hayatta umduğunu bulamamanın neticesi olarak tezahür eden ve tüm yaşama sevincini yok etmeye sebebiyet veren eylem. hayata küsmek biraz da büzük gerektirir, cüretkarlıktır da... genelde çeşitli intihar girişimleri ve ani unutkanlıkla yaşama mutlu geri dönüşle neticelenir.
oyun esnasında hayatın mızıkçılık yapması durumunda verilen tepki.
yaşamı boyunca hayatın kendisine birşey vermediğini görüp mutsuz olmak,hep kırılmak üzülmek ve güvenememek sonucu yalnızlığa itilmek ardından depresyona girip yaşamaktan soğumaktır.
(bkz:
hayattan soğumak)
"life
has betrayed me once again..."
(bkz:
lost control)
(rafael, 11.07.2006 22:54 ~ 22:54)
malum "tavşan"ın rolüne bürünmemek için dahi olsa kaçınılması gereken eylem; eylemsizlik ya da bizzat. belki o "dağ"a karşı konum yine değişmeyecek, ama başka hayvanlara öykünmek gerek. acınılası olmayanlara; inat edenlere, sinir edenlere mesela.
her şeyimizi veren hayat bazen şaşırtıcı derecede müşfik. ama biz verdiklerini değil vermediklerini göz önüne alıyoruz çoğu zaman. hayata küsmek de bazen bunun bir sonucu.
hayat bana bi şeker uzattı, çok tatlı olduğu belliydi. her uzandığımda geri çekti. sonunda istemiyorum şekerini dedim. somurttum, arkamı döndüm; hayata küstüm!
tavşanın dağa küsmesi gibidir. hayat bihaberdir durumdan ve umursamaz da ırmak misali akıp gider yatağında. ölemediğin için ölümün kardeşi olan uykuya verirsin kendini ya da geceyi yaşarsın günün hayat doluluğuna inat. kaplumbağa misali çekilirsin kabuğuna. odanı daha bir seversin. mezardan geniş olsa da yalnızlık sana mezarı anımsatır. yeme içme peryodun düşer. günde bir öğün çok gelir. bazen hayatın peşinden giderisn kırgınlığını anlatmak istersin ama o sana yüzçevirir ve yine dönersin mezarına ölümünü tadmaya...
dışla olan bütün ilgini kesmektir.ve kendi kabuğuna çekilip hayatı oradan izlemeye başlamaktır.
iş hayatı aşk hayatı sex hayatı üçlüsünden herhangi ikisinin kötü gitmesi buna sebep olur.
kendi kendine küsmektir. hayat her insan için, onun dışında yaşayan canlı bir organizma değildir. hayatı kendiniz var edersiniz. sizden bağımsız gelişen çevresel koşullar yok sayılamaz ama etrafınızdak çemberi genişletmek sizin elinizde. hayata küsünce birinin sizi siklemesini beklemeyin, kendi kendinizi sallamadıktan sonra dünya götünüze eyfel bilmem ne.
sizi yaşamaya motive eden hiçbir şeyin olmamasıdır, en iyisi ufacıkta olsa bir ışık bulmaya çalışmak ve onun peşinden gitmektir..
"öncelikle beni bugüne kadar getirdiğin için teşekkürler, şu halde olmamın yegane sebebi sensin.sen;türlü oyunlar,beklentiler,yalanlar...suratıma bir tebessüm yerleştirip tokat attığın, beni yere yıkıp elini uzatıp tekrar çelme taktığın,önüme binlerce yol çıkartıp hepsini engebeli ve dikenli yaptığın,tam pes etmişken umut ışığını yakıp tam umutlanmışken etrafı kararttığın,benden çok şey bekleyip bana hiçbirşey sunmadığın için teşekkürler.yaptığın oyunlarla büyüdüm, söylediğin yalanlarla umutlandım.bugüne kadarmış.bırakıyorum, çıkıyorum bu oyundan.bugün bulutlu ve soğuk bir gün, çıkmak ve kurtulmak için ne güzel bir gün. biliyorum, boş kağıt vermek disiplin suçu.bir şiir karaladım kağıda, buyur:
karlı dağlar, soğuk havalar
üstümdeki hissizlik ne diye var?
sen varsın yine işin içinde
tam ışıkları açmışken yeniden
ürkmem için kestin elektrikleri,hemen
moralim bozuldu şimdi, ilk harflere baksana!
sınavı bitiren çıkabilir mi?"
gibi birşey hayata küsmek, evet evet.
hayatı etkin
* yaşayamamadan kaynaklanan durumdur.insanlara çevreye, hayatınızı oluşturan her türlü olguya verdiğiniz değerin karşılığını alamama neticesinde oluşan durumdur.yalnız, insan bir şey vermeden fazla bir beklenti içerisinde ise haata küsmek yerine kendine çeki düzen vermesi gerekir.
hayat, bir zaman sonra, bizim için bildik, ezberlenmiş, hatta bütün çekiciliğine rağmen kendini tekrarlamasıyla sıkıcılaşmış, bulanık bir maceraya dönüşür.
elimizdeki bu eskimiş, eprimiş, parlaklığını yitirmiş zaman parçasından yeni bir macera yaratamayacağımıza inanırız. geçmişteki hayal kırıklıklarımız gelecekle ilgili hayallerimizi de köreltip soldurur, gizlice küseriz hayata..
(lastrose, 06.03.2008 12:27 ~ 19.07.2008 13:50)
içinden gelen çaresiz sessiz çığlıkları bi senin duyup hiç bir şey yapamamandır..çok derinlerinden gelen acını sözcüklere döküp çarçur etmek istememendir...ruh sızısıdır..ruhun ağrır..ilacı olmayan bu ağrıya dayanılması çok daha fazla acı verir...ruhun parçalanmasıdır....hayata dair ne varsa küsersin işte.....
(derya, 06.03.2008 15:05 ~ 15:06)
hayatın haberi olmaz, negatifsiniz diye herkes size küser, öyle bir başına kalakalırsınız. küsmüşlüğünüz ve siz. yok dahası olmalı; ağrıyan bir baş, can sıkıntısı, ilerleyemeyen zaman. küsmeyin, küstürün madem kötülük yapma niyetiniz var. bu da çok bencilce oldu, tam benlik.
(heidi, 06.03.2008 15:10)
hayata küsmenin ileri derecede olduğunun belirtilerinden biri de; sözlüğe giriş yapıp, boş boş girileri tarayıp, açılan müstesna giri sayfasına amaaan ne giri yazıcam şimdi diyip, çıkıp gitmektir.
kendine küsmektir yaşayacağının farkında olmadığın pek çok güzel şeye sırtını dönmektir. birgün her şey üstüne üstüne gelsede seni küstürsede unutma geleceğin hala olduğu yerdedir. yapmayalım etmeyelim kimse bizden değerli değildir.
sait faik abasıyanık'ın,
dülger balığının ölümü isimli kısa öyküsünde anlattığı haldir.
çarpıtıp bahara uyduralım
nazım ustaya selam sarkıtarak, belki aramızdan birilerine yardımcı olur
şimdi sen hayata küstün diye, hayatın da sana küsmesi şart mı?!
bir türlü becerilemeyen şey. siz ona küstüm dersiniz ne yapar ne eder gene bir şekilde gönlünüzü alır. ve hoop diye siz o kadar nefretinizi, kırgınlığınızı bir anda unutur gene güzel bi rüyanın içinde yaşamaya devam edersiniz. ta ki rüya bitene kadar. ve bu böyle devam ede ede ölüme kadar sürer gider.
dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış durumu.
çok pis bişey lan. sen küsersin o seni siklemez bile. o kadar psy trance dinlersin yine boşaltamazsın kafayı. ama zaman herşeyin ilacı oda olmasa hep küs kalırsın