hayat tercihlerimizden ibarettir   

adana çık aradan

  1. bu önermeyi yapan sevgili arkadaşa öncelikle:
    "vazonun kırılacağını nereden bildiğimi mi merak ediyorsun yoksa seni uyarmasam yine de vazonun kırılıp kırılmayacağını mı?" diyen kahinimizin sözlerini hatırlatırım.(bkz: matrix)
    zira burada kader anlayışının ne kadar farklı olabileceği gerçeği belirtilmektedir. (varsa)tanrı sadece olacakları bilmekte midir yoksa bizzat etkilemekte midir. etkiliyorsa zaman boyutundan bağımsız olması gereken (onuda yarattığına göre..) ne zaman etkilemektedir. tabiki çoktan...uups başa döner...

    diğer şıkkı düşündüğümüzde varoluşun bir tanrı temasından bağımsız geliştiği kabullenirse aslında sorunu anlamak kolaylaşır. ama anlatmak uzun sadece şu örnek belki fikirlerimi anlatmaya yardımcı olur. aç bir aslanın bir antilobu yakaladıktan sonra yememe seçeneği varmıdır? duyguları ihtiyaçları kişiliği matematiksel olarak ifade edebildiğimizi düşünün ve bunun bir denkleme döküldüğünü öyle bir denklem ki bir davette tanıştığınız esmer uzun boylu küçük göğüslü ince bir espri anlayışı olan hanımefendinin mi yoksa havuzda gördüğünüz sarışın orta boylu hafif balık etli ve futboldan anlayan hanımefendinin mi pervanesi olacağınızı bize göstersin....

    tercih diye bişiy yoktur sadece varmış gibi görünür...
    (elvis, 20.09.2007 11:03 ~ 11:04)
  2. tercihleri kendimiz belirleyemediğimiz için doğru sayılır fakat istanbuldan erzuruma mı, izmire mi gideceğimizi biz seçemeyiz ancak bizim için seçilen zorunlu hedefe doğru olan yolu -belki- kendimiz seçebiliriz.
    örnek:
    erzuruma gitmek istiyorum ama mecburen izmire gidiyorum ama izmire yalova tarafından mı, bandırma tarafından mı gideceğimi belirleyebiliyorum; bu şimdi erzurum olan tercihimi gerçekleştirememek mi, yoksa tercih etmediğim izmire gitme yolumu tercih edebilmişlik mi?
    (anka, 31.10.2007 10:18 ~ 10:18)
  3. sıkıştırıldığımız dar aralıkta ifadesi ile tamamlanırsa doğru olacak olan önerme.
    (arapbebek, 31.10.2007 12:52)
  4. yanlış önerme.
    darfurlu çocuklar, savaş olmasını tercih etmediler.
    somalili anne, açlıktan bebeğinin ölmesini tercih etmedi.
    john lennon, evinin önünde başına kurşun yiyerek ölmek istemedi.

    hayatta çoğu şeyin iyi veya kötü biçimde ilerlemesi elimizdedir. oturup mıy mıy mıy şikayet edeceğimize kalkıp bir şeyleri değiştirsek, buna cesaret etsek, herşey daha güzel olabilir.
    fakat hayatımızı yönlendiren birçok dış etken olduğunu da unutmamamız gerekir. bizim elimizdeki tercih imkanı, ancak bunların ne derece etkili olduğuna karar vermemize izin verir. ama bu da çoğu zaman mümkün değildir.
    (three hours, 31.10.2007 13:10 ~ 13:11)
  5. (bkz: kelebek etkisi oluşturan ayrıntılar)
    (anka, 05.02.2008 12:30)
  6. öyle bir şey olsaydı ben var olmazdım, varoluşum bile benim tercihim değilse, ne yaşamı ne tercihi sözünü ettiğiniz?
    (a horse a horse my kingdom for a horse, 05.02.2008 16:26)
  7. eşitsizliklerin olduğu yerde tercihlerden bahsetmek olsa olsa en saf hali ile polyannacılıktır. hayatın özünde denge vardır. hayatta her alanda tutturmak gerekir dengeyi ama hayat, bilinmeyenlerinin sayısı bilinmeyen bir eşitsizlikken sanırım dengeden de bahsetmek ancak saf dilliliktir.
    (memento, 05.02.2008 16:34)
  8. bütün genellemeler yanlıştır

    bu yüzden bu önermeye de biraz rötüş yapıp nispeten daha doğru bir hale getirmeliyiz:

    hayatımızın büyük bir kısmı tercihlerimizden ibarettir
    (gomünüst, 05.02.2008 17:09)
  9. dikkatlice üfürülmesi gereken aforizmadır. yerine göre motive edici yerine göre çok fena sinir bozucu olabilir.

    illa birşeylerden ibaret olacaksa hayat, "doğumdan ölüme kadar geçen zaman diliminde yaşadıklarımızdan ibarettir" demek daha doğrudur. "tercih etmek" çok iddalı bir laf bu durumda, zira her tercih bilgi sahibi olmayı ve etraflıca düşünmeyi gerektirir. bu laf, her seferinde etraflıca düşünüp karar verdikten sonra harekete geçiyormuşuz gibi abartılı bir izlenim yaratıyor veya böyle olması gerektiğini ima ediyor. bu doğru değil, böyle bir şey mümkün de değil. bunun böyle olmadığı, beş yaş üzerinde olan herkes için tecrübe ile sabittir. sıradan bir insan için hayat çoğu zaman ezberlerden ibarettir. belki de asıl mesele neyi ezberlediğimizin veya ezberlemekte olduğumuzun farkında olmaktır.

    bundan ötesi duaya girer. ona ben karışamam, o sizinle allah arasında bi şeydir.
    (nikmikyok, 05.02.2008 18:16 ~ 18:30)