hayat okeye dönerken bir per yapamamak   

adana çık aradan

  1. baro odasında oturuyorum.
    dışarıda bir yerlerde, bir ağaç yapraklarını döküyor.
    bağcılar'da konfeksiyonda çalışan kız bir yandan işini yaparken diğer yandan iş arkadaşları ve kral fm çalışanları için istediği şarkının radyoda çalınmasını bekliyor
    van'da genç bir adam heyecanla kendisini istanbul'a getirecek otobüsü bekliyor
    istanbul'un o büyüüük otogarında yaşı belli değil yorgun bir adam, kendisini köyüne götürecek otobüsü bekliyor.

    ben baro odasında oturuyorum...icra memurunu bekliyorum...

    pencereden, karşı binanın ikinci katında camları silen kadını izliyorum. ohh ne güzel birazdan iş bitecek, yapacak kahvesini, geçecek tv'nin başına, kocası tarafından terk edilen kadınlara üzülecek, haline şükredecek. o kadının yerinde mi olsam derken, cam kenarına koyduğu kova devriliyor, ona engel olayım derken elindeki bezi aşağıya düşürüyor, her yer ıslandı, parkeler kabardı. yok yok bu da zor zanaat diyorum, vazgeçiyorum.

    ben memuru beklemeye devam ediyorum. fena halde kandırılmışlık hissi doluyor içime. bu his ilk olarak otuz küsür tc damga pulunu yalamak zorunda kaldığımda doğmuştu içime.

    bekledikçe kandırılmışlık hissim artıyor. bildiğim bişey var insan bu kadar bekletilmemeli. esaret altındaki tüm düşüncelerim firar ediyor. dışarda hayat okey dönüyor ben daha bir per yapamadım diyorum. bu böyle gitmez diyorum, bişey yapmalı diyorum.

    memur geliyor, işime gidiyorum. neyse diyorum.

    bir "aslında" ile başlayan, bir de "neyse" ile biten sözlere inanmamak lazım biliyorum.
    (çay sigara, 22.12.2007 02:14 ~ 01.11.2008 02:37)
  2. eli bozup, çifte gitmek gerekir.

    evlilikte keramet vardır derler.
    (hansvoralberg, 22.12.2007 02:19)
  3. aslında;
    çok ciddiye alınmaması tavsiye edilen bir durum, rahmetli dedemden kalma bir alışkanlık olsa gerek.
    hayatın okeye dönmesi, onun bitip senin üzerine tur bindirdiğine ve etrafında gerçekleşenlerden dolayı bir bok yapamadığına yani bir nevi etkisiz eleman olmana alamet ise üzülme sakın. zaten istesen de yapamazdın. hayat çok zeki insanların başarılarıyla dolu değil, sadece şanslılara denk gelmiş tesadüflerle dolu.
    neyse.
    (sürrealist, 22.12.2007 02:46)
  4. hayatın mars etmesi gibi bir şeydir. üstelik zar da tutar.
    (bkz: hayat mars etti)
    (zinzoline, 22.12.2007 10:35)