her insanın bir ara kurduğu cümle. genellikle kurulur kurulmaz bozulmasıyla meşhurdur.
"herşeye rağmen" diye devam ettirilesice cümle. evet herşeye rağmen güzeldir, hoştur, hiç olmamasından iyidir, kötünün iyisidir.
(subuo, 27.03.2006 00:17)
sigara içiyorum, melankoliğim, sevgilim uzaklarda, herşey boş. ama nedir? hayat güzeldir. bu bir dert dökme değildir. gerçektir. kişisel değildir. gerçektir. hayat güzeldir. biliniz. gülünüz ağlayınız.
brt'de ve daha sonra da tgrt'de iclal aydın'ın sunduğu program. aynı zamanda iclal aydın'ın yazdığı kitabın ismi.
genelde insanların yaşama hakları ellerinden alınacağında daha bir bağlanıp kullandıkları söz öbeği.
(bkz:
bir ay ömrünüz kaldı)
hayat çok güzel ama
güzellik tacı yok
hayat çok güzel ama
zenginlerle çıkıyor
hayat çok güzel ama
gösteriyor gösteriyor vermiyor
hayat çok güzel ama
en fazla bir kere yaşanıyor
*
hayata dönüş operasyonunda, kendini öldürmek isteyen mahkumlar için(ölüm orucu) polisin ve bilumum aydınların söylediği replik..
hayat güzelmiş
hadi ya sahiden mi
(bkz:
ece temelkuran)
(bkz:
ne anlatayım ben sana)
perşembe günü
show tv'de başlayacak olan dizi.başrolde gördüğüm kadarıyla
cem davran bulunmakta.
merve sevi de dikkatimden kaçmadı.
hayat güzeldir. kurabiye canavarının ya da kurbağa kermitin ağzından çıkmamış ki bu cümle. bazen boş, gereksiz, varışsız-hepsine eyvallah. ama her şeyi topladığında çıkarttığında kısacası yaşadıklarını bir kefeye koyduğunda... için rahatsa hayat gayet güzel. hayatın en güzel yanı zamanın her şeye çözüm bulan kayıtsızlığı. zaman sizin kim olduğunuza, yaşadıklarınızın ağırlığına bakmadan akıp gidiyor ve gün geliyor ne kadar şanslı olduğunuzu anlıyorsunuz bir kez daha, üst üste, aralıksız.
9 yıldır arkadaş olduğum, en yakın dostunuzun uyuşturucu kullandığını kendi ailemden ayırmadığım ailesine söylemiştim. 4 yıl önceydi. o kadar zaman geçmiş ki üzerinden... o kavgalar, tehditler, uzun karlı gecelerde oturup gözyaşı dökmeler, en yakın dostu kaybetmenin can acısı... ilk başlarda mecburen biraraya gelindiğinde iki tarafın birbirini yok sayması.. oysa bugüne bakıyorum. 5 dakika öncesine. yine aynı hayat, yine aynı dostluk. evdekilere haber vermeden lunapark'a gitmek, sıkılınca oturulan çocuk parkında veletleri indirmek salıncaktan, çok gülüp çok şey paylaşmak. belki kimseyle bu kadar açık ve dürüst konuşamayacağın şeyleri anlatmak ve rahatlamak. hayat güzel, sandığımızdan da güzel çoğu kez. görüp görmemeyi biz seçiyoruz sadece.
hayat öyle güzel ki doğumundan beri öz kardeşiniz gibi yetiştirdiğiniz çocuğun, 10 dakika evden çıktığınızda yana yakıla sizi arayıp bloguna yazılan yorumları okuması, kızması, "nolur çabuk gel, biz de bir şeyler yazalım." demesi. o masumiyet, sizi görünce boynunuza anlatması.
hayat çoğu kez bizim fark ettiğimizden güzel. yıllar önce bayramda size getirilen baklavayı, alıp kankanızın ailesine götürmenizi, oradan hep birlikte dayılara götürülüşünü hatırlamak (herkesten habersiz açıp yemiştik yarısını, öyle yarım kutu gitti hediye olarak). zamanın izleri silememesi, ne çok şey yaşandığını hem hayretle fark etmek, hem hepsi için şükretmek.
bir ay önce çok canınızı yakan bir şeyi, bugün gülerek anlatmak ve pişmanlık duymamak. bilmiyorum, şu an hayatın güzel olduğunu fark ediyorum. zamanın ve hafızamızın bize birer hediye olduğunu, istersek bu hediyelerle hayatımızı zindana çevirebileceğimizi-ama yine istersek ve çoook çabalarsak hediye dediklerimizi kutularından çıkarıp kullanarak mutlu olabileceğimizi. polyanna değilim, olmadım da hiçbir zaman, yine de hayat güzel. sahiden. bana inanırsanız size hediyeler veririm kendi dünyamdan. "hadi ordan." demeyin canım, sadece akışını düşünün yaşadıklarınızın. her şeye karşın güzel değil mi?
evini bir davet sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan bir çok arkadaşın var demektir. faturalarını ödeyebiliyorsan bir işin var demektir. pantolonun biraz sıkıyorsa aç kalmıyorsun demektir. gölgen seni izliyorsa güneş ışığını görüyorsun demektir. otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan yürüyebiliyorsun demektir. hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan konuşma özgürlüğün var demektir. yanındaki adamın sesinden rahatsız oluyorsan duyuyorsun demektir. camları silmen, çatıyı onarman gerekiyorsa bir evde yaşıyorsun demektir. doğalgaz faturan yüklü geliyorsa ısınıyorsun demektir. yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa yığınla giyeceğin var demektir. çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa yaşıyorsun demektir. aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa o gün üretici olmuşsun demektir. ve tüm bunların farkına varabiliyorsan mutlusun demektir dolayısıyla mutluluk; sorunsuz bir yaşam değil, onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir...
(bkz:
laedri)
(vgarter, 06.11.2008 20:21 ~ 08.02.2009 13:24)
hayat yitirilmişliklerle dönüşsüz bir yol gibidir...yolun uzunsa yaşayacaksın bi çok kez daha yitirilmişligi gocunmadan, her yitirilmişlikte bir başlangıçtır, her başlangıç bir varoluş çabasıdır geleceğe... hayata ve yitirilmişliğe inat gülünmelidir en içten kahkahalarla......yani en azından çabalamaktır.... keşkesiz bir hayat dilegiyle hayatta varolan veya varolma çabasında olan herkese.....
hayat hayat, sevmektir,
hem de herşeyiyle.
arkadaş olup yağmurla şemsiyeni açmadan
saklamadan gözyaşlarını sağanak olmak
ya da ağlayıp gizli gizli,
isli ellerle silindiğinde yüzde kalan kara bulutlardır.
ideallerin için azimle savaşmaktır,
varını yoğunu tüketmektir onlar için
ve peşinden koşarken bazı şeylerin,
fedakârlıkları amaç yapmamaktır.
sadece bahar değil,
yazdır kıştır,
geride bırakarak geçmişi,
vazgeçebilmektir bazen.
koşturup da kilometrelerce ulaştığın zaman denize
yosun kokulu rüzgarın terli vücudunda valsi,
kayan yıldızın gökyüzünde kıvılcım olup
alevlendirmesidir yüreğindeki ateşi.
dört mevsimli bir iklimin içinde,
onca yokuşu çıktıktan sonra,
inişte bırakıp iki elini
uçmaktır bisikletinle özgürlüğe.
öğretmen için küçük bir parmağı havada görmek,
doktor için hastasını iyileştirmek,
anne için kızının saçlarını taramak,
aşık için yarin bir anlık gülümseyişidir.
bazen korkmaktır ölümden delicesine,
yarın da gündoğumunu görebilsem demektir
ya da kaldırdın mı avuçlarını alnınla yerden,
o’na ölüm kadar yakın olmaktır.
yaşamaktır, yaşamak zorunda olmaktır,
kavga etmektir onunla bir ekmek için
ölmektir, hem de duraksamadan
sevdiklerin için, sevgilin için, vatanın için.
hayat, sevmektir,
hem de her şeyiyle.
minicik yüreğinde yaşatsan da
yaşayamadıklarını
esiri olsan da korkularının
ve mahkum olsan da
bir delinin göğüs kafesinin içinde
hayat güzeldir.
güzellik, iyilik ya da kötülük gibi kavramların kişiden kişiye değiştiğinin kanıtı olan kısa cümle.