• görseller

    • hayata tutunmak
    • hayata tutunmak
    • hayata tutunmak
  1. ille de bir neden aramaktır. oysa o neden tam da yanıbaşımızda duruyorken görmezden geliriz çoğu zaman. tek başına mücadele etmektir çünkü bize bizden daha yakını malesef yoktur. yorulmaktır ve tutunacak bir dal aramaktır, bindiğimiz dalı kestiğimizin farkına varmadan. işte hayat o daldır. öğrendim ki; hayata tutunmak için küçük nedenler yetiyormuş. ve öğrendim ki; o küçük nedenler hep yanıbaşımdaymış.
    öğrendim ki; büyük hayallere ulaşmak için o nedenlerden vazgeçmemek gerekiyormuş...
    öğrendim ki; en büyük hayal kırıklıkları bile hayata tutunma nedeniymiş.
  2. başta hiç sorgulamadan yaparsın bazı şeyleri, sana söylenenleri yapmak hayatını yapay bir dinginliğe büründürür,ve bu seni mutlu eder bi süre . devam edersin, ne biliyim ders çalışırsın köpek gibi-iyi not alırsın- sevinirsin, işe gidersin maraba gibi-iyi yaparsın bunla övünürsün, zamanında ulaşmaya çalıştığın şeyleri belkide elde etmişindir sonunda .ama vakit gelir sorarsın eeh peki ya şimdi? sonra ararsın-değişik bişeyler ararsın ama bulamazsın, bulsanda yapamazsın, beceremezsin, sıçar sıvarsın. bunalırsın. kendine kızarsın,sigaraya başlarsın,alkole vurursun kendini, gelir bunları sözlükte yazarsın böyle.sonunda yorulursun.vazgeçersin sorgulamaktan.seni mutlu eden eski, basit, kendini tekrarlayan, başkalarının mutlu olmasından mutlu olduğun yalancı hayatına dönersin- hayata tutunursun...
  3. sebeptir insanın hayatı tutunmasını sağlayan.. bir sebebi vardır mutlaka herkesin.. bir yaşama sevinci, kaynağı.. ayakta tutan, göğüs germeni sağlayan, bunu da aşarız dedirten bir sebep..

    benim güç kaynağımsa annem.. çocukluğumda hem anne hem baba olup eksikliğini yaşatmadı hiç bir duygunun.. bir babaya ihtiyaç bırakmayacak kadar sevdi beni, birde kardeşimi.. çalıştı senelerce ama anneliğinden mahrum etmedi bizi.. eli hep sırtımda oldu.. savaşırken bir şeylerle hep gücümün kaynağı oydu.. o varken güçlüyüm ben.. o varken anlamlı hayat.. en yakın arkadaşım, annem, babam, herşeyim..
    gücüm o, o varken güçlüyüm..

    şimdi kolunda bir serum yatıyor.. kemoterapiymiş.. lanet bir kansermiş, ön tanısı mümkün değilmiş.. son evresindeymiş artık.. ne kadar kolay telaffuzu, değil mi? son evre!

    sırtımı sıvazlayanlar "güçlüsün sen.." demekten başka kelime bulamazken; ben gücümü yitiriyorum.. güneşim batıyor benim.. güçlü filan değilim.. yaşama sevincim annem benim..

    annemi yitirmenin düşüncesi bile... yok yok öyle bir düşünce.. olmamalı.. beni hayata bağlayan tek dalı kesmesin diye yalvarıyorum günün 24 saati allah'a.. mücize istiyorum..
    sırtımı sıvazlıyanlardan dua istiyorum.. allah'ın beni duyuyor olması umuduyla uyanıyorum her sabah..

    sesini duymak için telefona sarılıyorum.. "seni çok seviyorum.." diyor.. ağrıları çok, konuşamıyor.. hayata hep tek başına göğüs geren, hastalansa bile gık demeyen annemin sesinde daha önce hiç duymadığım bir tını..

    çok acizim.. allah'ım duy sesimi nolur.. annemi alma benden..
  4. hayatta başımıza ne gelirse gelsin yine de yaşamaya devam etmek amaçlı yaptığımızdır, kendin için anne için baba için eş dost için.. kendinden vazgeçmek sevdiklerin için yaşamaktır bazen, bazense o insanlara inat kendin için yaşamaktır.. ölümün anlamsızlığına karşı içinde umut yeşertmeye çalışmaktır..
  5. içinde sönmeyen bir umudun olduğuna işarettir.

    hani sorarlar ya insan ne ile yaşar diye.insan umutla yaşar.eğer umudun kalmamışsa var olmak ızdırabından başka bir hissiyatın tadını vermez sana yaşam.bir bak dersin yaşamak..bize baharın habercisi olarak gönderilen cemre bile yepyeni bir gün doğumu yeni bir umut ve en önemlisi yeni bir mevsimin habercisidir değil mi? işte o zaman senin mevsiminin de elbet vardır bir bahar habercisi.

    içindeki mevsimi dinle ki biz baharı yaşarken sen üşüme.mevsiminin kış olmaması dileğiyle..