hayat ve
ölüm... doğduğumuz gün ruhumuza verilen bir candır hayat. bir başlangıç... birşeylerin sebebi...bir merak unsuru, heyecan... ölüm ise bir
son... ama asla bir
sonuç değil... başlangıç ve son arasındakilerdir anlamlı olanlar. o da bizim
yaşamımızdır. bize has... kalın ya da ince kendi kitabımız... yaşarken zevk alır, yaşadığımız süre boyunca orgazmı tadarız. ölüm acıdır. ölüm arzulanmaz... ölümün
tekrarı fantezilerimizde yer almaz.
sevişmeve
boşalma... bir sözle başlar bazen herşey, küçük bir dokunuş... kalbimizden bacaklarımıza kadar akan, içimizi gıdıklayan bir dürtü... bir sıcaklık çeker vücutları, sevme isteği uyandırır insanda. bir tarafın boşalmasıyla sevme biter. o sevme anlarıdır insanın aklında kalanlar. ve sevgimizin doruk noktasında yaşadığımız ve yaşattığımız anlardır sevişmenin sonlandığı anlar. bir sonuç vardır bu sefer. ama son yoktur. tekrardan yaşanacaktır. ve tekrar takrar yaşansa da tadına doyulmayacak olandır. bu yüzden hayat tahrikdir, sevişmedir, boşalmadır. ölüm, ancak sevmenin olmadığı bir sevişme için kullanılabilcek olan tabirdir.