insanın hayatında yeniyse alışması çok zor olan şey. "eskiden" der insan, 'eski'yle neyi; bir hafta öncesini ya da bir gün öncesini mi kastettiğini bilmeden, "eskiden ne de çok eğlenirdim şununla
artık neden olmuyo?". en vurucu kelimesi 'artık'tır olsa olsa bu cümlenin, çünkü 'artık' değişimi niteler ve üzer genelde insanı; ortada kötüye giden bir değişimin olduğunu farketmek.
sonra da düşünür belki farketmekten ileri geliyordur bütün dertler, tasalar, sıkıntılar. acaba sürekli "zehemeheee, hacı çok ta$ak adamsın yeeaahah" diyen adamlar gibi mi geçirmek gerekir hayatı?
belki de hiç görmemek, görüp de görmezden gelmeye çalışmaktan daha az acı vericidir der.
sonra "sikmişim yaa aha hatun
online oldu zehehe" der, gider, konuşur eder, uykusu gelir, yatar, uyur, kalkar, yemek yer vs..
sonra da bir gün gelip hayattan ara ara sıkılabilmenin lüksünü yaşadığı, hayattan tekrar sıkıldığı bir anda dalar düşüncelere "acaba?" diye.