her şey biter, doğrudur.
insan zanneder ki o kahkaha patlattığı, şakıdığı anlar hiç bitmeyecek.
fıtıfıtı sohbet ettiği dakikakalar, koşuşturup birbirini hortumlarla ıslattığı, şımarıklık yaptığı saatler, finaller öncesi sabahladığı günler hiç bitmez anlar sanılır.
karışık ayrılık zamanlarında yüreğindeki o tuhaf acı, sabahları uyandığında göğsündeki anlamsız ağrı hiç geçmeyecek olur zihninde.
kafası çok milyonken tavanın dönmesi hiç bitmez gibi olur.
ellerinin eline değmesi içinde oluşan depremler, gözleri gözlerine değince canlanan kelebekler hiç bitmez sanar insan.
başladığı ödev, çalıştığı ders hiç bitmez görünür gözüne
girdiği ve mezun olamadığı okul bitmezlerin en bitmezidir o an için.
hiç bitmeyecek gibi gelir yaşadığı hayat, "dur" der "daha da sıkı tutunayım"
*
ama aslında her şey biter, her şey, bunu kaçırmadan yaşamalı insan her an ölebileceğini unutmadan, ama ölüme kendini teslim etmeden yaşamalı.