21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 791 tane
günün başlıkları: 791 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·oğlum bak git (11)
- ·
- ·bdp (3)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·aldatmayan erkek (15)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·kate upton (5)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·behzat ç (39)
- ·
- ·
- ·miaw (4)
- ·
- ·
- ·
- ·çayyolu (3)
- ·
- ·
her şeyin üst üste gelmesi
- önce hiç beklemediğiniz üstelik görece yakın birinin vefat haberini alırsınız, sonra teyzeniz hastaneye kaldırılır(bu arada sizin sağlığınızda da sorunlar vardır.), sonra bir de bakarsınız babanız(canınız) pnömöni olmuş, bu da yetmemiş ailece gripten falan kırılmaktasınız. bu upuzun ve berbar süreçte, finallerinizi vermek zorunda kalmışsınız, dışarıya "ben iyiyim." gülücükleri atmış ve hayata devam etmeye zorlanmışsınızdır(kendiniz tarafından). eh, arada erkek arkadaşınızla da nedenli nedensiz zilyon tane kavga etmişsinizdir. hep uyumak ve her şeyin geçmesini istersiniz, ne var ki uyumak sanıldığı kolay değildir.
- biz buna murphy kanunları da deriz halk arasında. aslında gerçek şudur ki kötü şeyler her zaman üstüste gelir ya da biz kötü olduklarından bu durumu farkederiz.. can sıkıcıdır, yıpratıcıdır, isyan ettiricidir. artık daha güçlüyüm der, daha beteri de olabilirdi der, avuturuz kendimizi.. oluyor işte böyle şeyler, yapacak birşey yok, yola devam...
- (bkz: seçilmişlik)
- tahminimce kırılma noktamızın test edildiği zamanlardır. ya birbirinden beter birkaç tane, ya da ufak tefek ama çok sayıda olay gerçekleşir: sürekli yüksek notlar alan birisinizdir, fakat o dönem yaşadığınız sıkıntılar bu durumu ortadan kaldırır. yine çok rezil bir durumda değilsinizdir, hatta diğerlerine göre iyisinizdir bile… dönemin son günü alacağınız kâğıt parçası ile sıkıntılardan bir süre uzaklaşacağınızı düşünürsünüz. o gece, aylardır hastanede olan bir yakınınızın vefat haberini alırsınız, apar topar memlekete gidersiniz. oradaki sıkıntılar “sizin” aileniz içindeki huzuru, beraberliği bozar ve anlaşmazlıklar doğmaya başlar. dönünce en yakın arkadaşınız, hiçbir olayı bilmeden, üzerinize gelir. neticesinde patlarsınız. sonra oturup müzik eşliğinde hayata saygılarınızı sunarsınız. üst üste gelen her olay girmiştir; girip, geçmiştir.
- genelde başa gelen şeylerin kötü olması durumunda lafa gelen söz öbeği.
yunanların "başına kötü bir şey geldiğinde ikinci ve üçüncüsünü de bekle" atasözü de durumu destekler niteliktedir. - (bkz: beni öldürmeyen şey beni daha güçlü kılar)
- (bkz: sol frame)
- (bkz: hamburger)
- faz farkının sıfır olması durumunda rezonans halindeki dalgaların genlik değerlerinin üst üste birikerek faciaya yol açması hadisesidir..
- karşınıza çıkan bir problemin çözümünü ararken,benzerinin ya da beterinin sonra onun da beterinin arka arkaya sıralanması durumudur ki;hiç birine çözüm bulamaz benim gibi 05.12.2007 tarihinde saat 16:00'da psikologla randevuda bulursunuz kendinizi...umarım normale dönersiniz,ki çok zordur...
- çoğu zaman suçlanan kader yada hayattır. (bkz: sikerim böyle aşkın ızdırabını) bir laf vardır ki: "`herşey üstüne geliyorsa belki sen ters gidiyorsundur`" diye insan suçu yaşadıklarında aramaz. kaldı ki bir anlık öfke ile bilmeden kırılan kalpler bile çoğu zaman insanın aklına gelmez. psikolojik çöküntü durumunda çıkış yolunu isyan etmekde yada bir içki şişesinin dibinde aramak, geçmişe üzülmek yerine geleceği düşünmez insan. sürekli arkasına bakıp yürür ve önüne çıkan taşı görmez, takılır düşer. suçlanan kim? yine kader. herşeyin kendine gümüş bir tepside sunulmasını bekleyen acizlerin kendinden kaçmak için uydurdukları bahanenin adı her şeyin üst üste gelmesi olmuştur. elbette insanın elinde olmadan başa gelecek felâketler vardır. ancak bunlara bakıp derinlere dalmak ne yaşananları ömür karelerinden silecektir, ne de zamanı geri getirecektir.
- önce hayatının aşkını bulursun aynı gün çok önemli ve yıllardır süren dava biter ve aklanırsın ertesinde sayısal loto dan parayı vurursun peşine de diplomanı sağ salim alırsın.işte böyle zamanlarda herşeyin üst üste gelmesi güzel gelir insana.
- aynı mantıkla ;
(bkz: her şeyin alt alta gelmesi) - olay şundan ibarettir ki; iyi şeyler yaşıyorsan devamında iyi olan şeyleri görmeye devam edersin. yok eğer tam tersine kötü şeyler yaşıyorsan kötüleri görmeye devam edersin. yalnızca basit bi' tercih meselesidir her şeyi üst üste getirmek ya da getirmemek.
- annelerin konuşurken "bir başladı mı zaten çorap söküğü gibi geliyor." falan demesine yol açan olay. tamamen tercih meselesi olmayabilir iyi ya da kötü şekilde yorumlamak, önemli olan duruşunuzu koruyabilmek ve en az hasarla atlatabilmektir.
(bkz: hasar tespiti) - (bkz: üst üste gelmeyen belanın amına koyim)
- (bkz: geldi mi üst üste gelir)
- - ahmet abi her şey üst üste geliyor ya!
- olm sen alışamadın bu lego imalatı işine. git bir izin falan al. iyi gelir. - en altta kalanın çok canını acıtır.
- üst üste gelenlerin altında kalmak suretiyle çökerten hadise..
"tek tek gelin ulan!" demek istersiniz, sesiniz çıkmaz falan.. - insanın moralini çok bozan durum. akbilini kaybedersin, boynun tutulur acılar içinde kıvranırsın, minik ama oldukça sinir bozucu irili ufaklı bir çok şey daha olur gün içinde, akşam eve gelirsin, senin suçun olmayan bir sebepten dolayı baban anlamadan dinlemeden bağırır, çağırır. kendini bile savunmaya mecalin kalmaz odana kapanır salak gibi ağlayıp zırlarsın hayatına.
yaz olup da eve dönmekten nefret ediyorum ya, bu evin havasından mı suyundan mı bilmiyorum ama ergenlik yıllarıma geri dönüyorum her geldiğimde sanki. - (bkz: hayat üstüme üstüme geliyor/! hı hı evet)
- (bkz: ayvalık tostu)
- quantum fiziğine göre olumsuz enerjinin olumsuz olayları çekmesiyle açıklanabilecek durumdur.
başınıza gelen bir aksilik sonucunda "kahretsin vb" sözcükler kurarak ve can sıkıntısının tüm benliğinizi sarmasına izin vererek kendinize bir sonraki olumsuzluğu çekersiniz.
bu yüzden olumsuz herhangi bir şey olduğunda canınızı sıkmamaya dikkat edin ki bir sonraki sizi bulamasın. - bir başladımı bitmek bilmiyor diye devam eden bir isyanın, bir yakınmanın nedeni anlaşılamaz tezahürü.
evet, beni öldürmeyen acı beni güçlendirir ama neden güçlü olmak gerekliliği var ki? hayat işte bazı insanlar şanssız, neye ellerini atsalar kuruturlar, neye dokunsalar bozarlar, neye sahip olduklarını sansalar keybederler ya da en başından sahip olamazlar.
hayat dediğin, sağlıklı olmak tabanında iş ve eşten ibaret. aş demedim zaten iş demek aş demek. ama bir başladı mı işte, iş de kötü gider, eş de kötü gider. bir de üzerine her şeyi resmetmeye çalıştığın sağlıklı yaşamdan oldun mu umudun kırılır, gözlerin kararır, ölmeyi bile alternatifler arasında değerlendirirsin. işte o an ayaklarını dibe vurur hızla suyun üstüne çıkmaya çalışırsın. sonraki bir dahaki tekerrüre kadar hayat ağzına bir parmak bal çalar, sonra yine her şey üst üste gelir.


