bir özelliğin, iki varlığı birbirinden ayırmaya yaramadığı sürece gereksiz olduğunu anlatmak için kullandığım cümle. her şey mavi olsaydı, hiçbir şeye mavi demezdik. her şey iyi olsaydı hiçbir şeye iyi demezdik. her şey tanrı olsaydı da hiçbir şeye tanrı demezdik.
günümüz insanının yaşam biçimini gayet güzel tanımlayabilecek bir cümle. burda maviyi yaşadığımız iyi, güzel şeyler olarak düşünürsek her şey git gide iyi oldukça aslında bir o kadar da kötü olur diyebiliriz. zira insanoğlu doyumsuzdur iyiye sahip oldukça iyi ona artık o kadar da iyi gelmemeye başlar ve daima daha iyisini ister. hayatımızda her şey mükemmelse aslında hiç bir şey mükemmel değildir (bizce). her zaman daha mükemmeli, daha açık mavisi mutlaka bir yerlerde vardır.
''birinin düşüncelerini ve duygularını, kararlı bir sabırla birer birer elinden alıcak olursanız, zamanla geriye sadece, aşağılarda bir yerde, karın boşluğunda kımıldanan, ama çok aşağılarda, çok gizli bir yerde olduğu için bulunması imkansız, gıcırtılı, kemirgen, aptalca bir içgüdü kalır. mavi rengin varlığını reddeden dünya çapında bir gizli örgüt olduğunu düşleyin. ne zaman mavi görseniz, size hayır o mavi değil, mavi de ne demek oluyor? diyen bir örgüt. zamanla her mavi gördüğünüzde, o mavi değil, tabii ki değil, sarı, yeşil, yo hayır mor diyeceksiniz. ya da... evet evet öyle. o mavidir diyeceksiniz, giderek daha histerik olucaksınız ve kendinizi mahvedeceksiniz.'' demiş david edgar..
bir sürü renk ismi olmasının sebebi bir sürü renk olmasıdır. (hey yavrum hey. mantığa gel.) tek bir renk olsaydı buna isim vermemiz gerekmezdi büyük ihtimal. kırmızı yok ki nesnenin mavi olduğunu belirtelim. ama tabi bu onun mavi olduğu gerçeğini değiştirmezdi o ayrı mesele. misal yarın sabah kalktığımızda her şeyin mavi olduğunu görürsek "aa her şey mavi lan" derdik birbirimize. bi süre sonra alışır vazgeçerdik bundan. ama ya baştan beri her şey mavi olsaydı? evet o zaman biz ona büyük ihtimalle mavi falan demezdik. o zaman renk kavramımız kalmayabilirdi. ama tek bir ton mavi olması da zorunlu mesela bu durumda. öyle açıklı - koyulu mavili bi dünyada yaşıyor olsaydık durum yine boka sarardı. ama bokumuz bile mavi olurdu, o ayrı.
idealist bir insan (mesela idealar evrenine inanan eflatun) bu önermeye kıçıyla gülerdi. hiç kırmızı görmemiş olsak bile bir yerlerde ideal kırmızının varlığı gördüğümüz rengin mavi olduğu anlamına gelirdi. biz bilmesek de varlığını farketmesek de mavi orada durmaya devam ederdi.
yapılan genellemenin sonucunda varılan kanı. herşey kötüyse hiçbir şey kötü değildir şeklinde başka şekillerde uyarlanabilecek bir genelleme. yapılan genellemenin sonucunda özün anlamını yitirmesiyle son bulan bir söylem..
maviyi düşledi hep,
maviye boyadı tüm hayatını,
her şey mavi oldu gözünde,
sonra düşlerinin bir anlamadı kalmadı içinde.....