görseller
hayvan gibi çalışan insanoğluhayvan gibi çalışan insanoğlu
hayvan gibi çalışan insanoğluhayvan gibi çalışan insanoğlu
belki ilginizi çeker
  1. · kunta kinte
  2. · rudolf clausius
gündem
  1. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · ezel
  4. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  5. · beşiktaş
  6. · öğretmenler günü
  7. · disko kralı
  8. · gündelik hayat teorileri
  9. · her şeyin bir sınırı var

hayvan gibi çalışan insanoğlu  

  1. biziz biz. salih usta, semra hoca, fatma hemşire, tercüman barış, halkla ilişkilerci buse... daha nice sayamadığım postmodern devrin kurbanları. haftada 6 gün mesai, günde ortalama 9 saatten haftada 54 saat. bu ne demek? 2000 li yılların insanları kunta kinte den daha az zaman ayırabiliyorlar kendilerine.

    çözüm basit:

    haftasonu 3 güne çıkarılsın, mesai saatleri sabah 11 00, akşam 16 00 olarak düzenlensin. böylece haftada 20 saat çalışılsın.

    ne bu koşturmaca anlamıyorum. niye eşşek gibi çalışıyoruz kardeşim, niye sürekli acelemiz var? şu işin hemen yetişmesi lazım, bunun yarın son günü. neden lan neden? olmayıversin, ne olur? dünya mı batar? batmaz. hayır, başka bir gezegenle soğuk savaş içindeyiz de benim mi haberim yok? kendi kendimize takılıyoruz işte dünyada, o zaman neden daha az çalışıp, daha çok tatil yapmıyoruz?

    bazı çalışma ve bilim aşıklarının şu tarz olası argümanları olacağından şüphem yok.

    -çok çalışırsak bilim ve teknoloji ilerler, insan ömrü de uzar. bak orta çağda ortalama ömür 35 yıldı, şimdi 70.
    +ortaçağda yaşayan adamın çalıştığı saatleri ömründen düş, bir de benimkinden düş bakalım. herif benim 2 katım yaşamıştır.

    -ama az çalışırsak kansere çare bulmamız 50 yıl uzar.
    +az çalışırsak kansere yakalanma oranımız %50 azalır zaten. sen rahat ol.

    -gün gelecek, dünyada kaynaklar bitecek. insanın varlığının devamı için o gün geldiğinde yüksek bir teknoloji...
    +o kadar bilimden anlıyosun ama daha termodinamiğin 2. yasasından haberin yok. zincirlikuyu mezarlığında bile yazar hatta. "her canlı ölümü tadacaktır". entropi artar, yani düzensizlik artar. sonuçta yok olacağımız kesin. ölüm, yaşamdan üstündür. (bkz: rudolf clausius)


    deliricem şerefsizim, aklım almıyor, kafam basmıyor. neden biz kendi kendimize "acaba marsta su var mı lan?" diye saçma sapan bir soru sorup, bunu öğrenmek için yüzbinlerce saat mesai ve milyarlarca dolar harcıyoruz? suyumuz mu yok? her yer su, gezegenin dörtte üçü su. mars' a adam gönderecekmişiz.git bakalım mars'ta su var mı?

    -ben mars' tan döndüm abi.
    +ee?
    -su vardı.
    +tamam hadi sen şimdi git yat. yorulmuşsundur.

    varsa var, yoksa yok ulan. rahat mı batıyor bize?

    -eğer uzayda bizden zeki canlılar varsa, neden bizi bulmadılar?
    +neden olacak lan? tatil yapıyodur adamlar. adı üzerinde "bizden zeki canlılar" .

    buradan dünya liderlerine sesleniyorum. g-8 ülkelerinin liderleri, asıl görev size düşüyor. sarkozy, merkel,
    obama, gordon brown, medvedev-putin her neyse. azaltın şu mesai saatlerini, sonra da bütün dünyayı buna zorlayın.

    hiç olmadı benim patronu zorlayın. tükendim.

    edit: aslında birleşmiş milletleri de göreve çağıracaktım ama en fazla beni kınarlar diye gerek duymadım.
    (alkolik2000, 15.01.2009 10:11 ~ 16.01.2009 13:17)
  2. turizm emekçileri olduğu kanısındayım.müşteriler mis gibi tatillerini yaparken işçiler bazen 15 saat bazen 18 saat misafir memnuniyeti için durmadan çalışırlar,yemekleri yapılır,kahvaltısı,öğle yemekleri-hele ki tatil köyüyse burası 3-4 ayrı restoranı vardır- gözlemesi,sandiviçi,pasta saati,akşam yemeği,gece çorba büfesi.sonra odaları temizlenir bulaşıklar yıkanır tuvaletler 10 dakikada bir temizlenir.animatörleri eğlendirir falan filan zor iştir.insanın canına okur,otel kapanınca da milleti işten çıkarırlar,yani hayvan gibi çalışmalarına rağmen maalesef ellerine pek birşey geçmez.
    (wanda adında bir balık, 15.01.2009 10:54)
  3. (nikmikyok, 19.01.2009 22:07)
  4. (topunuzu selamlarım canlarım, 19.01.2009 22:38)
  5. (togisama, 19.01.2009 22:39)
  6. piyale madra 'nın ademler ve havvalar serisinde karikatürize ettiği ademlerdir.
    karikatür ise şöyledir:
    2 adem ellerinde çantaları işlerine gitmektedirler ve diyalog halindedirler...

    adem1: oradan oraya koştur.. koştur..
    adem2: bu da hayat mı?

    adem1: çekip gitsek
    adem2: bir balıkçı köyüne yerleşsek.

    adem1: bahçede domates yetiştirsek.
    adem2: güneşte kediler gibi yayılsak. (yüzleri gülmektedir çizimlerde)

    adem1: horoz sesiyle uyansak.
    adem2: uzun uzun denize baksak. (bir anlık durup bakışırlar)

    adem1: biz niye yavasladık?

    bu son cümledir ve tırıs tırıs iş yolunda devam ederler..
    (tuatara, 20.01.2009 13:51 ~ 13:53)
  7. maalesef karşılığında hayvan gibi muammele görür ve bir hayvanın önüne atılan artık yemek gibi (köpeğin önüne atılan kemik) ücretlere çalışır.
    (ceyyar kermit, 20.01.2009 13:54)
  8. iki ayak üzerine dikilmesinin hiçbir şeyi değiştirmediğini her an tekrar tekrar ispatlayan insanoğludur.
    sürü psikolojisindeki herhangi bir varlıktan farkı olmayan, sürünün başındakini beslemek için daha bir çaba sarf eden insanoğludur.
    yaşadıklarını kader olarak kabul eden, şartların değişemeyeceğini düşünen, "böyle gelmiş böyle gider" düsturuyla yaşayan insanoğludur.

    insanın düşünen değil, alışan hayvan olduğunun ispatıdır.
    (feklavye, 20.01.2009 14:04)
  9. (nokia şarzı, 20.01.2009 14:12)
  10. (singleton, 20.01.2009 14:51)
  11. yaşamaktaki gayemizi sorgulatan olaydır. gerçi bu kadar çalışmasak mesela haftada 20 saat çalışsak, şu anda sahip olduğumuz refahın önemli bir kısmını asla göremezdik. ayrıca bu durum tek başına bir grup insanın yönetebilceği birşey değil, dünyadaki insanların büyük kısmının eğilimleri sonucu ortaya çıkan bir olgu. o yüzden birilerini suçlamak da yersiz görünüyor ama evet hayattaki amacımız sadece çalışmak değil, hayatın keyfini çıkarmak olduğu için yanlış olan durumdur.
    (uzaylı kertenkele, 22.01.2009 12:29)
  12. durmayı bilmemenin yarattığı fiili sonuçlardan biridir. insanı hayvandan farklı kılan belli ölçüler içersinde kendi hayatına ilişkin kararları verebilmesi ve bu kararlarının da arkasında durabilmesi noktasındadır. ancak çoğu zaman bu olmaz. insan evladı daima ihtiyacından fazlasına yönelir ve ortaya sürekli çalışan bir insanoğlu profili çıkar. öte yandan hayvan gibi çalışmak deyimi sadece şeklidir. gerçek hayatta hayvanlar insanlardan çok daha az çalışırlar. zaten çalışma sadece iş hayvanlarına yönelik bir olaydır ki tüm hayvan alemi göz önüne alındığında çalışan hayvanlar devede kulak kalır. yani bir kısım hayvan, yaşamının önemli bir bölümünü uyuyarak, kalanını ise yemek arayarak ve çiftleşerek geçirir. bu nedenle, 1900 lü yılların başında sanayi devrimi en güzide örneklerini verirken yayınlanan "çalışan insan dinlenen hayvan" makalesinde anlatılan hadiseler bugün içinde aynen geçerlidir.
    (felix ziem, 22.01.2009 16:06)
  13. üniversite mezunu bir genç, iş hayatına başlamadan önce fal baktırmaya gitmiş.
    "on beş sene eziyet cekeceksin çocuğum," demiş falcı.
    "ya sonra? ya sonra?" diye ümitlenmiş çocuk.
    "sonra" demiş,"alışıyorsun."

    emre yılmaz
    (pigme, 24.01.2009 10:49 ~ 10:49)
  14. (zogo, 24.01.2009 10:54)
  15. "eğer yaşamak için çalışıyorsan, neden çalışarak kendini öldürüyorsun?"
    (bkz: the good, the bad and the ugly)
    (görmedimduymadımbilmiyorum, 27.04.2009 23:09)
  16. 2001 krizinden sonra giderek yaygınlaşan çalışan türüdür. tümü pek saygın, pek havalı ve de büyük şirketlerde geçen iş hayatımı 2001 öncesi ve sonrası diye ayırdığımda 2001 öncesinde insan gibi çalışıp, yaptığım işten keyif almam ve de ücret, terfi vs ile karşılığını almam mümkünken, 2001 sonrasında en az üç kişinin yapması gereken işi tek başına yapmak, karşılığını giderek daha az oranda almak, aşırı yorulmak, tükenmek, hayattan zevk alacak zaman bulamamak olarak değerlendiriyorum. aşırı rekabet ortamında çalışanların birbirine kırdırılması da bu durumun üzerine tüy dikiyor. moral bozmak gibi olmasın ama, içinde bulunduğumuz kriz ve sonrasında ise bu durumun daha iyiye gitmeyeceğini de gayet net olarak görüyorum.
    (arapbebek, 15.05.2009 10:49)
  17. normal bir işte çalışan insanoğlunun 1 günü hesaplayalım.

    sabah 09.00'da iş başı yapıp akşam 18.00 de iş bitse 9 saat yapar. öğlen 12.00 - 13-00 arası mola versin bu insan. 1 saat düşelim ordan.bir günde işe ayırdığı vakit 8 saat.

    8 saat, bir günün 3/1dir. yani 60 yaşına gelmiş bi insan 20 senesini çalışarak geçirmiş oluyor.20 sene lan 20! bir de uyku var. bir insan ortalama 8 saat uyurmuş.bir de onu kesersek, bi 20 sene de uykuya gidiyor. yanı 60 yaşına gelmiş biri 40 senesini tamamen boşa yaşamış oluyor. bir de benim gibi tuvalet keyfini uzun tutanlardansanız bi 5 sene de ordan verin. etti mi 45 sene. biz yaşarken ölmüşüz.
    (rushmo, 14.11.2009 01:07)
  18. eskiden söylenirdi: teknoloji geliştikçe insanoğlu daha az çalışacak.

    nah daha az çalışacak!

    (bkz: asgari ücretle günde 11 saat çalışmak)
    (zetina kocamış singerin maskarası olmuş, 14.11.2009 01:14 ~ 01:18)
  19. (bkz: asistan)
    (papazzz, 14.11.2009 01:17)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil