herkesin yapamadığı; yapmaya başlayınca da hayat ile ilgili tüm dertlerin bir anlık da olsa silineceği eylem. hayattaki her şeyin mucize olduğunu idrak eden birey, kendi yaşamının ve soluk alıp vermesinin ne kadar önemli ve şükretmeye değer olduğunu görerek günlük dert ve tasalarından bir nebze olsun kurtularak gülümser. bu gülümseme genellikle terkeden eski sevgilinin yeni sevgilisi ile birlikte çekmiş olduğu ortaköy manzaralı fotoğrafın cep telefonuna mms olarak gelmesi ile sona erer.
nedense itülülerin pek yapamadığı şey.
son zamanlarda nedense içinde bulunamadığımı düşündüğüm hissiyat.
bir afrikalı savanda gezerken bir aslanla karşılaşır. tek başına ve silahsızdır yapacak tek şey koşarak kaçmaktır ve başlar koşmaya, koşar koşar fakat aslan peşindedir, adam yavaşladıkça aslanda yavaşlar, aslan için av bitmiştir sadece yakalamadan önce eğlenmek istemektedir. adam koşar koşar ve bir yarın kenarına gelir, aşağı bakar yar çok derin değilse bile aşağıya atlamak için tehlikelidir. karar zamanı gelip çatmıştır ya bekleyip aslana yem olmak yada aşağı atlayıp şansını denemek, biraz düşünür ve kendini yardan aşağı bırakır, düşerken refleksle bir dalı tutar ve asılı kalır, dalı tutunca bir daha aşağı bakar ki aslan aşağıda onu beklemekte, yapacak bir şey tok diye düşünür ve yukarı tırmanmaya başlar, biraz tırmandıktan sonra dalın tepesinde dalı kemiren fareleri görür, artık şansının kalmadığını anlar yukarı tırmanana kadar fareler dalı kemirecektir ve adamı bekleyen kısa bir düşüş ve ölmez ise aslana yem olmaktır, o arada dalların arasında bir çilek görür kocaman kıpkırmızı, boştaki eliyle çileğe uzanır ve koparır, çileğe bakar o anda çileğin tüm renklerini tam olarak görür, kokusunu içine çeker ve çilekten bir ısırık alır.
ne olursa olsun hayattan tad almak lazım kısa da olsa bizim işte.
öleceğini bilerek yaşamaktır. her şey fazla kafaya takılmaz ya da hiç takılmaz.
ufak şeylerle de mutlu olmayı becerebilmektir
çok basittir.insan yapmayı sevdiği bir iş bulur ki çok seçenek vardır,sonrasında hayattan tad aldığını fark eder.belki de sadece iyimser olmak bile yetecektir hayattan tad almaya.
işten, stajdan veya okuldan eve yorgun gelip yatağına uzanmak. ertesi gün hafta sonu olduğu için kendini müziğe bırakıp uyuklamak, uyanmak; tekrar uyuklamak. önünde az da olsa bir tatil varsa en büyük sıkıntının yarın oynanacak milli maç olması. çok da fazla şey gerekmiyor bazen hayattan tad almak için.
uğraşıp didinip bir türlü başaramadığım eylem.çok net bir şekilde
tat alabiliyorum ama tad dedin mi beceremiyorum arkadaş. poff.
bu duruma ufacık şeyler bile sebep olabilir. önemli olan kişinin hayatın tadını alabiliretisidir. insan bazen çok düzgün ve güzel sorunsuz koşullarda da hayattan zevk alamayabiliyor; zaman zaman da tatsız anlarda olan ufacık bir şey tebessümü yüzüne yayabiliyor.
denizlerde yüzüp gölde boğuluyorsanız hayatın tadını alamazsınız.
bir kapı kapanır diğeri açılır hayat budur önemli olan kapıları açıp kapatmanın tadını almaktadır.
hayatın hiçbir zaman şu an olduğundan daha iyi olamayacağını bilmek ve buna göre hareket etmek.gerektiği yerde geveze içsesi susturabilmek.ve ölürken bile yapılacaklar listemizin dolu olacağını unutmamak.
gülecek şeylerin çokluğu, atılan kahkahaların sıklığıyla doğru orantılı keyif hali.
tad grubunu öldürmek, onları hayattan almaktır.
genelde bir hastalıkdan çıktıkdan sonra, üzün süre kapalı alanda kaldıkdan sonra, kafamı kaşicak zamanım yok tabirini sık sık kullanıp boş zaman yarattıkdan sonra, yaşanın acının zamanla unutulmasından sonra,çok istediğiniz birşeyin gerçekleşmesinden hemen sonra, kendi kendinizi her türlü gördüğünüz börtü böcek v.s gibi ayrıntılardan aldığınız tad, hayat ne güzel denir böyle zamanlarda.
ketçap tadında bir hayat.
*
imkânsız olan şey