belki ilginizi çeker
  1. · başkasına hediye almak
gündem
  1. · 2012
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · darwin i bitiren balık
  4. · ibrahim üzülmez
  5. · boylumlama
  6. · aşk ı memnu
  7. · kar yagarken hissedilen duygular
  8. · nas
  9. · koroner

hediye almak  

  1. zor iş...
    (excalibur, 10.05.2004 18:11)
  2. kendime alırmış gibi özendiğim ve bu yüzden en güzel ve en orjünalini aldığım durum.bu arada o hediyeyi verirkem de içim gider.
    (pudra, 10.05.2004 19:06)
  3. başkasına hediye almak ve başkasından hediye almak olmak üzere ikiye ayrılır.
    (mavio, 29.06.2004 19:22 ~ 20.05.2007 18:09)
  4. alınan kişiye göre değişen ve bu kişi sevgili olduğu taktirde çok kolaylaşan olay.
    (axel fox, 29.06.2004 19:51)
  5. başkasının üstüne atılmaması gereken, bizzat şahsen yapılması gereken vukuat
    (pyrotechnician, 29.06.2004 20:00)
  6. kişinin gözlerindeki mutluluğu okudunuzda, gözyaşı bezlerinin güzel güzel çalıştığını gördüğünüzde o anın hiç bir şeyle değişilmeyeceğini hissetiren eylem.

    insanın imkanı olsa sırf o anlık mutluluğu, insanın o gözlerindeki sevinci görebilmek, karşısındakinin o sevincine ortak olabilmek için hep hediye alası gelir lakin olmayan bankadaki hesabından öte şahsın delik cebi buna mani olmakta, kişiyi üzüntüye sevk etmektedir.
    (r feynman, 29.06.2004 20:02)
  7. bilhassa bayanların bir anda tavır değiştirmesine sebebiyet verebilir.
    (azwepsa, 29.06.2004 20:33)
  8. özellikle yılbaşı yaklaşınca telaşa düşüren, bildik mekanlarda saatlerce dolaştıran, hele bir de kime alınacağı belli değilse iyice strese sokan aktivite.
    (excalibur, 12.12.2004 19:15)
  9. sadece özel günlere has bir olay olmamasına inandığım bir olay..hediye almak..insan doğumgününü geçelim hadi, illece yılbaşında ne biliyim, evlilik yıldönümünde öyle "acaba bana ne alacak bakalım??" gibisinden hediye beklememelidir..hediye almak, içten gelerek, sıkılmadan yapılmadan gerekir..tek esprisi süpriz olmasıdır bence..ondan dolayı da "aha yılbaşı geldi, benim kesin hediye almam gerek" gibisinden bir düşünceye kapılmamak lazım..hediye dediğin insanı mutlu edecek birşeydir..nerde, ne zaman verdiğin önemli değil, kime ve ne verdiğin önemlidir..bazen hani çam sakızı çoban armağanı sayılabilecek bir hediye bile doğru insana, doğru zamanda verildiği zaman, en kralından bir doğumgünü hediyesinden bile daha manalı olabilir..

    diğer bir olay ise; hediye almak gerçekten zor bir iştir..hediyenin pahalısı, ucuzu olmaz, hediyenin anlamı olur..ondan dolayıdır ki, hediye alacağınız kişiyi tanımanız gerek..özellikle ihtiyacına yarayacak birşeyi almak yüzde yüz pozitif etki yaratır..tabi çok çok güzel bir hediya almak da bazen karşı tarafı şımartabilir veya "aman allahım, bana aldığı hediyeye bak,şimdi kesin benim de güzel birşey almam lazım" diye kara kara düşünceler içine dalmasına neden olabilir..her ne kadar siz "aman canım, ne gereği var" deseniz bile dinletemezsiniz sözünüzü karşı tarafa..

    uzun lafın kısası, hediye alırken can alıcı nokta doğru seçim yaparak kişiye yarayacak güzel bir hediye almaktır, ne zaman verildiği ise ikinci planda kalır..
    (zeus, 12.12.2004 19:26 ~ 19:28)
  10. iki anlamda da nefret ettiğim iş.
    (togisama, 12.12.2004 19:30)
  11. bazıları hediye almak bir sanattır derler, ki çok doğru bir sözdür. hatta hediye almak aynı anda hem sanattır hem de bilim. gerçekleri, karşı tarafın kesin beğenilerini, isteğiniz, sevginiz, niyetiniz, zekanız ve biraz da becerilerinizle harmanlar ve bir hediye alırsınız. doğru hediyeyi almak her zaman için kolay bir şey değildir. çok iyi tanıdığınız insanlar bile kesin beğenir dediğiniz hediyeleri (haklı olarak) beğenmeyebilir. herkes tabi ki aldığı hediyenin beğenilmesini ister. karşı tarafın beğenip beğenmediğini anlamak, bilmek ister. ama bu da çok kolay bir iş değildir. hediye alan hediyesinin beğenildiğini görmek ister, hediye alınan da bunu bildiği için hediyeyi beğense de beğenmese de suratına bir gülücük yapıştırır ve 'çok beğendim' der. karşısındakini kırmak istemez çünkü. ama duygularını saklayamayan biri ise ses tonundan, mimiklerinden hediyeyi beğenip beğenmediği anlaşılır. duygularını kesinlikle belli etmeyenler içinse sanki hediyeyi beğenmediğini anlamışsınız gibi davranmak hislerini ele verebilir. 'ya bak eğer beğenmediysen mutlaka değiştir, bak değiştirme kartı var vs.' dendiğinde verilen cevap biraz da olsa bir fikir verebilir.

    beğenilse de beğenilmese de görgüsüzce ve yersizce alınmış hediyeler hariç her hediye takdir edilmeyi hakeder. bir insanın başka birini düşünüp bir hediye alması yeterince ince bir davranıştır. hediye alan kişi hediyeyi almak için bir emek sarfetmiştir, iyi bir şey olsun, aldığım kişi beğensin diye çabalamıştır. sizin zevkinize uygun bir hediye ise tabi ki bu çok güzel bir olaydır. her şey güllük gülistanlıktır. ama sizin zevkinize hiç uymayan bir şey ise en yerinde davranış kibar bir şekilde teşekkür etmektir. hediyenin beğenilmediği durumlarda abartılı bir şekilde teşekkür edip, ay gerçekten çok beğendim, mükemmel vb. demeye gerek yoktur. değiştirme kartları bu gibi durumlar için yaratılmış kurtarıcılardır. hediyeyi beğenmeyen kişi beğenmediği bir hediyeyi kesinlikle değiştirmelidir. hediyeyi alan kişi ise buna bozulmamalıdır. 'bak benim aldığım hediyeyi beğenmedi, demek ki beni sevmiyor' diye düşünmek saçma bir şeydir. kendi zevkine hiç uymayan bir şey hediye edilen kişi ise 'benim zevklerimi bilmiyor, bana değer vermiyor, doğru düzgün bir hediye alamamış' diye düşünmemelidir. kimse kimsenin zevklerini tam olarak bilemez. insan bir sene beğendiği rengi, modeli öbür sene beğenmezken başka birinden kendi zevkini tam anlamıyla bilmesini beklemek haksızlık olur. hediye alırken önemli olan karşındakini mutlu etmek için gösterilen çabadır. karşıdaki kişi de bu çabaya değer vermelidir.

    not: excalibur'a çok teşekkürler.
    (chrystal, 02.07.2006 01:33)
  12. hediyeyi aldığınız kişinin gözünüzdeki değerine göre zorluk derecesi değişen olay. eğer sevdiğiniz birine hediye almanız gerektiyse ve daha önce başkalarına aldığınız hediyeler saçma sapansa şeyler olmuşsa hiç bir şey almamanız sizin açınızdan daha iyi olur. aksi taktirde istemeden de olsa almamanız gereken bir hediye alabilirsiniz.
    (buğra, 02.07.2006 01:41 ~ 06.01.2007 21:29)
  13. kendin alırken beğenecek mi diye kastığın sana alınınca da şimdi ben ne alacağım diye deriiin deriiin düşündüğün olay
    (pointless, 02.07.2006 12:43)
  14. hediye almak çok sıkıntılı bir iştir. hediye almak; birisini 4,12 birim mutlu etmek için 6,05 birim mutsuz olmayı göze almaktır çoğu zaman. hangi hediyenin alınacağına karar verilen aşama, hediye almayı zor yapandır.

    genel bir hediye almak istemiyor, o kişiye özel, ona yakışacak bir şeyler almak istendiğinde kararsızlık kapkara parıldar. örneğin; bir elbise hediye etmek istenildiğinde yakışması, beğenmesi, bedenine uygun olması gibi hediye alanının içini huzursuz edecek düşünceler aklı meşgul eder.

    diğer taraftan; alınanın bir hediye olması, hediye edilecek kişinin beğenisinden çok, hediyeyi alanın beğenisinin ön planda olduğu anlamına gelir. yani, kot pantolon giyen birisine bir elbise alındığında, alan kişi "ben senin elbise giymeni istiyorum" demiş olur.

    bu sıkıntılı süreçten sıyrılmanın şöyle bir yöntemi var: illa hediye almanız gerekiyorsa ve mevsim kış ise bir kilo mandalina, yaz ise iki salkım üzüm alın, hediye edin. birlikte beslenin. bundan birkaç hafta veya gün sonra, asıl hediye etmek istediğiniz şeyi bu kişi ile birlikte alın, mağazaya oraya buraya birlikte gidin.
    (mustafa, 06.11.2009 23:14)
  15. insanı bir anlıkta olsa mutluluğa boğan durumdur.
    (ibrahimgibiortasabrigibişutatguızagibigolkralıol, 06.11.2009 23:18)
  16. birinden hediye almaktan daha çok mutlu eden bi şey varsa birine hediye almaktır bence. birine hediye almak, onu düşündüğünü hissettirmektir. evet çok klişe bir laf devreye girsin bu noktada ; çam sakızı bile olur. ben birine hediye alırken inanılmaz mutlu oluyorum mesela. hediyenin muhattabının yüzündeki tebessümü, şaşkınlığı, sevinci görebilmek beni mutlu ediyor. ya da aksine beğenmediğini, beğenmiş gibi yaptığını, beğenmediğini bellli ettiğini. hepsi güzel. buradan kastım özel günlerde alınan şartlandırılmış bir hediye değil; makbul olanı umulmadık anlarda, durup dururken alınanı. mesela arkadaşınızla yürürken bi şeye takılır ya gözü. durur ve inceler. o an alamaz. hafızaya yazmak işte onu. sonra gidip almak onun için. ya da gecenin köründe sizi aradığında kötüyüm ben dediğinde onu eğlendirmek için kalkıp powerpointte gülmesi garantili bir slayt hazırlayıp mailine göndermek ve sabah kalktığında bunun eline geçmesi. " al senin olsunculuk" bir de. sizde beğendiği hususi bir eşyayı gözünüzü kırpmadan ona vermek. sırf gülümsemesi için gene. hediye böyle bir şey benim gözümde ve hediye almak da bunun gibi bi şeydir gözümde. bir öpücük uzunluğunda mutluluk vermek karşındakine. belki de bir öpücük.
    (balefulwhisper, 09.11.2009 11:31 ~ 11:32)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil