her şeyin anlamını yitirmesi 

adana çık aradan

  1. böyle birşey var. gecenin kör saatinde, yatakta ya da çekyat üzerinde, öyle uzanmış ama uyuyamamış bir vaziyette uzanırken başınıza gelebilir- ya da muhtemelen çoktan gelmiştir. tv,bilgisayar kapalı, taşraya gece çökmüş, zaten saatte 3-5 adet anca geçen araçlardan hiç kalmamış yarı asfalt yarı toprak yollarda. bildiğiniz tüm kelimeler yavaş yavaş yok oluyor, kelimeler bitiyor; birazdan aynı şey imgelerin de başına gelecek- teker teker gömülüyorlar gecenin sessiz karanlığına. akılda yer eden hiçbirşey yok- odada siz bile yoksunuz, bir çift gözden ibaret varlığınız. philip larkin'in aubade şiirinde betimlediği atmosferden beter oluyor tüm dünyanız. sonra ya bir tıkırtı, ya tanıdık bir ses- ya da korku- bir anda dünyaya çekiveriyor sizi. kendinize geliyor, dünyaya dönüyorsunuz, bir sonraki sefer ne zaman bilemeden. böyle birşey var, evet.
    (holden caulfield versus tyler durden, 26.08.2007 01:32)


  2. şimdiye dek neyin, nasıl, neye göre anlamlandırılmış olduğunun bir daha gözden geçirilmesi gerektiği an belkide..
    (yerdengelen, 26.08.2007 04:06)
  3. her şeyin anlamını yitirdiğinin sanılmasıdır. aşırı anlam arayışının sonucu olabileceği gibi klasik depresyon belirtisi olma ihtimali de gayet fazladır. bir de işin felsefik boyutu vardır ki, bu da bireysellikten öteye geçemez diğerleri gibi.
    (x sentos, 26.08.2007 08:22 ~ 08:22)
  4. boşluğun ta kendisidir ve kişi ister farkında olsun,ister olmasın bu süreç içindeki bütün davranışları bu boşluğu bir şekilde doldurma çabasıdır;kendini yemeğe vermek,sürekli uyku...

    aslında genel-geçer sözcüklerin aksine,öyle kişiyi bunalımın bilinmezliğine sürekleyecek,adım adım oluşan bir durumda olmayabilir.bir sabah kalkarsınız ve kendinizi bu duygu-durumun içinde bulabilirsiniz.ben bunun hayatımız adına bir tetik olduğunu düşünmüşümdür.herşey yerli yerinde iyi,hoş kelimelerinin tanımlamasının,yani görünen ötesinde kişinin bu tanımlamalara karşı isyanı,kendi içinde bile anlatamamızlığı,kendini daha ne istiyorsun sözcüklerine maruz kalışlarına karşı kaçamak oynamasıdır.silah ateş almıştır,görünen ötesinde size eksik,bulunası ,katılası birşeylerin varlığı dürtüyordur.

    ya bu durum ardı çözümler adına,yapılması gerekenler adına harekette bereket vardır düşüncesi vuku bulur,ya da kişi olanlarla şükretmesi konusunda kendini ikna eder ve yola devam eder,tekrar yaşayana kadar.

    elbetteki bunun depresyon denilen çağımızın rahatsızlığına giden bir anlamıda vardır,o ayrıdır.aslında ben bu sözcüğün, anlamın yaşamımızın içine iyice nüfus ettirilmesi ile yaşanırlığının arttığını da düşünüyorum.öyle şeylere yavaş yavaş alıştırılıyoruz ki...
    (biyolojiksaat, 26.08.2007 11:48)