bir yaz gecesi rüyası'nda de'metrius'un peşinden koşan sevimli karakterdir...demetrius ise hermia'yı sevmektedir...helena hermia'yı feci şekilde kıskanmaktadır..oyunun birinci perdesinde aralarında çok güzel bir konuşma geçer...
hermıa
ı frown upon him, yet he loves me still.(demetrius'u kast ederek)
helena
o that your frowns would teach my smiles such skill!
hermıa
ı give him curses, yet he gives me love.
helena
o that my prayers could such affection move!
hermıa
the more ı hate, the more he follows me.
helena
the more ı love, the more he hateth me.
hermıa
his folly, helena, is no fault of mine.
helena
none, but your beauty: would that fault were mine!
yazar olmuş da girileri bile kaybolmaya başlamış bahtsızdır. iki adet restoran girisi ( halil in yeri ve sardunya restoran) kaybolmuş, kaybolduğu gibi çöpe de düşmemiş, moderasyondan da şunun şunun için sildik açıklaması gelmemiştir.
ne yazarsa yazsın anında oylanan yazar. ha bu hoşuna gidiyor mu? tabii ki, hem de ziyadesiyle. eh göz ucuyla bir sözcük bile okusa o oylayan kişi ( biliyorum ben o'nu ) iyi gelir belki.
hakkımda sürekli atıp tutmaktan başka bir işe yaramayan ve her yazıma karşı çıkıp avukat kesilen kişi.
sanırım geçmişte canının pek bi yanmasına sebeb olmuşum. ancak bunu buradan farklı yollarla dile getirerek hakkımda polemik yaratmasını ilgiyle takip ediyorum. bakalım sonu nereye varıcak.
kendisinin naz ela olup olmadığına dair derin şüpheler uyandıran yazar. öyle veya değil beni ilgilendirmez de naz elanın her yazısını işte buyrun ön sözü ile sözlüğe taşımakta.
tahminlerime göre bu kişinin artık naz ela (artık bu ne demekse) olduğu açıktır.
naz ela başlığına girdiğim bir giri sonrasında artık nedense silmiş olduğu bir giride "hakkında girilen ( girdiğim ) legal girilerin neden başkalarını rahatsız ettiğini anlayamadığım kişidir, yazardır" diyen, sonra başka yazarların tepkisini çektikten sonra @1160445'de "girileriyle bile etrafa rahatsızlık verebilmeye muktedir çıtırdak" diyen bir yazardır.
bu "girileri" şayet giren avukatıysa, kendisi naz ela'nın yerine geçmek isteyen, dikkat çekmek isteyen birisidir. eğer naz ela ise kendini naz ela başlığında 3. tekil şahıs kipleriyle övmeyi baya bir seven biridir. artık ona ne deniyor anladınız siz.
girileri bir sıradan giri bir naz ela nick altı şeklinde ilerleyen yazardır,naz ela girilerini sözlükte yolunu kaybederse yolunu bulmak için kullanacağı ekmek kırıntıları gibi mi görmektedir?bekleyelim görelim,du bakalım nolcak
artık herkes ne olduğunu anlayınca, yazarlara verebilecek ayar gücü kendinde kalmayınca, girdiği girileri siliyor, alter egosu ne diyorsa "emredersiniz sahip" diyerek yerine getiriyor. sözde "insanlara yanıt vermek zorunda değilim" deyip işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.
oldum olası hayret ederim geniş insanlara ancak imrenme ile karışık bir hayret değil bu tiksinme ve acıma duygusu ile karışık bir hayret. bu yazarı (pek bişi yazmıyor gerçi yazan tarafı başka) pek tanımam, nickaltı yazanları da tanımam ama görüdüğüm birşey var ki sevilmiyor ve istenmiyor.
ne çabası içinde olduğu belli, kendinin (yüksek ihtimalle) veya yakın bir arkadaşının yazdığı bazı yazıları (okumadım, niyetimde yok, gerekte yok) burada pazarlamak istiyor. tamam, itüsözlük yükselen bir mecra, her an bir sürü yazar ve okur burada zaman geçiriyor ama herşeyinde bir edebi, adabı, yolu yahut yordamı var değil mi?
burası başka sitelerin indeksimi ki yazılan yazıların içeriklerini an be an takip edeyim ya da etmek isteyeyim. öyle birşey olsa siteyi direk yönlendirirdik olur biterdi.
yanlış anlaşılan bazı kavramlar var. insanları üzerinde bu şekilde çekmek asla zeka gösterisi yapmak anlamına gelmiyor. ekranın karşısında oturup "eki eki salaklara bak nasıl da uğraşıyorlar benimle" demek sadece ve sadece klavye başında yapabildiğin bu cesaret gösterisinin kendi meşruiyetini ispatlama tırmalaması içindeki izdüşümüdür o kadar daha fazlası değil. insanlardan azar işitmek, buraya yazılmasa dahi küfür edildiğini bilmek, sevilmemek, horlanmak, aşağılanmak ve işin enteresanı bunu büyük bir rahatlık ile hazmedebilmek ise hangi psikolojik rahatsızlığın alametidir uzman arkadaşlara bırakıyorum.
kimse sevilmek sorunda değil kimse fikirlerinde bir topluluğun hoşuna gidecek şekilde davranmak zorunda değil burada anlaşılabilecek bir nüans olduğunu düşünüyorum. önemli olan irrite edici olmamak ve şımarıklık ile karışık bir terbiyesizlikle hareket etmemektir.
işin sırrı belki de aramaya inanmaktadır. bu yüzden yalnızda yol gösterici olmak istiyorum
(bkz: edep)
(bkz: adab)
(bkz: terbiye)
naz ela isimli kişiyi internet ünlüsü yapmak için itü sözlükte ve bilimum diğer sitelerde anlamsızca yazılar yazan kişi.
bu naz ela denilen şahsın yazılarıda birşey olsa gam yemicem. ilkokul veletlerinin yazdığı kompozisyonları açıkcası tercih etmekte birçok kişi.
neyse doktor kendi haline bırakın dedi helanayı, ben en iyisi gachayım.
oldukça ilginç naz ela başlığında da helena başlığında da fazlasıyla eleştirilmesine rağmen hala sözlüğe onpunto linkleri vermeye devam eden yazar.eninde sonunda tıklayacaksınız; benden, naz ela yazılarından ve bitmek bilmez blog reklamlarından kurtuluş yok mesajı vermeye çalışıyor sanırım.ya da ben farklı yerlerimden anlıyorum olayı.bilemiyorum.
sürekli yaptığı "ben çok güzelim, süperim, elit bi hatunum" açıklamalarından sonra kendisinin haydar isimli evli ve -allah bağışlasın- dört çocuk babası biri olduğunu öğrenirsem hiç şaşmayacağım yazar.
nedense on punto'da naz ela adlı kişinin yazılarının linkini onlarca kez sözlükte vermesine rağmen hepsini bir çırpıda silmiş kişi. reşat ağan paranı mı ödemedi kuzum, neden sildin o güzelim linkleri?
bu arada yukarıda değinilmişse de bahsetmeden geçemeyeceğim. canınız sıkıldığında, moraliniz bozuk olduğunda bu kişinin kendi blogunu okuyun. yazılarında don kişot vari bir çok öğe ile karşılaşıp, kahkaha tufanına girmeniz mümkün. kahkaha amacıyla takip edilmesi gereken yazarımsıdır kendileri.