o hayvanın ne amaçla kesildiği hakkında hiçbir fikri yok mu bu kadının?
kurban kesmenin amacı hakka ve halka yakınlaşmaktır.kesilen kurbanlar eşlere dostlara, maddi durumu olmayanlara dağıtılır. burdaki mantığı hülya avşar'ın anlamasını bekleyemeyiz tabii ki. nerden bilsin?
bu dini aklı almıyorsa, beğenmiyorsa, başka bir din seçebilir kendisine.araştırır, bakar, tartar, hangisini beğenirse onu seçer, ona göre yaşar. bu konuda sonuna kadar özgürdür. birinin bunu ona söylemesi lazım, yoksa kendi kapasitesiyle bunu düşünemez. hem din değiştirirse 2 ay haberlerden inmez, prim yapar, fiyatı tavana vurur. nede olsa herşey magazin için anasını satayım.
bu sözü avşar ın söylediğini aklım almıyor. aklı ilk defa bir şeyi doğru bir şekilde almamış. gerçi benden zengin ama bir yirmi yaş falan var aramızda. o yaşa gelince hala avşar dan daha zengin olmamış olursam bu akıl fikir işlerini tekrar düşünmeye başlayacağım. kıllar kadayıf olduktan sonra ne faydası olacaksa?
her konuda bir fikri olan şarkıcı/oyuncu vs.. hülya avşarın düşüncesizce sarfettiği bir söz.
kendisini islam dininin bu "etkinliği" hakkında biraz araştırma yapmaya davet ediyorum. araştırma yapsın ki bu geleneğin hz.ibrahim den bu yana süregeldiğini, tevratta dahi bulunduğunu öğrenebilsin, araştırma yapsın ki kurban kesimleri sonrasında bağışlanan etlerin nice et girmeyen evde iştahla yendiğini öğrenebilsin.
ayrıca bu araştırmaları yaptıktan sonra hala bu sözün arkasında durursa, sayın avşar'a bir tek sözüm olacak
(bkz: allah akıl fikir versin)
kurban kesiminin temizliğe aykırı koşullarda veya sadistçe yapılması dinimizce zaten yasaktır. hayvana işkence ederek onu kurban edemezsiniz. hayvanın pisliklerini ortada bırakamazsınız. bunu yapanlar yanlış yapıyor zaten. sırf böyle yapanlar için dinimizi boklamak sadece dine karşı araştırma yapmayan ön yargı sahibi kişilerin yan kozudur. kurban hz. ibrahim den bu yana var. kurban hadisesinin nedenini öğrenmek isteyene de ben anlatmayayım; gidip araştırsınlar öğrensinler. insanlarımız biraz da gazete ve magazinel tv haricinde bilgilenme yöntemini denesin anasını satayım.
kurbanı kesip, dağıtmak için yoksul mahallelerde kapı kapı dolaşırken eti görüpte yüzünde gülücükler açan fakir insanlarımızın en azından bir an için sevinçli olduğunu gördükçe kurban kesmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlamasını hülyar avşar gibi birinden beklemek abesle iştigal olur.
edit: ne yazık ki hülya avşar'ın azılı bi hayranı değilim, zerre de hazzetmem kendisinden. ama bu durum, bu cümleyi onun kurmadığı gerçeğini değiştirmiyor. eksileyecekseniz en azından aklınızı başınıza devşirin de öyle eksileyin..
hülya avşar'ın bir ahbabının dokuz yaşındaki torununun söylediği söz.
söz üzerine yaptığı yorumda farklı bir kuşak yetiştiğini, hayatı ve din adına yapılanları da sorgulayan, düşünen bir neslin geldiğini vurgulamış, son yıllarda kurban bayramında kurban kesmek yerine değişik hayır işleri yapmayı tercih ettiğini belirtmiştir. ben bunu anladım.
ayriyeten başta y. nuri öztürk olmak üzere bir çok saygın din adamı kurban kesmenin zorunluluk olmadığını, aynı bedelin herhangi bir hayır kurumuna veya kişilere iletilebileceğini altını çize çize anlatmaktadırlar.
gözünüzü kapatıp hülya avşar'a ezberden saldıracağınıza, ezberinizi bozun da güzelim dinimizi yanlış yorumlayıp, sorgulamayan insanımıza dayatanları eleştirin.
bir geleneği şekline bakarak değerlendirme beyanatı. biri de çıkıp "ispanya'da her yıl yüzbinlerce domates telef oluyor, insanların birbirlerine domates atarak eğlenmesini aklım almıyor" demezse, dalından koparılan, canı elinden alınan domatesleri kim savunacak. keşke onların da dili olsa, onlar da insan midesine gitmek/gitmemek arasında seçim yapabilseler. not: bkz: google, hacc bayramı
kullandığı selülit kreminin hammaddesinin balinalardan temin edildiğini bilmeyen densiz kadın sözü.
benim de hayvan embriyolarını kırışıklık kremi yapmakta kullanan bir kozmetik sektörünü almıyor aklım.
o hayvanları kesmeye "vahşet" diyenlerin hiçbirinin et yemiyor olması gerekiyordu mantık olarak. zira o yedikleri etler de gökten düşmüyor, di mi? hayır o hayvancağızlar eninde sonunda kesilip bu insanların önüne en lüks restoranlarda şık bir yemek olarak gelicek zaten, en azından bayramda fakir fukara seviniyor.
"cici" görünmeye çalışmak için boş konuşmadan önce bi oturup düşünmek gerek sanırsam.
sözlük yazarlarının yargısız infazda 1 numara için yarıştıklarının kanıtı olan cümledir.
- aha! gördün mü la? hülya avşar laf etmiş! saldır saldır saldır!
+ lan haber linki var tıklasana bi oraya.
- ya siktir et haber linkini söylemiş işte! yalan mı söyleyecekler olm başlığı açanlar?
+ iyi baba saldıralım hadi o zaman.
- hmm, "avşar kızı gerizekalıdır... götünde başında selülit vardır, fazla kilo vardır, ne anlar ki o dinden? zaten kürttür o, avşarlar kürt aşiretidir. zaten ricky martin'in poposunu da ellemişti zamanında. ayşe arman'la da tartışmıştı. ibo'yla aşk da yaşamıştı lan bu karı ne anlar dinden falan?!"
+ ne yaptın?
- yazdım abi çok güzel oldu, çekiyorum artı oyları üstüme!!! ben de gerçek bir sözlük yazarıyım artık ulaaaann!!!
şimdi,
gözleri açalım. gözlük kullanıyorsak takalım. lens kullanıyorsak çıkarmayalım. okuma problemimiz varsa sıfırdan başlayalım; "ali bak.", "ali ata bak.", "ışık ılık süt iç."
sanırım her şey normal.
mouse'u al kardeşim eline. al al al al al... çekinme lan al! bak şimdi aşağıya bi link ekliyorum ona bi tık yapıver sağdaki tuşla.
üşendin galiba? hemen ekleyeyim buraya ben o yazıyı. bilhassa üzerinde durmamız gereken yerler olacak zira.
"aslında şu dini inanç konusu dışarıdan bakıldığında karman çorman görülse de, belki de yaşadığımız çağa göre birçok emin olup olmadığımız düşüncelerin tartışılmasına sebep oldu.
bu konuda şimdi herkesin bir fikri oluştu.
düşünüyorum da; belki de daha önceleri monotonlaşmış dini dünyamızda artık duygularımızı, düşüncelerimizi, yaşam şeklimizi dahi çekinmeden gözden geçirip dini anlamda kendimizle ilgili kararları verecek noktaya geldik ki; tüm bunları düşünmekten bile korkardık...
oysa bunun, yeni gelişen türkiye'de yaşam şartlarına göre düzenlenmesi gerektiğini anlatan kitaplar, tartışma programları peşi sıra.
peki! bunun bir de çocuklar tarafı olduğunu, çocukların ve gençlerin dini anlayış açısından hangi yolu nasıl seçtiklerinden, kimlerin haberi var diye aklıma düştü. eminim ki; şimdiki çocuklar ve gençler hepimizi şaşırtacak! öyle bir noktaya gelinecek ki, müslüman ülkelerin dini konuda kararsız çocuklarıyla karşılaşılacak.
son zamanlarda yaşanan her ne ise, türkiye'de bana göre alttan hiç kimsenin tahmin etmediği, müslümanlığa farklı bakan bir jenerasyon geliyor.
bu iyi anlamda mı, kötü anlamda mı; siz çözün!
benim fikrimi sorarsanız; islami değerlerimizi şimdiden korumaya başlarız. asıl tehditkar pozisyonlar yolda geliyor.
mantıklı gelen bu soru alttan nasıl bir jenerasyon geldiğini size de fark ettiriyor mu? belki de beni etkileme sebebi, benim de son yıllarda kurban kesmek yerine daha hayırlı olacak bir şeyler yapmayı tercih ediyor olmamdır."
1-2 sefer daha yazıyorum kanka.
"çok sevgili bir ahbabımın 9 yaşındaki torunu"
neymiş moruk?
"çok sevgili bir ahbabımın 9 yaşındaki torunu"
yazının geneli tartışmaya açık olduğu gibi kurban kesiminin ülkemizde ne kadar sağlıksız şartlarda yapıldığını anlamak için hülya avşar'ın yazı yazmasına da gerek yok. kurban bayramının ilk günü elit kıyafetlerinizden sıyrılıp pazar eşofmanınızla bakkala gidin. yol üstünde karşılaşacağınız manzara, kurban bayramı isimli madalyonun türkiye'deki arka yüzüdür.
9 yaşında bir çocuğun bunu görüp de olaya bu yönden bakması aslında gerçekten yaşına rağmen olaylara objektif bakabildiğini gösteriyor bize. ama 9 yaşında bir çocuğun bunu söylemesinin de hülya avşar'ın selülitleriyle bir alakası yok!
bu yazı bize herhangi bir şey kanıtlamaz dinle alakalı. kanıtladığı tek şeyi yazının başında da söyledim. türk halkının genel problemi olan "duyduğu şeyi araştırmadan zihnine yerleştirme" sendromunun, bu ülkenin özgür düşünce platformları olarak gösterilen sözlük sitelerinde de var olması.
hülya avşar'ın selülitleri, kürt oluşu ve zeka seviyesi ise başka konu başlıkları altında tartışılırsa daha verimli sonuçlar elde edilebilir. ama bu söz hülya avşar'ın ağzından çıkan bir söz değildir. önümüze getirilen kaynakları okuyalım, okurken de bu eylemi gerçekleştirdiğimiz organın gözümüz olduğuna emin olalım.
''benim de hiçbir iş yapmadan tonlarca para kazanan bir kadını aklım almıyor '' diyerek, kendi kendime söylenmeme sebebiyet veren garip bir ünlü sözü. bir kadın düşünün sesi güzel değil ama türkiye'nin her yerinde konser veriyor, stadyumlar doluyor taşıyor konserlerinde hatta; yine aynı kadını düşünün rol yeteneği veya herhangi bir tiyatro-dram eğitimi yok ama sayısız film çevirmiş; sürekli reklamlarda rol alıyor, sırf ismi bile rating topluyor. alıyorum kafamı iki elimin arasına bir türlü bu kadının ne iş yaptığını aklıma aldıramıyorum. hiçbir iş yapmıyor ama para da bende diyor bir bakıma. boşuna dememişler dünya kadar malın olacağına fındık kadar olsun diye.
bırakın artık bu kadını dikkate almayın.bir gün türban birgün haç kolye birgün bilmem ne?kalıyor işte buruşmuş karı gündemde.önemsememek lazım takmayın bakalım neler olcak.
hülya avşar:hayvan keserek bayram yapan bir dini aklım almıyor
halk ve medya:memur zamları açıklandı.
h.a:türban takmayı düşünüyorum.
h.v.m:yerel seçimler yaklaşıyor.
h.a:haç işaretli kolye takıyorum ben
h.v.m:izmirdeki su kesintileri can sıkmaya başladı(kendimden biliyorum)
h.a:kızımı evlatlıktan reddedip,fakir bir ailenin kızını evlatlık alacağım
h.v.m:yerel seçimler yaklaşıyor.partiler çalışmalarına çoktan başladı.
h.v.m:evet sayın seyirciler şimdiki haberimiz magazinden.bir zamanların sinema oyuncusu ve ses (!)sanatçısı(!)(?)
akli dengesini yitirdi ve kameralar önünde boğaz köprüsünden atladı.bu sayede bu haber kuşağında yer almayı başardı.kendilerini tebrik eder ve allah'tan rahmet dileriz.bandımızı izliyoruz...
işte böyle olsun.intihar edene kafayı yiyene kadar haber yapmasınlar bu pörsükü.iyi hoş insan düşünür bazı şeyler mantığı almaz çelişir melişir ama okur sorar birşeyler yapar.bu kadın samimi değil ki soruları sorunları hep malzeme
artı olarak eskiden bu kadın çirkefliğini dobra dobra yapardı yani en söylerim ben yaparım falan.neymiş bir ahbabının 9 yaşındaki torunu söylemişmişmiş.geç bu işleri ben reklam yaparım ama bana değil 9 yaşındaki çocuğa kızın.9 yaşındaki çocuğa da kızamayacaklarına göre ben reklamımla kalırım.güzel mantık.bak ahbapların torun torba sahibi daha ne diyelim