bırak dağınık kalsın diye kendini tamamıyla salmış insanlardır. artık uğraşmaktan, bir şeyler için çabalamaktan sıkılmış, düşünmekten, üretmekten, üretmek için kasmaktan, hayattan bıkmış insanların çaresizlik ve bıkmışlık içinde kendini hayatın yaralayıcı akışına bırakışlarıyla oluşan sıfat.
intihar etmez, zira ettikten sonra geriye bırakılmış olan zamanlarını da öldüreceğini bilir. gideceği karanlığın hiçlik olduğunu, görebileceklerini burada göreceğini bilir.
o, diğer taraftaki huriler/nuriler ile şarap akan nehirler aldatmacaları için bugününü satmayandır.
burada görebileceği bir şeyi kalmadığı için intihar etmesi muhtemel insan. zaten burada göreceği bir şey olduğunu düşünse, hayattan beklentisi var demektir.
zaten hayattan beklentisi yoksa, hayatın zorluklarını çekmenin bir anlamı da yoktur bu tipler için.
kendini zamanın akışına bırakmış insandır.
hayat bir nehirse, bu kişi onun kıyısında oturup izler geçip gideni.. belki arada bir yansımasına bakar su yüzeyindeki.. o kadar..
hayal ve umutlarının seviyesini minimuma indirmiştir ya da sıfırı tüketmiştir çoktan..
yeryüzündeki insanların %99unu oluşturan insanlardır. geriye 70 milyon insan kalır. onlar da dünyayı yönetenler, dünyayı yönetenlere yardım edenler ve dünyada işlerin nasıl işlediğini anlayanlar oalarak 3'e ayrılır.
hayatın aslında ne zilli bir aşifte olduğunu anlamış olan insandır. ondan bir şey bekleyeceğine icabında "bir tarafımı keser yerim kasaba minnet etmem" felsefesini benimsemiş olan insandır.
formalite icabı doldurması gereken günleri dolduran insandır. prestij kaygısı da gütmüyodur. rahattır. bişey onu öyle bezdirmiştir ki bundan sonrası anlamsızdır. ne yapsa boştur. bu bilinçtelikle hiçbir şey yapmaz, böylelikle de hayattan birşey bekleme hakkına sahip değildir. işte bunun da bilincinde olan insandır.
bir insanı ayakta tutan beklentileridir. çoğu zaman yarınlarına ertelediği ümitleridir. beklentisi olmayan insan düşmekten yorulmuş ve her şeyi oluruna bırakmış insandır. yaşamın kıyısındadır. gitmekle kalmak arasında yaşamın kıyısında.
daha çok kendinden hiçbir beklentisi olmayan insandır. geçmişe dönük kendi için tüm beklentileri boşa çıktığından artık kendisinden umudu kesmiş bir insandır. aslında mütemadiyen kaybetmiş ve buna alışmış bir insandır. bu tip insanların yaşamlarında dalgalanmalar yoktur, heyecansızlığın,tekdüzeliğin,boşvermişliğin ve durağanlığın düz çizgisine kendilerini umarsızca bırakmışlardır.
hayatta en çok beklediği şeyleri en beklemediği anlarda elde ettiğini fark etmiş insan olabilir pekâlâ. ölesiye bekledikçe kendini yıpratmaktan başka bir şey yapmadığını anlamış, kendini kaderine teslim etmiş, hayat -ki bu kelime kişinin inançları doğrultusunda yerini başka kelimelere terk edebilir- onun için neyi uygun gördüyse ona razı olmuş kişidir.
anlaşıldığı üzere o kadar da yerin dibine sokulası bir karakteri olmayabilir.