|
|
- bekle kar altında kalan buğday tanesi
yine onun sularıyla yeşereceksin
göz yaşların çare değil ağlama büyü
başını dik tutabilirsen boy vereceksin.
- herkes nasılsa düşer bir gün.
bu nedenle;
(bkz: yok öyle bir şey)
- eğer dostu yoksa ayakta durmaya çalışanın zor olan eylem. zira düşmek an meselesidir.
- aç yatsan da başını dik tut deyiminin iyi bir şekilde motive ettiği bünyenin içinde bulunduğu hal ve durumlar.
- rüzgara karşı işerken bolca hissedilen durum
- kışın buz gibi rüzgarında tipide yürümek gibidir, dayanıp yürümeye devam etmeye çalışırsınız gözlerinizi bile açamazken, ama yine de ayaktasınızdır. hayat bu galiba demekten başka bir şey düşünmezsiniz. sonra alışır, öğrenirsiniz.
- (bkz: çınarlar ayakta ölür)
- kimileri için şartlı refleks.
- ''uçurumun kenarında olsan bile gülümse,sırf hayata gıcıklık olsun diye.'' boşa dememiş kim dediyse. ayakta durmak, çevrendeki insanlara güçlü gözükmek her insanın yapabileceği ve kaldırabileceği şeyler değildir. kimileri daha kolay bir çözüm bulup ya da çaresizliğine sığınıp, bu hayatın onlara yaptığı zulme, acıya, haksızlıklara dayanamayıp kendilerini kurtarmak için sudan yeni çıkmış bir balık gibi çırpınıp durmaktan vazgeçip son bir hamle yaparlar hayata dair, son bir kez kazanıp gitmek için..yüreğindeki acıya katlamaz olmuştur ve artık gitme vaktidir onlar için, intiharı çözüm ve hediye olarak görürler kendilerine, hayata da son bir kazık attım edasıyla..yanılıyorlar..! bu dünya da, hayatın her evresinde milyonlarca,binlerce insan her gün ne acılar ne çığlıklar atıyor ama kimse duymuyor. herkes kendi ayaklarının üstünde yaşı kaç olursa olsun omuzlarında biri bitmeden diğer bir yükü taşımaya ,hayata karşı bir mücadele vermeye çalışıyor. herşey kötü gitsin önemli mi, herşey bitti mi demektir bu..yoo hayır insan bu kadar zayıf, bu kadar zaaflarına yenilmemeli, gerekirse sonuna kadar savaş vermeli ve her kötü şeyi en iyiye çevirebilmeli. yılmadan, yorulmadan, sızlanmadan dümdüz yolunda devam edebilmeli. tüm zorlukları yaşarken yanında illa ki birilerini arama asla herkes kendi sorunlarına yetişmeye çalışırken başka insanlardan medet umma bu hayatta,sadece tek başına her düştüğünde tekrar tekrar ayağa kalkabilmeli, sevmeli,her sabah yatağından kalkarken hiç birşey iyi gitmesede o günü güzel yapıcak binlerce sebebin ve amacın olmalı..günü geldiğinde ve herşey gelip geçtiğinde o zaman hayata karşı 1-0 sen hep önde olarak başlıcaksın her yeni güne..bir kez başardıktan sonra gerisi yalan olur zaten, gelen ne türlü bir darbe olursa olsun seni yıkmaya gücü yetmicek ve yıkılmadan her yeni güne merhaba demek anlam kazanmaya başlıcaktır.
(ink, 14.09.2007 01:32 ~ 02:06)
- beni öldürmeyen şey beni güçlendirir mantığıyla başa gelen her kötü durum ile başa çıkmaya çalışmayı gerektirir. kimi zaman cana tak eder bu durum, sinirden yumruklar sıkılır, boğazda bir yumru peydah olur nefes almayı zorlaştırır, gözler nemlenir, çaresiz hissedilir ama ayakta kalmaktan başka yol yoktur. çünkü yere düşmek daha zordur, kendini bırakmak, vazgeçmek hem de bu kadar çabalamışken vazgeçmek düşünülemez. bir küfür savrulur, devam edilir mücadeleye...
(dbk21, 05.11.2007 21:57)
- son günlerde esnafın bulundugu durum.
- yaşamak diyorlar adına.
"itten aç, yılandan çıplak" -da olsa.
- sürüp giden hayat içinde var olma çabalarının sonuçsuz kalmaması için gerçekleştirilen eylemdir. her şey tükenmiştir, umut da bitmiştir. bu tükenmişliğin içinde insanın umudu arama çabalarıdır.
- "kavaklar dikilse de tek tek başına
boy ver dayanmaksızın yalnız ve tekbaşına."
cyrano de bergerac
- (bkz: acı yok adrian)
- zordur, hem de çok zordur. çoğunlukla yalnız kalırsınız, çünkü herşey kötüye gitmeye başladığında dostum dediğiniz kişileri de görememeye başlarsınız etrafınızda. yapayalnız kalırsınız çünkü kimse düşenden hoşlanmaz, acı ama gerçek, ne kadar varlıklıysan, ne kadar güçlüysen o kadar insan vardır çevrende. bu yüzden gülümsemek ve başı dik tutmaya çalışmak sandığından daha zordur.
- cesareti ve inancı kaybetmeden hedefe yürümeye devam etmek, engellere rağmen yılmadan mücadele vererek, kara bulutların dağılmasını istemektir.
- (bkz: yıkılmadım ayaktayım)
- (bkz: başını eğme dik tut, bu bir rüyaydı farzet)
- (bkz: dertli gönüle boklu teselli)
- her şeyin geçebileceğini, siyahla beyazın, gündüzle gecenin, acı ile tatlının, iyi ile kötünün , mutluluk ile mutsuzluğun, sağlık ve hastalığın, zenginlik ve yoksulluğun, aşkın ve ayrılığın bütün bunların dünyada var olduğunu ama, hepsinin geçebileceğini, siyahın ağartılarak beyazlaştırılabileceğini, gecenin sabaha erebileceğini, hastalıktan şifaya kavuşuabilecegini, acının şeker ile tatlantırılabileceğini, mutluluğun bir çocuğun size gülümsemesi ile geri gelebileceğini vs... bütün bunların hayatın içinde var olduğunu ve geçici olduğunu bilerek sergilenen duruş.
(critical, 26.03.2008 12:44 ~ 27.03.2008 19:29)
|