yıllarca kaçındığım otel anlayışı. bok var gibi ailemi, arkadaşlarımı da sürekli nişanyan tarzı küçük, butik otellere yönelttim ve ben de oraları tercih ettim kırk yılın başı bir tatil yapacak olduğumda. haşa, butik otellere lafım yok, sakin, güzel bir tatil için ilk başta tercih edilecek otellerdir, doğa-deniz güzeldir, temizdir vs. bu sırada ise her şey dahil otelleri ise yenilip, içilip sıçılan, havuzuna bebeler işeyen, denizinde radyoaktif atıklar yüzen mekanlar olarak canlanıyordu beynimde. lakin bir kere tecrübe ettikten sonra görüyorum ki bu her şey dahil anlayışına antipati ile yaklaşılmasının sebebi hayatlarında ilk defa yemek yiyorlarmış gibi hunharca açık büfeye saldıran, geldikleri yerde alkol yasakmış gibi barı sömüren turistlermiş. kah 2 sülaleyi doyuracak yemeği kendisi için bir tepsiye toplayan almanlar, kah votka denilen illetin anavatanı sayılabilecek bir ülkeden geldiği halde su yerine votka isteyen rus turistler... şimdi ırkçı, insan kayıran bir yaklaşım sergilemiş olmayayım, aynı şeyleri yapan norveçliler, türkler, finlandiyalılar, hollandalılar da var veya gayet adamakıllı takılan almanlar ve ruslar da mevcut. yersiz yanılgılar olmasın, denizleri de, havuzları da, yemekleri de, servis kaliteleri de butik otellerden düşük olmayan otellerdir. aquaparkları bile var lan. tatile çıkarken ne tür otelin seçileceği ise ekonomik duruma, tatile çıkılacak insanlara göre belirlenmelidir. elit insanlar butik otele, turistler her şey dahil'e gider gibi bir genelleme son derece saçmadır.
yani anlatmak istediğim şudur: kötü, kaka, kaçılması gereken bir sistem değildir. kaçınılması gereken görgüsüzlüktür. işin içinde görgüsüzlük olmayagörsün o gönüllerin sultanı küçük, butik otellerdeki huzur da bozulur.
(twinkle, 29.06.2006 17:07 ~ 17:10)
açık büfe sıkı dursun, her şey dahilciler sömürmeye geliyor!...
"ne de olsa parasını verdik kardeşim, yiyecez işte!" bilinciyle hareket eden insanların, hakkını vermek için kusarcasına yiyip içtiği sistem.
içinde "geç kalkanlar için brunch", "çay saati", "dondurma saati", "çiğbörek saati"... vs vs gibi saatle işleyen yan dallar da bulundurur. saati geçtiğinde de asla vermezler o şeyden.
anlam veremediğim, ama gidersem de eleştirilecek kadar abartmadan faydalandığım bir olaydır.
ülkemize turist denen hedelerden para gelişini oldukça kısıtlayan bir aldatmacadır..zira herşey dahilde biraya vs ye yumulup dışarda kuruş para harcamadan hem de çok uygun fiyatla kefere tayfası tatil yapmaktadır güzel ülkemde
mevsim başı ya da mevsim sonu gidildiğinde gerçekten oldukça ucuza gelen ve mekanlar çok kalabalık olmadığı için daha keyifli olabilen tatil sistemidir.
türkmax kanalında haftaiçi akşamları canlı yayınlanan program.
seray sever ve
oktay kaynarca sunuyorlar programı.
programın bir diğer enteresan tarafı ise alternatif gruplara performans yaptırmaları.
örneğin:
baba zula,
kzans,
ayben,
kurtalan ekspresgibi.
bu akşam da
gripin varmış.
tüm masrafları içinde kişinin ödeyeceği bedel, maliyet.
(heidi, 29.11.2007 10:21)
şu an için antalya'da beş yıldızlı bir otelde 50 ytl'ye kalma şansı bulunmasının sebebi.
satıcı: bu görmüş olduğumuz araba herşey dahil 35.000 ytl dir.
(arabanın içinde sarışın bir manken oturmaktadır.)
arkadaş: manken de mi?
grup: puhahahahahhaha
kendi paranla olduğu halde, sanki başkası ödüyormuş gibi bir duygu ve kanı uyandıran sektör oyunu.
kendimizi şımartalım.
ispanya'da tatil köylerinden ortaya çıkan sistem türkiyede cem uzan magic lifelarda uygulamaya başlatmıştır ilk olarak daha sonra benimsenmiş fakat burası türkiye olduğundan boku çıkarılmıştır.şöyle ki sistemin asıl amacı şehre uzak tatil köylerinde insanları hakkaten cüzdanlarını kaybetme çaldırma tehlikesi olmadan şunun bunun fiyatı ne diye düşündürmeden bu tatili istiyorsan bunu ödersin maximum fayda sağlarsın prensibinden hareketle kurulmuş sistemdir, geleneksel uygulamalarda fiyatlar hiç öyle pratik örneklerdeki gibi ulan sudan ucuz tatil gidelim buraya oğlum şeklinde değildir çünkü bu sistemi uygulamanın belirli maliyetleri vardır.o da kasar yani a la carte servisler de dahil edilir maliyetler hesaplanırken personelin tipini bile peşin ödersiniz.oysa şu an güney sahillerimizde uygulanan beleş yakını halinde o herşey dahil fiyatlar nasıl o kadar bütçeye uygun oluyor biliyor musunuz , havuz temizleme sistemleri ve otelin atık toplama sistemleri beachlere (otelden denize girdiğiniz alan) boru ile boşaltmadan ibaret, üzerinde yattığınız çarşafların arka yüzünde başka biri yatmış olması kuvetle muhtemel çift yüzü kullanılıyor yıkanmadan önce,çamaşır suyu ve deterjan minimum kullanılıyor,havuza indiğinizde verilen havluları sizden önce en az 5 kişi kullandı ve kurutuldular.odaların hergün temizlendiğini sanıyorsunuz tabi doğal olarak havuzlarında , oysa tüm bu indirimler size verilecek olan hemizlik hizmetinden iskonto ediliyor, ayrıca yediğiniz yemekler bir gün pilav olarak karşınıza gelen pirinç ertesi gün o karışık salataya bir ertesi gün çorbaya katılmak suretiyle 3 gün açık büfede arzı endam ediyor, daha kötüsü çoğu otelin gıda mühendisi bile yok haccp yada iso sistemlerini bilmiyorlar bile ayrıca içtiğiniz o bira rakı ve votkalar otelin arazisinde bulunan personel lojmanlarının arkasında ufak barakamsı yerlerde imal ediliyor evet ,kaçak içki yasadışı olmasının yanında kısa süreli tüketimde bile körlüğe veya karaciğer iflasına kadar gidebilen çok ciddi sonuçları var.tuborg bira markası sırf bu içki imalatına rakip olsun ve otellere tuborgu sokabilelim diye otellere özel bira üretti daha ucuz ama en azından tuborg ,yinede tutunduramadılar.ayrıca bu otellerde çalışan insanların bir çoğu değil yabanci dil lise eğitimi bile olmayan mevsimlik çalışmaya gelen turizmi bilmeyen personeller .ve ssk ları bile yapılmayan insanlar , günün 15 bazen 18 saati çalıştırılıyorlar ,tabi tabi mesai alıyorlar rüyalarında ,son iki senedirde ciddi kaçak rus işçi çalıştırılıyor 300 usd aylık maaşa( biriktirdiklerinde okul masrafını çıkaran üniversite öğrencileri çalışan rusların çoğu ) ,yer ve yemek verip bu insanları sömürüyorlar. bunların türkçe bilmediğini de belirteyim durum bu kadar vahim yani.
konaklama sektöründe hizmet kalitesine negatif yönde etki eden bir konsepttir. zira bu sistemde kar etmenin yolu maliyetleri kontrol etmekten geçer. bu da çeşitli kısıntılar demektir. bu tasarrufların en başında personel gelir. öyle ki,hem nitelik,hem de nicelik olarak ortaya çıkan bu tasarruf anlayışı oteli hizmet sektöründen ziyade adeta seri üretim yapan bir fabrikaya çevirmektedir.
on yıl önceki müşteri profiliyle bugünkü müşteri profili arasında bu konseptten dolayı adeta bir uçurum oluşmuştur. doksanlı yıllarda yarım pansiyon konaklama şekli beraberinde karlılığı,hizmet kalitesini ve en önemlisi de mesleki tatmini getiriyordu. oysa bugünkü sistemde ne karlılıktan,ne kaliteden,ne de mesleki memnuniyetten söz etmek mümkündür. herşey dahil hizmet veren bir tatil köyüne
gittiğinizde beşyıldızlı garson apoletiyle dolaşan meyhane garsonlarına sıkça rastlayabilirsiniz. bunun nedeni o kişi değil,işletme sahiplerinin ucuz işgücü arayışıdır.
bu tesbitler elbette aynı konseptte hizmet veren tüm işletmeleri kapsamıyor. aralarında işi hakkıyla yapanlar da var. ancak yüzde doksanı böyle ne yazık.
on yıl önce bir otele gelen müşteri öğretmen,memur,teknisyen kategorisinde yer alırken,bu günkü profil bahçevan,işsiz,öğrenci ya da dozer operatörü olarak ortaya çıkmıştır. tabi ki ödenen paralar da bu paralelde olmaktadır. yanlış anlaşılmasın,ben de bir işçi çocuğuyum.
sonuç olarak işin kaymağını 'in comming' olarak tabir edilen turizm acenteleri yemektedir. işletmecilere de kemiği sıyırmak düşmektedir.
çarpıcı bir örnek olması açısından:bugün yarım pansiyon konaklama (konaklama+açık büfe kahvaltı+açık büfe akşam yemeği)için turizm acentalarının otellere önerdiği kış sezonu fiyatı gecelik bir kişi için kdv dahil 9-12 euro arasındadır. verilecek hizmetin kalitesiyle ilgili gerisini varın siz düşünün.
saatleri öyle bir ayarlayan sistemdir ki her şeyden köküne dek yararlanıcam derseniz ölürsünüz muhtemelen. bu durumda abartmadan bir sakin kalıp, her şey dahilsiz hayat şartlarını sürdürmek ve sürdüremeyenleri kusmamak adına izlememek gerekir. ya da dilerseniz gözleme üstü hamburger yanında sütlü mısır, peşisıra dondurma elde açık büfeyi koşanları ya da beleş buldum deyip kafa bi dünya gezenlere, yazın deli sıcağında hamamda terleyenlere bakın, ödediğinizin karşılığını verememenin ezikliğiyle dinlenin.
(heidi, 29.07.2008 23:17)
bekarsanız tercih etmenizi önereceğim sistem. evliyseniz hele bi de bebek varsa safi ziyan.
iki yıldır adam akıllı tatil yapamayan ben ve eşim bebeğimiz de istifade eder, güneş yüzü görür diye her şey dahil bir otelde tatil yapalım diye kıydık paraya tatile gittik. giderken aklımda yemekler, içkiler, havuz başı barda yudumlanan kokteyller kıpır kıpırım. otele giriş yaptık hemen odadaki mini bara saldırdım. cappy, kola, su...bu ne mk dedim içimden. hıncımı yemekte alırım diye hayallendim. neyse giyindik kuşandık indik yemeğe. ustalıkla doldurduğum tabağımı masaya koymuştum ki bizim sabi ağlamaya başladı. sus dedik coşturdu, dur dedik delirdi. amerikan salatadan bir çatal aldım kalktım oğlanı gezdirmeye. dedim hanım yesin ardından ben yerim. 1 saat gezdirdim sabiyi döndüm bizimki bir tabak yeşilliğe gömülmüş. heralde ana yemeği bitirdi salata yiyor dedim ama değilmiş kilo almamak için sadece yeşillik yemek istiyormuş onu da yavaş yesinmiş ki sindirmesi kolay olsunmuş. bildiğiniz geviş getiriyor yani. tamam dedim kalk çocukla sen dolaş ki ben ete, köfteye doyayım. ne gezer, yemeklerin çoğu tükenmiş kalanların da dibi kalmış. resmen sandviç hazırladım kendime. oğlan desen bir dilim kaşar yedi o kadar.
dedim hıncımı içkilerden alayım. tam kendime votka mı söylesen, bira mı, yoksa kokteyl mi alayım derken hanım dedi hadi odaya. heralde sevişicez falan dedim ama oğlan var acaba planı ne diye düşünürken "oğlanın uykusu geldi" deyiverdi. tamam dedim uyutur ineriz bara. olmadı, uyuyan çocuğu odada yalnız bırakamayacağımızı düşünemedim. salonla oturma odası yakın olduğu için sevişmede olamadı. ben ineyim bara bari iki yudum bişey içeyim dedim. "giiit, sen bilirsin" dedi gidemedim. odaya içki alalım dedim "bebeği yeni sütten kestik, ben içki içmicem" dedi.
tüm günlerim böyle geçti. oğlan sabahları sadece bir yumurtanın beyazını yedi, bazen de biraz şokella yedi. hanım sürekli geviş getirdi, ben sadece oğlanı gezdirdim. topu topu 6 sandviç, iki kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir ve biraz ekmek yiyebildim. 6 litre kola, 15 litre su, iki bira ve bir adını bilmediğim alkolsüz kokteyl içebildim. bizim hanım antioksidan bitki suları içti, oğlan paso su içti. işte bizim her şey dahilimiz böyle geçti. yaptığım planların 10 da birine erişemedim. tonlarca para verip evde yiyip içtiğimin daha azını tüketebildim.
niye anlattım bunları evliyseniz ve iki yaş civarında bebeğiniz varsa ki olmasa bile olacaktır her şey dahil otele gitmeyin. balyayla para verip şaşal su içip dönersiniz. iki birayı ben yolda yüyürken içen adamdım be, noldu bana anlamadım ki??
1 eylül 2008 pazartesi günü show tv'de başlamış olan sabah programı.sunuculuğunu
çağla şikelve
alişan yapmaktadır.tahmin edileceği üzere sıradan,sıkıcı,yapmacık bir sabah programıdır.
(ceyus, 03.09.2008 23:20)
ç: çağla şikel
a: alişan
b: betül demir isimli bir şarkıcı
ç: beğeniyor muydun alişan'ı daha önceleri?
b: taabii. biz daha önce gülben hanım'ın
* programında karşılaşmıştık gördüğümde yuuh yaniii demiştim. hahaha..
hatun gülüyor ama alişan bozulmuş belli, ilk şoku atlattıktan sonra şöyle demiştir bizim türkücü;
- bu arada sana yuuh!
her şey dahil efendim, mazur görün artık
*
çağla şikel ve
alişan' ın sunduğu ve onlara az bi otur soluklan yiğenim demek istediğim programdır. tüm program konukların tepesinde sorguya çeker gibi geçer mi yahu? anlam vermek imkansız.
an itibariyle "bayhan"ın bayık şarkılarıyla beni bunaltıp kanalı değiştirmeme vesile olmuş program.
hangi akla hizmet açtıysam zaten.
kumandanin uzakta kalması sebebiyle değiştirmeye üşendiğim program. an itibari ile alişan'a a capella yaptırıp beni benden alıyorlar. birde bu program da sürekli bir merdiven inip çıkma hadisesi var anlamadığım.20 basamak çıkıyor çağla şikel koştura koştura, orda bir kuafor duruyor ona birşeyler söylüyor sonra yine koşa koşa merdivenlerden iniyor. ne biçim stüdyo bu be millet düşüp kafasını gözünü patlatacak..yani birde niye koşuyorlar anlamadım.
(elira, 08.01.2009 04:37)
avrupada aslında pek de tutmayan, örneklerinin ancak bizim gibi turizmde acayip gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görüldüğü
all inclusive hizmet. son derece elit, paralı ve modern avrupalılar ve o çok sevdiğim sempatik ruslar, bu hizmet için ülkemize gelir ve bu hizmetten haklı olarak sonuna kadar faydalanırlar. bu hizmet, ülke turizmine ve ülke kültürüne paha biçilmez katkı sağlamaktadır. avrupadan, rusyadan ve o çok sevdiğim arap ülkelerinden gelen turistler, neredeyse hiç otelde durmazlar. alışveriş yapmak, kültüre tanık olmak, müzeleri gezmek, tarihi yerleri ziyaret etmek için turistler adeta birbirleriyle yarışırlar. böylece turizmimiz gelişir, gelen elit turistler oldukça yüklü miktarlarda döviz bırakır, biz de onlar gidince o dövizleri türkiyenin kültürüne, reklamına harcarız. iyi ki turizm var da ülkemiz gelişiyor, iyi ki eğitimli, üst sınıf turist geliyor da milli hasılamız yükseliyor. çok sevinçliyim ki o kadar olur.....
(ironie, 22.01.2009 18:01 ~ 18:06)
insanların nasıl israfçı ve aç gözlü olduğunu ortaya çıkaran ülkemizde ki otellerde 10 yıldır uygulanan bir sistemdir.
garson: ne alırdınız beyefendi?
otel müşterisi: ben aynı tabakta somon ızgara, et sote, yanına pilav, patates püresi ve birazda kalamar tava alayım. soslu spagettiyle piliç rotiyi de kenara sıkıştırıver. diğer tabağıma da karışık salata, zeytinyağlı fasulye, turşu koy.salataya tüm soslardan dökmeyi unutma sakın. birde şöyle yaşpasta, elmalı turta, baklava, irmik helavalı bir tatlı tabağı yapıver.içecek olarak da kola alayım bir de ayran getir, beğenmezsem onu içerim.
garson: ama nasıl olur beyefendi?
otel müşterisi: niye ben kendim alınca oluyor da, sen getirince mi olmayacak?
sonu biraz nasreddin hoca fıkrası gibi oldu ama olsun.
(kazulet, 22.01.2009 18:06 ~ 23.01.2009 16:27)
insanlık suçu işleyen sistem.
sen bi öğün için tabağını 4 kez doldur, toplamda yarım tabak ye...
--aynı anda yurdun başka bir köşesinde:
"bedava ekmek dağıtımı sırasında 2 kişi ezildi."
oral, anal, yanal, kanal vb. olarak kerhanelerde sunulan hizmettir.
yanında prezervatif türünde sunulan hizmetlerde vardır.
(bkz:
döngel karhanesi)
-sauna dahil mi
*her şey dahil abi
-fitnıs dahil mi peki
*evet abi her şey dahil
-rus mus ayarladınız mı bişeler
*aa o yok abi yengeyle gelicez demedin mi sen
-ahaa işte dahil olmayan bişee
*abi yenge dedin
-ne yengesi lan gay im ben erkek arkadaşım o , rus erkekleri de kozmonot gibin amuğa goim çok seviorm onları
*abi kalitemizi bozuyosun siktir git
-her şey dahildi hani ulen
*küfür de cabası abi bizden o da , siktir laaaaan.