|
|
- nasıl şekil verirsen o şekle girer. bazen yumuşar; cıvık cıvık olur, istediğin hale getirmekte zorlanırsın. bazense sertleşir, hiçbir şey yapamazsın. onun kalıbına uymak zorunda kalırsın. işte en kötü noktası da burasıdır. onun için ne çok fazla oynamak ne de oynamamak gerekir kendileriyle. ara sıra bir çöp ali yaparsın, yanına da ayşe'yi yaparsan yalnızlığını bile giderebilirsin.
(bkz: oyun hamuru)
(bkz: mağrur hayatlar)
(bkz: ben nerde yanlış yapıyorum)
- bazen mayası tutmayabilir. renkler karışır, şekil veremezsin. hayat bir oyun hamuruysa eğer, sende iyi bir mimar olmalısın.
- hayat bir oyun hamuru gibidir, fakat tek farkla; her zaman istediğin şekil ortaya çıkmaz.
kafanda oluşturduğun şekil ne olursa olsun, onu inşa etmek istediğinde, bir bakarsın ki, aslında düşündüğünden çok farklı bir şekil ortaya çıkmıştır.
- iyi bir hayatınız varsa (play-doh) ne kadar karmaşık yaşasanız da sonunda hepsini birbirinden ayırabilirsiniz. üstelik güzel kokar. kötü bir hayatsa yaşadığınız (3 parça kırtasiye oyun hamuru) dikkatli olmak zorundasınız.
- hayatın içindeki anlardır oyun hamuru olan. şekillendirmek, ne yöne gideceğini belirlemek, bittiğinde güzel veya kötü diyebileceğiniz bir eser olmasını sağlamak sizin elininizdedir. ancak yaşadığınız anın öncesini* artık değiştiremediğinizden ve yapabileceğiniz bir şey olmadığından çelikten farksızdır.
- (bkz: @1098038)
- diğer taraftan bakınca: oyun hamuru hayat gibidir...
- hayat içine haylazın birinin dikenler doldurduğu bir oyun hamuru gibidir olmadı doğrusu.
- hayatımın yönetmeni olamadım, ama hayat beni çok güzel yoğurdu. içimde sevgi turuncusu, iyilik beyazı, mutluluk pembesi, maneviyat yeşili varken beni kendi teknesinde bencillik siyahı, umursamazlık moruyla bir güzel yoğurdu. ve iyice şekil almak için dinlenmeye bıraktı. hayat sözlüğünde kendimi ararken, suskunluğum anlamsız tartışmalara gebe kalırken, elimden bir şey gelmiyor.
dinleniyorum, ruhuma eş, anlamlı cümleler arıyorum.(te5ir, 24.04.2007 04:02 ~ 04:04)
|