tuncay akdoğan'ın
bir nehir ki ömrüm albümünden bir şiir, şarkı.
sonra fark ettim ki;
su akıyor, rüzgâr esiyor, yağmur yağıyor.
her şey yine ve aynı şekilde oluyor.
öyle bir yere geldim ki;
sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış
üşümek ve sonra ısınmak gibi
gitsem ayrılık olur, kalsam çöl.
gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler
ama anladım ki özlemden hiç kimse ölmüyor.
ama ben ölüyorum.
nefes alıyorum, önemsiyorum ve gitmek istiyorum.
anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor.
sevdiklerim ve beni sevenler, bağışlayın.
su akıyor ve ben gidiyorum.
bir nehir ki ömrüm, taşır bin yıllık kavgasını
yurtsuz aşklarını.
bir nehir ki ömrüm
yüreğim baş eğmez bir haylaz
bir nehir ki ömrüm oy.
buzun ateşe değdiği zaman,
terin toprağa, gülün yaprağa,
ışığın suya değdiği zaman
dudaklarım gözlerinde aşkı içeceğiz.
bir mavzer buğusunda oy,
gözlerin kıyısında,
hazar’ın büyüsünde
soğan kırıp zafere, aşkı içeceğiz