çok küçüklükten arkadaşım. gerçi ben hatırlamıyorum ama.. dağ adamı ve gönül adamı kavramlarını bünyesinde çok iyi yoğurmuş üstün kişilik. sürekli kendini geliştirmeye çalışan şahıs:
-napıyosun?
-adam sanat okuyorum.
-ne adamsın ne sanattan anlarsın. oku da kendine gel...
murat tabanlı girimden sonra, bir mesajla kendini bana belli eden; ertesi gün metroda yaptığım yorumu bana söyleyerek kimliğini ortaya çıkaran, hınzır gülüşlü insan. cad projesi sırasında, çizim yapmak dışında herbir haltı yediğimiz, beraberce taksim'de içme hadisesini ise bir türlü hayata geçiremediğim kişilik.
gecenin bir körü nickime(mize) gülümsemesinden mütevellit, içten bir hoşgeldinini aldığım samimi yazar.
elimi alnıma pıt pıtlayaraktan; 'hoşgörmüşek' diyor, nickiyle müsemma bir şarkıyı paylaşıp, yine elimi alnıma pıt pıtlayaraktan 'haydin eyvallah' diyip gidiyorum:
south parkın uzun metraj filminde, osuruğundan alev alarak hastaneye kaldırılan ve kalbinin yerine bir adet patates yerleştirilerek ölmesi sağlanmış ve devamında cehenneme giden kenny e ithafen james hetfield'in seslendirdiği şüpey soundtrack. george burnsadolf hitler ve mahatma gandhi in düşüşü gülünmeye değerdir.
buyrun sözleri:
little boy, you're going to hell!
you said bad words, threw rocks at the bird
and now, this is your hotel!
you ain't going back, this ain't disneyland, it's hell!
little boy, it's time for you to pay!
for hurting that bird, and not going to church
and staring at boobs everyday
now you must stand in hell!