sakin olmam lazım adlı ilk albümü bir hayli başarılı elektronik altyapıya sahip olan kişi, ses tonu, sözler,sakin parçalardaki ani iniş çıkışlar hepsi pek bir güzel olmuş.
aslında klavye çalan ama senelerdir evinde kaydettiği bestelerini "aa niye ben bunlarla albüm çıkarmıyorum" diyerek, piyasaya süren, çok da iyi yapmış kişi.
demir demirkanın klavyecisi olarak tanıdığım müzisyen. hatta sanırsam ilk defa yüxexeste duyurmuştu albüm yapacağını. sırtındaki dövme bombadır ayrıca.
şarkısını dinlerken hep "burnunda et mi var acaba" diye düşüncelere daldığım ucube
edit : son albümünü dinledikçe hasta oldum kendisine. burnunda et filan yok, şahane şahsiyet, müzik dehası, kendi çapında bir idol kendisi. seviyorum ulen!
tabii tabii. aslında albüm direkt arabeskin yandan yemişi, rock müziği de sıyırtmış ama elektronik altyapıdan da emmiş bir tür. ne tür bu? türü bozuk.
diyen şahsiyet
yüxexesdeki canlı performansında birazcık hakan kurşun yorumu sezdiğim şarkıcı. taklit değil tabi yine de tarz diyelim.
edit: hareketleri fred durst'e benzetilmiş ama bana prodigy'den keith'i daha çok andırıyormuş gibi geliyor.saç rengi falan etken olabilir tabi bu duruma.
albümünü bir türlü bilgisayarıma atamadığım sanatçı.böylesine güzel bir albümü insan her dakika dinlemek istiyor ama mümkün değil mi ne? ya da ben mi beceremiyorum.mp3 formatına dönüştürülememesi iyi bir düşünce , korsana karşı.(bkz: copy controlled)
albüm evde kaydedilmesine rağmen stüdyo kaydından farksız.hakan kurşun bey albümü bu haliyle piyasaya sürmekle doğru bir karar vermiş.dinledikçe keşfedilen albümlerden.
ayrıca 31 mart cuma günü studio live'de konseri var.
albümünün adını sakin olmam lazım koyarak kendine gönderme yapan, testament hastası olduğu bilinen, yıllarca demir demirkan ile çalıştıktan sonra kendi albümünü çıkarıp, sahne performansı ile akıllara zarar veren insan.
son kez isimli şarkısı ve klibiyle kendisine olan hayranlığımı iyice arttırmış olan şahsiyet, evin içinde gün boyu "heeerşey biteeer sen mi kaldın bir yalnız" diye bağırma, "this is the nightmare" diye tıslama sebebim.
arkadaşımız, 2006 rock'n coke festivalindeyken, hayko cepkine posterini imzalatmıştır. imzalı poster uzun bir süre annesinin arabasının arka koltuğunda gider, gelir. derken annenin, kızını çığlık çığlığa çağırıp 'kim bu gudubet! niye adın var burada' demesiyle, arka koltukta unutulmuş,sarılı duran poster duvarda kendine yer bulur, anne de her anne gibi durumu kabullenir... (bkz: mutlu son)
şahsen çok da itici bulmadığım (gariplik bende mi?!), bilhassa son kez şarkısını severek dinlediğim performans insanıdır kendisi.