hebelüp   

adana çık aradan

  1. trafiki mrafiki
    kafatasına takma,
    ağzını mağzını bozma
    sen onlara bakma...

    sağdan soldan kaldırımdan
    hiç farketmez yürü git,
    erkekliğin lüzumu yok
    bağrını yakma...

    nedeni var, nedeni yok
    hiç farketmez,
    bu araba da buraya
    nah parketmez!!!
    delikanlı ayakları modasına uyduk,
    lagaluga yapma,
    yürü be koçum...

    elleme sollama sallama darlama
    darlanma boşalma patlama takma
    dokunma dokundurma sürtünme sürtme,
    kalkınma kalkma
    baldırbacak yapma

    dalga geçme
    kafa bulma
    el hareketi yapma,
    bu devirde çok sakat
    yanlış lugat yapma,
    oturma kalkma
    kalkındırma yapma,
    söylemesi zor ama
    dramatoloji yapma...

    animasyon motivasyon ajitasyon atmasyon,
    türkçe konuş anlamıyom, çok gücüme gidiyon,
    yabancı dil mi türkçe mi o da ayrı bir konu,
    düşündükçe taşındıkça komiğime gidiyon...

    konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz
    konuşuyoruz ama anlamıyoruz,
    konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz
    konuşuyoruz bomboş(k)...

    hebelübü hebelübe hebelübelübünüz,
    dora dori dart dart dallanma dallama
    hebelübe hebelübü dürülülü hebelüp
    tramola kafakola kokokola hebelüp...

    konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz
    konuşuyoruz ama anlamıyoruz,
    konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz
    konuşuyoruz bomboş(k)...

    şeklinde sözleri olan ufuk & ercan (şifa niyetine) şarkısı...

    (bkz. ufuk yıldırım)
    (bkz. ercan saatçi)
    (8844455, 28.04.2004 05:47 ~ 09.12.2007 13:57)


  2. ufuk-ercan'ın türkiye' de ve ilham veren tür ( türsüz) gibi bir başlık açtığını sayarsak, dünyada ilk rap, hip-hop denemesi.ve ben bu mevzuda biraz doluyum.en önemlisi de bu.bu şarkıyla tanıştığımda ilkokuldaydım.hebelüp kasedini eve abim almıştır, suçludur.köktenci bir yaklaşımla müzik anlayışımı perişan etmiştir.dolayısiyle, ne müzik dinliyon sen, dendiğinde bana, ben de, ya güzel olsun, mesela güz güllerini de dinlerim, bethofın'ı da, şeklinde cevap veririm.ya arabesk de dinlerim, pop da, şeklinde cevap veririm.neyse anlatacağım mevzu şu.bu kadarıyla kalsa iyiydi hani.
    ilkokulda bu şarkıya hayranlığım ayyuka çıkmıştı.ve sınıfta ben bu şarkıyı söylüyordum tahtaya çıkıp.ufuk-ercan'dan iyi söylerdim, bi de işin bu tarafı var.neyse okulda popülerliğim arttı.o kadar utanıp sıkılıyorum ki, düşük cümleler kuruyorum, affediniz.egom şişti tabi, hep bu şarkıyı söylüyorum.rap formatını, yani kelimeleri art-arda söylemeyi, 9-8' lik bir kalıba koyunca, ilkokul çocuğunun kafası dönüyor tabi, vay be, sen neymişsin, diyorlar sana.cozuttum tabi, hergün boyuna söylüyorum.bi gün söyledim şarkıyı yine, cakam yerinde..okul çıkışı birkaç çocuk sıkıştırdı beni: 'şiit,lan?şiit, gel lan buraya!şiit!!', dediler.ben de şöyle safça bir hal olur böyle durumlarda, tehlikeyi sezmeme rağmen tehlikenin üzerine üzerine gidiyorum.sanırım tehlikeyi seviyorum da ondan.neyse bu sefer saflık yapmayıp kaçmaya yeltendim.yakaladılar ve cami avlusuna götürdüler.dövücekler diye korktum.' yeee, nası söölüyon sen ööle beii, hızlı hızlı nası söölüyon beii!!?' dediler bana.sonra, söyle bakam bize de dediler.bize de öğret dediler.söylemeye başladım.sonra çocuklar, cami avlusunda söyleme, çarpılırsın,dediler.çıktık, biraz da sokakta söyledim.
    ulan o gün bugündür içimde bir şüphe kol geziyor.acaba o çocuklar gerçek hayranım mıydı, yoksa fena mı taşşak geçildik?ama bunu tarihçilere bırakıyorum.ayrıca elimden bi şahin özer falan tutsaymış ben bugün bi rapstar, olmadı küçük birşey olabilirdim.çok popülerdim ha.ulen yine ego şişinmesine yönlendik, niyetim başkaydı benim.utandım.
    (meddah, 06.12.2007 22:13 ~ 26.08.2008 03:55)