zevk, keyif almanın hayatın tek anlamı olduğunu düşünenlerin felsefesi. değişim, gelişim, ilerleme, eleştiri, tartışma, adalet, eşitlik, özgürlük gibi toplumsal kavramların gereksiz olduğunu düşünen ve dünyaya gelmenin tek amacının zevk almak olduğunu belirten felsefe. olabildiğince çok cinsel zevk almak hedonizmin başlıca öğretilerindendir. adı pek bilinmese de özellikle zengin apolitik züppelerin mensuplarını oluşturduğu felsefi akım.
hedonism
i hope you're feeling happy now
i see you feel no pain at all it seems
i wonder what you're doin' now
i wonder if you think of me at all
do you still play the same moves now
or are those special moods for someone else
i hope you're feeling happy now
just because you feel good
doesn't make you right
just because you feel good
still want you here tonight
does laughter still discover you
i see through all the smiles that look so right
do you still have the same friends now
to smoke away your problems and your life
oh how do you remember me
the one that made you laugh until you cried
i hope yo're feeling happy now
just because you feel good
doesn't make you right
just because you feel good
still want you here tonight
want you
just because you feel good
doesn't make you right
just because you feel good
still want you here tonight
want you
just because you feel good
doesn't make you right
just because you feel good
still want you here tonight
want you
i wonder what you're donig now
i hope you're feeling happy now
i wonder what you're donig now
i hope you're feeling happy now
bir örnekle açıklamak gerekirse suyun tadı olmadığı için içmenin de anlamsız olduğunu bunun yerine susayınca kola, çay vb tercih etmenin daha fonksiyonel olacağını savunan düşünce.
bastıran nihilist fikirlerin ardından akla ilk gelen ve ilk uzaklaşılandır.
o yüzden nihilizm yolunda gerçekten hakettiği değeri aldığını düşünmekte bir mahsur yoktur.
hedonizm (yunanca “hedone”: zevk), felsefede, zevkin, yaşamdaki tek ya da temel iyi olduğunu söyleyen ve ideal davranış biçimini zevkin peşinde koşmakla açıklayan öğretidir. eski yunan’da iki önemli hedonist kuram ortaya atılmıştır.
kyrene okulu takipçileri ya da egoist hedonistler, bireyin o anki kişisel isteklerinin diğer insanları düşünmeksizin karşılanmasını varlığın gerçek temeli olarak açıklayan öğretiyi desteklemişlerdir. onlara göre bilginin kökleri, anın geçici duyumlarında saklıdır ve bu yüzden, anlık zevk düşkünlüklerini gelecekte neden olabilecekleri acıya göre sorgulayan bir ahlaki değerler sistemi oluşturmaya çalışmanın hiçbir anlamı yoktur.
epikurosçular ya da akılcı hedonistler, egoist hedonistlerin tersine, gerçek zevkin yalnızca akılla elde edilebileceğini ileri sürmüşlerdir. epikuros’un etik anlayışı, aristo’nun, en yüce iyinin başka bir şeyin değil, kendi yararı için değerli görülen şey olduğu yönündeki çok bilinen görüşüne dayanır. epikuros, mutluluğun en yüce iyi olduğu konusunda aristo ile hemfikirdir.
ne var ki epikuros, mutluluğu zevkle açıklayarak aristo’dan ayrılır. bunun için iki neden öne sürer. ana neden, zevkin, insanların gerçek anlamda değer verdikleri için yaptıkları tek şey olmasıdır. başka bir deyişle, epikuros’un etik hedonizmi, onun psikolojik hedonizmine dayanır.
epikuros, yaptığımız her şeyi, sonuçta kendi adımıza ve zevk almak için yaptığımızı iddia eder. içdürtüsel olarak zevk almak istedikleri ve acıdan kaçındıkları ileri sürülen bebeklerin davranışları gözlemlendiğinde, bu iddianın doğru olduğu düşünülebilir.
epikuros, bu durumun yetişkinler için de geçerli olduğunu; ama yetişkinlerde bunun doğruluğunu görmenin daha zor olduğunu; çünkü yetişkinlerin kendilerine neyin zevk vereceği konusunda daha karmaşık inançlara sahip olduklarını düşünür.
ama epikurosçular, tüm aktivitelerin, hatta açıkça kişisel bir fedakarlık olan ya da yalnızca bir erdem ya da asil bir davranış olduğu için yapılan aktivitelerin bile, aslında kişinin zevk duyması için yapıldığı şeklindeki iddiayı mantıklı gösterebilmek için epey enerji harcamışlardır.
epikuros’un deneycilik görüşüyle iyi uyuşan ikinci kanıtın, kişinin iç gözlemsel deneyimlerine dayandığı düşünülür. kişi, ateşin sıcak olduğunu anında algılaması gibi zevkin iyi, acının ise kötü olduğunu hemen algılar. zevkin iyiliğini ya da acının kötülüğünü göstermek için daha fazla kanıta ihtiyaç yoktur.
epikuros, tüm zevklerin iyi, tüm acıların da kötü olmasına rağmen, zevklerin tamamının tercih edilmeye layık olmadığını ya da acıların tamamından kaçınılması gerekmediğini söyler. bunun yerine kişi, uzun vadede çıkarına neyin uygun olacağını hesaplamalı ve eğer kısa vadede kendisine daha az zevk veren bir şeyden vazgeçmek uzun vadede daha fazla zevk sağlayacaksa, kısa vadedeki zevki bir yana bırakmalıdır.
epikurosçular, kendini kontrol etmenin ve ihtiyatlı olmanın erdemli yanlarını vurgulamışlardır.
iki öğreti de değişmeden modern çağlara kadar pratikte varlığını korumuştur. 18. ve 19. yüzyıllarda jeremy bentham, james mill ve john stuart mill gibi ingiliz felsefeciler, evrensel hedonizmi, daha yaygın olarak faydacılık diye bilinen öğretiyi savunmuşlardır.
bu kurama göre, insan davranışının temel kriteri, toplumun iyiliğidir ve kişisel ahlaki davranışın yönlendirici ilkesi, en çok sayıda insanın refahını sağlayacak ve yükseltecek olana sadakattir.
kapitalizmin bireyi sürüklediği "tüket ve tüken" ideolojisi içinde aynı amaca hizmet eden tatminsizlik durumu. bunu tek amacın zevk alma olması olarak açıklamak doğru olmayacaktır çünkü gerçekte alınan bir zevk olmadığı için (yaşanılan yanılsamadan başka bir şey değildir) sürekli bir arayış hali vardır ve her yeni arayış bir yenisini koşullamaktadır.
birey zevk aldığı yanılsaması içinde tükenmekte, tükendikçe de kendinden başlayarak toplumsal olarak tüketmektedir. aslında bir çelişkidir (sistemin çelişkisi) çünkü tüketilen salt birey değil sistemin kendisidir...
türkçesi hazcılık olan, hayattaki ideal davranışın zevkin peşinde koşmak oldugunu söyleyen felsefe.
egoist hedonistler, kişinin anlık isteklerinin diger insanları düşünmeksizin karşılanmasını varlıgın temeli olarak görürler ve anlık zevklerin gelecekte doguracagı sorunları düşünmenin bir anlamı yoktur, cünkü onlara göre bilginin kökeni anın gecici durumlarında saklıdır.
epikurosculara göre, gercek haz sadece akılla elde edilebilir. epikuros'a göre, mutluluk en yüce iyidir ve mutluluk hazla saglanır. hazların tamamının iyi, acıların da tamamının kötü olmasına ragmen, bazı hazlar yaşanmaya layık degillerdir. kişi, uzun vadede neyin daha cok haz verecegini hesaplayıp ona göre hareket etmelidir.
sokrates okulu sayıldığından dolaylı olarak ahlak felsefesi ile (uysa da kodum uymasa da kodum tarzında) enteresan bir organik bağı bulunan felsefi kavram. hazcılık anlamına gelir ve ilkçağda sokratesin öğrencisi aristippos tarafından kurulan kirene okulunun öğretisidir. kirene okulunun hazı yüceltmesi "iyi" kavramıyla açıklanır. sokrates'ten mütevellit, tartışılmaya başlayan iyi ve mutluluk kavramları hususunda kafa yoran kireneciler, hazzın insanı iyi hissettirdiğini a priori ve a posteriori olarak ortaya koyduktan sonra tek "iyi"nin haz olduğunda konsensusa varırlar. (bkz: aferim çok iyi düşünmüşsün)
kirenelilerin hedonizmi; kendilerinden önceki yine kendilerini sokrates okuluna bağlı sayan (köpeksiler de denilen) ve antisthenes'in başını çektiği kinik okulun fikirleriyle oldukça farklılık gösterir. kireneci okulun kinik okula bir karşı tavır olarak kurulduğu da bilinir. zira kinik okul tüm sosyal ve toplumsal kuralları yok sayan, dünyadan el etek çekmeye ve dünyevi hazları yok saymaya yönelik bir okuldur. (hele o şarap fıçısında yaşayan, sokaklarda masturbasyon yapan çılgın zat diogenes yok mu; allah da onun belasını versin). kinik okulun bu sert mizacı yerine kirenelilerin (daha sonra) "ahlak felsefesi" adı altında işlenecek hazcılıkları pek çok yunanlıyı sevindirmiştir eminim. ne de olsa ipimle kuşağım sikimle taşağımdır kirenecilik. e yalansa yalan de.
ahlaki eylemin amacı hazdır. haz veren şeyler iyi, acı veren şeyler kötüdür. mutluluk, acıdan uzaklaşıp haz peşinde koşmakla elde edilir diyen, ve evrensel ahlak yasasına ulaşılamayacağını savunan düşünce.
felsefede hazcılık,zevkçilik anlamında kullanılır.davranışın temeline "zevk" yerleştirilmiştir.zevk veren şeyler bu anlayışa göre "iyi" olarak nitelendirilir.
bir şeyden haz alamadan kendine bir şey katamama olarak anlamlandırılır. yok efendim aklımıza beyinsizce haz satan insanların uğraştığı meslekler gelmesin, ki gelen varsa harakiri yapsın ne diyeyim.