1. geçici bir acı ile ilgilidir.. çekilen acı (aşk-ölüm-ayrılık vs.) yüzünden hayat suçlanır ve hemen ona isyan edilir.. neşter hemen hayatın bir tarafına vurulmak istenir.. bunlar geçici şeyler.. burada kişinin en büyük yardımcısı zamandır.. zaman her şeyin değil sizin ilacınızdır.. bazıları aceleye yenilir çünkü..
  2. hayattan bıkıyoruz, bıkmaya hakkımız varmış gibi.. bir tarafta çocuk yaştaki kızlar zorla evlendirilirken.. diğer yanda kadınlar erkek çocuk doğurmadıkları için dışlanırken, ezilirken.. birileri bir yerlerde sellerle, depremlerle, afetlerle boğuşurken.. diğer yandan tüm dünya kuş gribi, domuz gribi gibi bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken.. ortalıkta aidsli milyonlarca kişi ölümü beklerken.. birileri sokaklarda yaşamaya mahkumken.. birileri anne-baba sözcüklerini hayatlarında bir defa olsun kullanmak için canını bile vermeye razıyken.. evet biz bıkıyoruz hayattan.. her gün aynı şeyleri yaşamaktan, aynı kişilerle birlikte olmaktan bıkıyoruz, haklı olduğumuzu düşünerek hem de, hadi birlikte bir kez daha bıkalım..
  3. hayatın insanın umrunda olmaması.

    ruhsal olarak hayatın dışına çıkmakla bir ilgisi olduğunu sanıyorum,
    biyolojik olarak yaşadığın için arada kalma durumu.
  4. çevrende ki insanların mutlu olmasıyla tetiklenebilecek olay, bir türlü mutlu olamayan insan her şey üzerine üzerine geliyormuş gibi hisseder, bunalımın asıl sebebi günlük yaşamımızda karşımıza çıkan moral bozucu, can sıkıcı şeylerin birleşip beynimizde bir girdaba sebep olup yaşamdan aldığımız zevki minimum seviyeye indirmesidir bunlar belki bir sınav stresidir belki kendini topluma kabul ettirememektir ya da diğer insanların hayatını basit bulup kimseyle iletişim kuramamaktır.
    kurtulmanın yöntemi ise kesin olarak bilinememektedir ama insanın karşısına onu mutlu edebilecek şeyler elbet çıkacaktır bu şeylerin ve zamanın yardımıyla bunalım bünyeden atılabilir ve hayattan alınan zevk en üst seviyelere çıkabilir herkezin mutlu olma tanımı farklıdır ama önemli olan her zaman mutlu olmaya çalışmaktır
  5. tecrit edilmiş, depresif bir yaşam tarzının sonunda kaçınılmaz olandır. etrafıma bakıyorum, sabah erkenden kalkma, işe koştur, zate gündelik enerjinin çoğunu emen aktiviteler, akşama sızar gibi kendini atıyorsun ve böyle bir gün daha geçiyor. ne bir heyecan var ne de yaşamaya değer birşey.
  6. eğer dönemsel ya da anlık bi acı değil de hayatın geneline yayılan ve artık çekilmez yapan bi durumsa, yaşarken ölmek demektir. mesela sıkça, "canı cehenneme!" der hayattan bıkan insan, herkese, her şeye, canı cehenneme! çünkü bıkmıştır artık bok olan bişeyleri düzeltmeye çalışmak, eline yüzüne bulaştırmaktan.. canı cehenneme, artık bu hayat ne bok olacaksa olsun ya da yaşansın bitsin kestirmeden, fazla uğraştırmasın.. ama öyle de olmuyor işte, canı cehenneme..
  7. kötü şeyler üst üste geliyorsa hiç iyi şeyler üst üste gelmiyorsa insan hayattan bıkabiliyor.bu sadece ufak bi' örnek.
  8. aslında sevilmemekten kaynaklanır. gündelik yaşamın telaşı, geçim derdi eğer büyük sağlık problemleriniz yoksa göğüs gerilmeyecek güçlükler değildir. insan sevildiğinde güçlü hisseder, yalnız olmadığını anlar, kendisinden başkasını da umursamayı ve sorumluluk almayı öğrenir.

    kısacası problemin özü sevilmemek, birisi tarafından en kıymetli olmamaktır.