|
|
- hayatın her alanında dikkat edilmesi gereken bir nokta. "hayat harcamak değil yaşamak içindir."; alışverişte hoşlandığımız ve alabileceğimiz şeyleri mi yoksa kendimize gerekli olanları mı alıyoruz? evimize yiyebileceğimiz kadar mı gıda alıyoruz yoksa aralarında yiyemeyeceğimiz ve çöpe atacağımız olanlar var mı ?
zamanı harcıyor muyuz yoksa yaşamak için mi kullanıyoruz? bu sorularla başlayan yaklaşım hayatı gerek kendimiz gerekse yakın ve uzak çevremiz için daha yaşanılır kılabilir.
zira hayat, harcamak değil yaşamak içindir.
(bkz: bugün dünya için bir şey yapmak)
- 'hayat kendini yıpratmak için değil kendi varlığına sahip çıkmak içindir', 'hayat kapitalistlerin oyun masalarındaki senaryosu değildir' demek geldi içimden, bu manidar hayat tanımına karşılık. bugünün değerini bilmeyip de yarını şimdiden nasıl harcarım olasılıklarını düşünen, kuşkularla yaşayan biri için hayat acılarla doludur. hayat her halükarda her anıyla yaşanılmayı hak ediyor, yanına da senin huzurunu bozmayan kişileri verdiğinde daha da sevecen yapıyor insanı. kötü olanı defedip iyi olan taraflarını, huzuru görene bengi mutlulukla yaşanabilirlik katıyor, geri kalanı da ya derinlerde rus ruleti oynatıyor ya da yazı tura atarak yön vermesini sağlıyor. velhasıl, ki ucu boklu değnekte sallandırıyor.
bir de şöyle bir aforizma geldi aklıma, ümit etmek adına; ümit kötülüklerin en fenasıdır zira işkenceyi uzatır.
- günümüz şatları yaşamak için harcamak gerektirdiğinden (para,zaman,insan vb..) ve bu gerçeği asla değiştiremeyeceğimizden kelli fazla umutlu bulduğum başlık.
- hebele hülebele... bayağı bir söz. harcadığımız zamanda yaşamıyor muyuz sanki. birşeyleri harcarkende öğrendiğimiz farkında değiliz. uğruna harcayacak bir hayat varsa harcayacaksın. görüşün için, düşüncen için, sevdiklerin için, yaşadığın dünya için...
ne demiş özdemir asaf üstad;
bir seviyi anlamak
bir yaşamı harcamaktadır,
harcayacaksın...
|