bu değil!

    unutmak ya da unutulmak işte aşk bu anda ölümü tadar.. kalbimizde bir mezar kazdırırız sevgiye onu severiz, taparız ve en sonunda bir tek ediş/terk ediliş sonrasında o kazdığı çukura gömeriz.. aşka ölümü taddırırız.. böyledir bir aşkın ölümü.. bir de her yeni sevgili bir öncekinin katili bir sonrakinin mezar kazıcısıdır ki bu farklı bir konu..
    (seksek oynayan mafya babası, 25.09.2009 11:32)
  23. dünyanın, malesef gelmiş geçmiş en şerefsiz, bir o kadar da doğru olan önermesi.
    (xanobachewsky, 09.10.2009 15:43)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil