elinizdeki bütün işler kabarmış, projeler yığılmıştır.
aileniz ilgi beklemektedir.
şehirdeki etkinlikleri arka arkaya mütemadiyen kaçırıyorsunuzdur.
kendinize ancak banyo yaparken zaman ayırabilirsiniz.
gazate&dergi alırsınız kapağı açılmadan gazetelikte kalakalırlar.
"eeeöööhhh!" narası atar, o sırada hayatınızın arka kapısından çıkıp gitmek istersiniz...işte bu birbirine kardeş olan iki eylem, her şeyi oluruna bırakmak&salmak o sırada kurtarıcınız olur.
böyle anlarda insanın "su akar, çatlağını bulur" gibisinden sözlere inanası gelir...
bir süre dinlenirsiniz; akabinde en çok özlediğiniz şeyden, kendinizden başlayarak saldığınız hayartı yavaş yavaş geri toparlarsınız.
zaman her şeyin ilacıdır, su akar yolunu bulur, alın yazısı böyleymiş, kısmet değilmiş, n'apalım olduğu kadar, nasipse olur zaten, nasip değilmiş şeklinde türlü cümlelerin kullanıldığı elin kolun bağlı olması durumu, böyle herşeyi bir kabullenme durumu, fazla bir kadercilik, mücadeleden vazgeçmiş, bezmiş olma hali.
rüzgara karşı durmak gibi. bir ağaç misali durursunuz rüzgarın karşısında. sonra birden incecik olursunuz. kırılırsınız. minicik bir yaprak olursunuz. solmuş, parçaları kopmuş başka yerlere dağılmış. karşı koyamazsınız rüzgarın hafifliğine cazibesine...bırakıverirsiniz kendinizi rüzgara doğru...herşey sağlamdır artık..herşey olurundadır..herşey olması gerektiği gibi ilerler bundan böyle..
hayattan zevk alamadığın anlarda kendini koyvermenle içinde bulunacağın durumdur. zamanla depresif hareketlerin hat safhaya ulaşması ile tepki çekmenizle bir an düşünüp ne yapıyorum lan ben diye düşünüp kendinize çeki düzen vermeye karar vermekle son bulacak durum aksi halde intihara kadar yolu olabilecek durum...
aşağı yukarı her şeyi allah'a bırakmak, allah'a havale etmek ile aynı şeydir ve müslüman ülkelerin geri kalma sebeplerinin başında gelir efendim, aklımıza gelen her konuda soruya cevap aramak yerine "allah'ın işine karışılmaz.", başımıza gelen herhangi bir olayda "allah öle olsun demiş." gibi laflar edilince haliyle insan her şeyi oluruna bırakır, kendisi hiçbir şey için çaba göstermez, sonra da "ulan bu mnsktmn gavuru nası böle şeyler yapıyor!? biz niye böyle olamıyoruz." die kendi kendine hayıflanır, sinirlenir.
şimdiye kadar yapmadığım yapamadığım şey.bir denemek lazım.omzunuza aldığınız yük boyunuzu geçiyor yoksa taşıyamıyorsunuz. bazı şeyleri kontrol edemiyor insan biraz geniş takılmak lazım..salıverin gitsin. hem böylesi daha risksiz. biraz tatile ihtiyacı vardır her ruhun..
amaçsız yaşamak gibidir. hiçbirşeye etki etme gayretin yoktur. eger ki birşeylere etki etmiyorsan ya da bunun için çabalamıyorsan amaçsız yaşıyorsun demektir. kimi zaman bu tarz davranışa ihtiyaç vardır. yani sıkırsın bunalırsın bir çıkış ararsın ama bulamazsın işte ozaman herşeyi oluruna bırakıp kasıntılara son vermelisin ama bir süre sonra tekrar ipleri eline allmalısın.
tyler durden gibi davranmaktır.hatta filmin bir sahnesinde derki,herşeyi oluruna bırak. bırak taşlar yerine otursun. takdir edilesidir. keşke herkes yapabilse hadisesidir.
herkesin kendine göre geçerli sayabileceği sebeplerden dolayı hiçbir şeye sevinmeme, üzülmeme, tepkisizleşmesinin ardından maruz kalıcağı durumdur. bu evre durgun ve rahatsız geçer.