belki ilginizi çeker
  1. · ezginin günlüğü
  2. · grup yorum
  3. · hüsnü arkan
  4. · nazım hikmet
  5. · işçi şarkıları
  6. · saman sarısı
  7. · 28 haziran 1998
  8. · çemberimde gül oya
  9. · kuşatma
  10. · 3 haziran 1963
gündem
  1. · zongul ducks
  2. · aşk ı memnu
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · darwin i bitiren balık
  5. · aşk
  6. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  7. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  8. · grant hill sprite mı içiyor
  9. · iz tv

haziranda ölmek zor  

 sayfa  / 2
  1. hüsnü arkandır bestecisi. hüsnü arkan kimdir diyenler için (bkz. ezginin günlüğü)
    (wondrous, 03.08.2004 18:12)
  2. ilk dinlenildiğinde sanki birkaç parçanın birleştirilmesinden oluştuğu kanısını veren nadide eser.bunun başlıca nedeni parçanın hızının pek inişli çıkışlı olması ve de kimi zaman bir marş sertliğindeyken, kimi zaman bir çocuk şarkısı neşesine kavuşan bestesi.bir bağlama girişi var "susun şarkıların kralı başlıyor" der gibi.
    (harakiri, 10.11.2004 01:31)
  3. her duyduğumda aklıma can dündar'ın "yarim haziran" adlı eserini getiren şiirdir.

    "...kulağımda bir şiir hasan hüseyin'den artakalan:
    '"sokaktayım/gece leylak ve tomurcuk kokuyor/yaralı bir şahin olmuş yüreğimi anam anam.../haziran'da ölmek zor"...
    lakin doğmak da zor haziran'da..."
    (atalante, 19.03.2006 15:31 ~ 01.11.2009 11:55)
  4. nazım hikmet'in üç haziran günü hayata veda etmesi münasebetiyle yazılmış bir şiirin adıdır.
    (fowler, 15.07.2006 15:23)
  5. gece leylak ve tomurcuk kokuyor,
    yaralı bir şahin olmuş yüreğim
    uy anam anam,
    haziranda ölmek zor,
    haziranda ölmek zor...

    calışmışım onbeş saat
    tükenmişim onbeş saat
    yorulmuşum, acıkmışım, uykusamışım
    anama sövmüş patron
    sıkmışım dişlerimi
    ıslıkla söylemişim umutlarımı
    sıcak bir ev özlemişim
    sıcak bir yemek
    sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler..

    çıkmışım bir dalgadan, vurmuşum sokaklara
    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sarı sarı yapraklarla dallarda
    insan iskeletleri..

    gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    'uyarına gelirse tepemde bir de çınar' demiştin yıllar önce
    demek ki on yıl sonra
    demek ki sabah sabah
    demek ki manda gözü
    demek ki
    sile bezi
    bir de memedin yüzü
    bir de saman sarısı
    bir de özlem kırmızısı
    demek ki göçtü usta
    kaldı yürek sızısı
    yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
    bıraktım acının alkışlarına
    3 haziran 63'ü
    bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
    bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    okşar yanan alnını nazım ustanın
    bir kırmızı gül dalı eğilmiş üstüne
    bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    yatıyor oralarda
    bir eski gömütlükte
    yatıyor usta..

    gece leylak ve tomurcuk kokuyor..

    geçsem de gölgesinden tankların tompsonların
    şuramda bir kuş ötüyor.
    haziranda ölmek zor..

    (bkz: grup yorum)
    (close2death, 16.07.2006 17:53 ~ 17:56)
  6. ilkay akkaya nın titreyen sesiyle , yıkıcı gücü ona katlanmış şarkı .
    grup yorumun haziranda ölmek zor/ berivan albümünde yer alır .
    (miçemez, 16.07.2006 18:15 ~ 18:15)
  7. grup yorum'un aynı adı taşıyan albümünün adıdır..bir hüsnü arkan bestesi olan bu şarkı,nedense hüsnü arkan ile beraber pek fazla anılmamaktadır..zamanında gurup yorum'a yakın olan elamanların bu olayı reddetmişliği vardır..çatır çatır hüsnü arkan bestesidir..
    ayrıca bu bestenin amatör kayıdının hüsnü arkan'ın yurttaki odasından çalındığı ve bir süre sonra bu parçanın grup yorum'un albümünde yer aldığı yolunda bir söylenti vardır..ne kadar doğrudur bilinmez..
    bilinen tek şey bu şarkının bir hüsnü arkan bestesi olduğudur..
    (manha de carnival, 07.09.2006 16:01 ~ 08.04.2007 22:41)
  8. her yıl 3 haziranda mutlaka birden fazla kez dinlediğim şarkı...
    (van den budenmayer, 08.09.2006 13:49)
  9. hasan hüseyin korkmazgil şiiri olup grup yorum’un en güzel zamanlarında seslendirilmiştir. dünyanın en güzel iki sesini birlikte duyarız şarkıda, ilkay akkaya ve efkan şeşen. orhan kemalin güzel anısına yazılmıştır, ve nazım ustanın gidişine 3 haziran 63’de.. sıcak bir ev, sıcak bir yemek, sıcacık bir yatakta unutturan öpücükleri özleyenlere ağıttır, çünkü onlar hayatlarını bunlar için değil, insanlık için feda etmişlerdir.. haziranda ölmek zordur, haziranda ölenlerin fikirleri kaldığı sürece dünya üzerinde, onların da ölümü kabul görmez zihinlerde, bu yüzden her haziran’da geceler leylak ve tomurcuk kokar,,
    (temporary peace, 15.01.2007 22:47)
  10. (aguney, 07.02.2007 12:25)
  11. nazım hikmetin anısına yazılmış, grup yorum tarafından yorumlanmış mükemmel şiir. şuan itibariyle ustanın ölüm yıldönümüne yarım saat kalmış olması sebebiyle defalarca dinlediğim, onu memleketinden uzakta kalmasına, kendi toprağına bile gömülememesine sebep olanlara saydırarak, onlara acıyarak...
    ayrıca (bkz: yiğidim aslanım)
    (peg bundy, 02.06.2007 23:29)
  12. gurbet elde bir başka haziranda ölmek zordur, hele haziran' ı en olunmadık düşünümlerle betimleyebilecek bir şair için...
    (yeşilşair, 06.06.2007 01:41)
  13. haziran en çok yaşamak istenecek aydır, baharın sonu yazın başı. herkes, herşey coşmuşken ölmek zor olmalı..
    (alphesibea, 06.06.2007 02:03)
  14. ilkay akkaya sesiyle destana dönmüş bir hasan hüseyin korkmazgil şiiridir. tekrar tekrar dinletir kendini, okutur da tabii.
    (düşülkenere, 06.04.2008 21:52)
  15. (magdelena, 09.04.2008 00:06)
  16. eş dost akraba rakı sofrası etrafında toplanmışsa eğer.. mevcutsa bir de bağlamayla gitar.. söylemesi, söylerken insanın yüreğinin burkulması bununla birlikte seninle aynı şeyleri hisseden insanların varlığının bilinmesi eşsizdir.. şarkının sonuna gelindiğinde "haziranda ölmek zor" diye herkesin bağırarak söylemesi ise tüyleri diken diken edesi bir hadisedir.. o güzel insanı hatırlatasıdır..
    (annebenrölativistikoldum, 10.05.2008 15:00)
  17. (marjane und eudaimonia, 04.08.2008 16:11 ~ 16:11)
  18. (özlemce, 04.08.2008 16:13)
  19. hasan hüseyin'in orhan kemal için yazdığı şiirdir.can dündar ın yarim haziran kitabındaki bir yazısında da "lakin doğmak da zor haziranda" diye eklemiş.şiirin tamamı:

    işten çıktım
    sokaktayım
    elim yüzüm üstümbaşım gazete


    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sokakta tomson
    sokağa çıkmak yasak


    sokaktayım
    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    yaralı bir şahin olmuş yüreğim
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!


    havada tüy
    havada kuş
    havada kuş soluğu kokusu
    hava leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    ne anlar acılardan/güzel haziran
    ne anlar güzel bahar!
    kopuk bir kol sokakta
    çırpınıp durur


    çalışmışım onbeş saat
    tükenmişim onbeş saat
    acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
    anama sövmüş patron
    ter döktüğüm gazetede
    sıkmışım dişlerimi
    ıslıkla söylemişim umutlarımı
    susarak söylemişim
    sıcak bir ev özlemişim
    sıcak bir yemek
    ve sıcacık bir yatakta
    unutturan öpücükler
    çıkmışım bir kavgadan
    vurmuşum sokaklara


    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
    dallarda insan iskeletleri


    asacaklar aydemir'i
    asacaklar gürcan'ı
    belki başkalarını
    pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
    dökülüyor etlerim
    sarı yapraklar gibi


    asmak neyi kurtarır
    sarı sarı yaprakları kuru dallara?
    yolunmuş yaprakları
    kırılmış dallarıyla
    ne anlatır bir ağaç
    hani rüzgâr
    hani kuş
    hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

    asılmak sorun değil
    asılmamak da değil
    kimin kimi astığı
    kimin kimi neden niçin astığı
    budur işte asıl sorun!


    sevdim gelin morunu
    sevdim şiir morunu
    moru sevdim tomurcukta
    moru sevdim memede
    ve öptüğüm dudakta
    ama sevmedim, hayır
    iğrendim insanoğlunun
    yağlı ipte sallanan morluğundan!

    neden böyle acılıyım
    neden böyle ağrılı
    neden niçin bu sokaklar böyle boş
    niçin neden bu evler böyle dolu?
    sokaklarla solur evler
    sokaklarla atar nabzı
    kentlerin
    sokaksız kent
    kentsiz ülke
    kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


    işten çıktım
    elim yüzüm üstümbaşım gazete
    karanlıkta akan bir su
    gibi vurdum kendimi caddelere
    hava leylâk
    ve tomurcuk kokusu
    havada köryoluna
    havada suçsuz günahsız
    gitme korkusu
    ah desem
    eriyecek demirleri bu korkuluğun
    oh desem
    tutuşacak soluğum

    asmak neyi kurtarır
    öldürmek neyi
    yaşatmaktır önemlisi
    güzel yaşatmak
    abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
    ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


    ah yavrum
    ah güzelim
    canım benim / sevdiceğim
    bitanem
    kısa sürdü bu yolculuk
    n'eylersin ki sonu yok!
    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!

    nerdeyim ben
    nerdeyim ben
    nerdeyim?
    kimsiniz siz
    kimsiniz siz
    kimsiniz?
    ne söyler bu radyolar
    gazeteler ne yazar
    kim ölmüş uzaklarda
    göçen kim dünyamızdan?


    asmak neyi kurtarır
    öldürmek neyi?
    yolunmuş yaprakları
    ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
    söyler hangi güzelliği?

    kökü burda
    yüreğimde
    yaprakları uzaklarda bir çınar
    ıslık çala çala göçtü bir çınar
    göçtü memet diye diye
    şafak vakti bir çınar
    silkeledi kuşlarını
    güneşlerini:
    «oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
    memet!»

    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    üstümbaşım elim yüzüm gazete
    vurmuşum sokaklara
    vurmuşum karanlığa
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!


    bu acılar
    bu ağrılar
    bu yürek
    neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
    bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
    bu geceler niçin böyle insansız
    bu insanlar niçin böyle yarınsız
    bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

    kim bu korku
    kim bu umut
    ne adına
    kim için?


    «uyarına gelirse
    tepemde bir de çınar»
    demişti on yıl önce
    demek ki on yıl sonra
    demek ki sabah sabah
    demek ki «manda gönü»
    demek ki «şile bezi»
    demek ki «yeşil biber»
    bir de memet'in yüzü
    bir de güzel istanbul
    bir de «saman sarısı»
    bir de özlem kırmızısı
    demek ki göçtü usta
    kaldı yürek sızısı
    geride kalanlara


    nerdeyim ben
    nerdeyim?
    kimsiniz siz
    kimsiniz?


    yıllar var ki ter içinde
    taşıdım ben bu yükü
    bıraktım acının alkışlarına
    3 haziran '63'ü

    bir kırmızı gül dalı
    şimdi uzakta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    yatıyor oralarda
    bir eski gömütlükte
    yatıyor usta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    okşar yanan alnını
    bir kırmızı gül dalı
    nâzım ustanın


    gece leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    bir basın işçisiyim
    elim yüzüm üstümbaşım gazete
    geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
    şuramda bir çalıkuşu ötüyor
    uy anam anam
    haziranda ölmek zor!
    (bayan keuner, 12.08.2008 01:52)
  20. (jenesaispas, 12.08.2008 23:17)
  21. bu parça sapına kadar özgün müziktir.taklidini başka bir yerde bulmak olanaksızdır. değişen ezgiyle birlikte bir masalın ortasına,bir mitingin ortasına,bir cenazenin ortasına,bir parkın ortasına düşer gibi olursunuz.sadece bu şarkıyla bir tiyatro bile sahnelenebilir.
    (burnundan kıl aldırmıyor, 01.02.2009 12:39 ~ 12:40)
  22. acıyı bal eyledik'le kardeştir. biri dinlendi mi diğeri mutlaka gelmelidir arkasından.
    bir de çemberimde gül oya dizisinde yurdanur duvara yazmıştı bunu.

    (bkz: bir şeylerin sürekli bir şeyi hatırlatması durumu)
    (eni, 02.04.2009 09:45 ~ 09:45)
  23. küçükken ezbere bildiğim tek şarkıydı. nasıl yaptım bilmiyorum ama pek de uzun bir grup yorum şarkısıydı.
    bıraktım acının alkışlarına 3 haziran 63'ü....
    (bkz: nazım hikmet)
    (istemyorke, 02.04.2009 09:59)
  24. ''yaralı bir şahin olmuş yüreğim...''

    diyen ;yarmış,aşmış,kırmış bir h.hüseyin şiiridir...

    ne kaldı ki 3 haziran 'a...?

    ve; ''bir kırmızı gül dalın'a?''


    ve;''şuram da bir kuş ötüyor''


    kendime inat!
    (normalşartlaraltındaveodasıcaklığında, 31.05.2009 09:36)
  25. he bir de:''manda gözü'' değil

    ''gönü'' dür o!

    ekşiden olduğu gibi kopyalayanlara selam olsun!
    (normalşartlaraltındaveodasıcaklığında, 31.05.2009 09:42)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil