belki ilginizi çeker
  1. · osururken popo yanaklarını kavrayıp açmak
gündem
  1. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  2. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  3. · yeşim salkım
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  6. · kemal kılıçdaroğlu
  7. · ugg
  8. · kırmızı sütyen
  9. · seni seviyoruma alternatif cevaplar

hayatın kanıksanmış durağanlığına bir son vermek  

  1. msn'e konan biçare bir away mesajı...
    (wondrous, 29.08.2006 23:00)
  2. google trends'e göre kişinin istediğinde hemen yapabileceği olay...

    sınırsızsınız veya sınır sizsiniz abi.
    (wondrous, 29.08.2006 23:07)
  3. 1,5 iskender yiyince oluyo bu olay. ister istemez.
    (snitch, 29.08.2006 23:27)
  4. depresyondan çıkmaktır.
    (sunflower, 29.08.2006 23:28)
  5. hayatına bir adet esin ve bir adet elif sokmak ve onlara takılmak*
    (sorunsal, 29.08.2006 23:29 ~ 23:29)
  6. (bkz: kızgın kumlardan serin sulara atlamak)
    (chicaloca, 29.08.2006 23:30)
  7. (bkz: sözlük ben çok farklıyım)
    (lefteyenine, 29.08.2006 23:33)
  8. bir martının üreme sistemini sevmek, onu özümsemek ezberlemek ve gagalamaktır.
    (lefteyenine, 29.08.2006 23:41)
  9. marakeş'in ana caddelerinden biri, saat 15:45. ingilizce kursundan dönen kızlar "singing in the rain" şarkısını söylüyorlar. ellerim patlayana kadar alkışlıyorum, "durun!" diyorum, "durun bakın etrafınıza ve hayatınızın kanıksanmış şeyini bir şey edin". gülüşüyorlar, gözlerim doluyor. hepsi adeta bireysel hayat simyageri, bakışlarıyla değeri ölçülemeyecek dersler veriyorlar bana. beşi beş kuruştan beş yumurta satın alıyorum her birinden, mutluluklarına mutluluk katacak, küçücük önemsiz bir el veriş, bir güvercin kanadı. marakeş güneşinde yanmış bacaklar, am, göt, meme. açım.
    (iki blok otede, 29.08.2006 23:47)
  10. aslında şu sıralar pek de yapılamayacak olan şeylerdir.
    çünkü hepimiz farkında olmaska da başkalarının üzerinde söz geçirdiği başkalarının güdümünde olan hayatı yaşıyoruz.
    her günümüz bir diğerinin benzeri.ya oyuncular değişiyo yaşamımızda ya da mekan.yapılan bir çokşey bir önceki veya sonraki günün aynısı.
    hayatın bu durağanlığından kurtulmak;buna son vermek hayatımızı yönlendirenlerin elinde değilmi?
    şimdi bunu okuyan herkes diyecek beni kimse yönlendirmedi.şöyle dönüp baksanız anlayacaksınız ne kadar çok insan etki etmiş size.
    hayatın durağanlığından kurtulmak ya intihar etmektir;ya da hayatınızda söz sahibi olanlardan kurtulmaktır.
    ya da hayatı bu şekliyle kabul etmektir.
    insanoğlu bazı şeyleri değiştiremez ve hayatındaki durağanlık da bunlardan biridir belki.hatta teki.
    eğer birisi gerçekten bu durağanlıktan kurtulmanın biryolunu biliyorsa açıklaısn bunu. hayatımızda birileri söz sahibi olduğu sürece kısıtlamalar olduğu sürece bu durağanlıktan bu sıkıcılıktan nasılkurtulabiliriz.
    gitmek istiyorum çok uzaklara;benim ben olabilceğeim tek yere gitmek istiyorum.
    (clompi, 25.03.2007 21:51)
  11. haka dansı yapmaktır.
    (gitaristkaptan, 25.03.2007 22:19)
  12. küçük şeylerden mutlu olmayı başarmaktan geçiyordur belki de, apaçık ortada ki "hayat" her zaman kocaman şeyler getirmeyecektir mutlu olunması için, hatta ve hatta usandırmaya dahi çalışacaktır bazı bazı, kanımsamamak lazım hayatın durağanlığını; zaman ilerlemektedir, her geçen saniye, bedeni daha bir yaklaştırmaktadır son kullanma tarihine; bu bile tahmin edildiği kadar durağan olmadığını göstermez mi hayatın?

    dipnot: (@1392089) hayal kurmak güzeldir...
    (why georgia, 27.04.2007 04:29)
  13. (bkz: kanıksanmış testis) *
    (bkz: mastürbasyona durağan bir son vermek) *
    (lefteyenine, 27.04.2007 04:35)
  14. diğer günlerden farklı eylemde bulunmuş kişinin edebiyatı kullanarak gününü tanımlarkenki süsleme cümledir.
    (gone with the sin, 27.04.2007 04:38)
  15. çamaşıra düşman, lekelere dost olmaktır.
    (easy company, 27.04.2007 09:08)
  16. sürekli kafana taktığın rahatsızlığından dolayı haftasonlarını evde geçirmeye mecbur kalmışken, pencerenin kenarından süzülen güneş ışıklarının cıvıltısına ve coşkusuna daha fazla dayanamayıp ve "eee sokarım böyle miskin hayata, ölünce zaten yatacaz sonsuza kadar yerin altında" anafikriyle kendini gaza getirip izmit'teki kankanın yanına gitmek üzere bir anda yattığın yataktan kalkıp kendini yollara atmaktır. ilk başlarda insana muhteşem bir özgürlük ve herşeye karşı bir boşvermişlik duygusu verse de; hareme gidildiğinde tüm arabaların dolu olduğu öğrenilip gitmekten vazgeçme ve tıpış tıpış o kanıksanmış duraganlığa dönmeyle de sonuçlanması yadsınamaz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.
    (moonman08, 27.04.2007 09:24)
  17. +hayatın kanıksanmış durağanlığına bir son vermek istiyorum.
    -olabilir, tabii.
    +hayır o değil de örtündüğümüz bu gri bulutların patlamasını çok istiyorum ve pörtletircesine gözlerimi ondan alamadan ayrı ayrı görmek istiyorum gökyüzüyle olan tandansını.
    -çok değişik.
    +kalbur üstü zamanların ele avuca bırakacağı neyimiz kaldı ki, hep aynı terane değil mi?
    -sana söyleyecek duygusal birşeyim yok, odunum ben!..
    +orospu!!
    -olabilir, tabii.
    +ver paramı soğudum ben.
    -siktir lan!!
    (alkolikikon, 11.09.2007 00:23 ~ 14:22)
  18. (bkz: yadsınamaz yaşanmışlık)
    (thedewil, 11.09.2007 00:25)
  19. (bkz: başlık açmak için kasmak)
    (maia, 04.03.2008 19:15)
  20. çocukken arkadaşlarımla tüf tüf oynarken, alt dönemlerden birçok kızın kafasında yumurta patlatırken, ağaca cıkıp diğer ağaçtakilerle yaptığım yoğurt savaşlarında hiç farketmiyordum kanıksanmışlığı, durağanlığı. hayatın bir tanımı bile yoktu. sadece gülüp eğleniyordum. evet şimdi durağan. kanıksadığım birçok şey var. ama şimdi dışarı çıkıp teyzenin birini kovalasam, erik ağacına çıkıp erik toplasam gene kar etmiyor. farkındalığım artmış. buna son vermek için benim gibi farkındalığı artan, kanıksamış insanlarla bişeyler yapmam lazım. geniş bir alana yayılmalı enerjimiz ve ben hep o dairenin içinde olmalıyım. aynı çocukluğumuzdaki çoğu oyunda olduğu gibi o halkayı oluşturabilmek lazım. yoksa ne buralardan başını alıp gitmek, ne de kafama sıkar giderim deyip vazgeçmek. hiçbiri çözüm değil...
    (tonguç, 04.03.2008 19:33)
  21. önemli bir iş toplantısında içinden geldiği gibi yüksek sesle şarkı söylemek.
    (gwaihir, 04.03.2008 20:22)
  22. beyinsel enfaktüslerden firar eylemek için cepheye hareketlilik getirmektir,
    renkkörleriyle dertlerini paylaşmak penguen beslemektir,
    prokaryotik imgelemlerin ıspanağımsı devinimlerini bir kalemde konsensusa gömmek, kendi bağımsızlıklarını ilan etmelerine izin vermektir,
    arı mayanın konduğu çiçeklerin polenlerini tuzluğa doldurup, ekmek arası baklavaya boca edip tatlandırmaktır,
    yetmezse toplanılan tüm çocukluk boncuklarını bir gökdelene çıkıp aşağıya boşaltmaktır ley ley lümü lümü leyi söylerken ve kınamazken gülseren(miydi)i ve bunu yaparken de bir yandan ayakparmaklarına sıkıştırdığın balık aromalı krakerlerle kargaları beslemektir,
    hayatın kanıksanmış durağanlığına son vermek dostlarım...
    aynaya bakıp kendine şaşırmaktır esasında,
    mitokondrinin çift katmanlı zarına öykünmek, golginin tek zarlı haline şükretmektir,
    flash bellekleri denize dökmek, disketi biçimlendirip 4 tane dosya yüklediğinde dolmasına şaşırmak ve köpürmek,
    kahveyle espressonun farkını anlamayan tek kişi olduğunu sanmayıp "nerde lan bunların farkı?" diyebilmek,

    ve belki de bir yarasanın kanadına asılıp mağara yaşamını tecrübe etmektir...
    (sitra achra, 04.03.2008 22:44 ~ 22:45)
  23. bir anda geliveren bir sıkıntı diye tanımlamaya çalıştığımız oysa geleceğini çok önceden sezdiren bir kasvetin ağırlığına hazırlanan yüreğin batışlarını en çok hissettiren, nedense geceleri çokca gelen, bazen kalabalık içindeyken söylenmiş pek mühim olmayan ama sonradan zihni epeyce kurcalayan bir sözcüğün verdiği iğreti, görünüşünden tadını tahmin etmeye çalıştığın yemeklerin verdiği tereddüt gibi belirli sürelerle kendini aksettiren bir durağanlığı kesip atmak... bacağı sokmuş bir yılanın zehrini tükürüp atmak gibi... kabuğunu bir türlü koparmaya çalışamadığımız bir yara gibi... ete yapışmış bir yara... altında sulu kırmızı ve beyaz yuvarlar... gözleri kısıp, yavaşca kopardıkça acıtacağını bildiğin için hızlıca çekmeye karar verdiğin ve kopardığın yaran.. önce kanar sonra kabuk bağlar. tekrar yolarsın. gene kanar gene kabuk bağlar. bırak izi kalsın. her yara izi bir yaşam haritası değil midir?
    (mor kedi, 04.03.2008 23:01)
  24. karıncaları seyretmek, kedilere aduket çekmek, köpeklere hala "aman seni kuçu seni, nerde bıraktın kelleni "diyebilmek,
    elinde çıngırağın ve hulo hopunla gezinip her gün kendini sıırtüstü düşürmektir bir çimenliğe,
    hkdbsv..
    yani hayatın kanıksanmış durağanlığına bir son vermek
    aslında
    hakkari'de kaybolan denizin bütünleyici bir sevgide varolmasıdır,
    yetmezse
    himalayalarda kaybolan danimarka baronunun bir salık vermesidir,
    kupanın iç kenarlarında biriken çayın mucizevi tortusuna kurbağa rasmi çizmek,
    kağıttan elbiselerini giyip kağıt bebeklerin, bir de sen dene nasıl oluyormuş deyip kendininkileri onlara giydirmektir,
    bi umman aptallığı, bi kova beyine değişmemek,
    yıkanmadığını bilsen de tabldot salatalarına tuz ve hatta karabiber ekip yemek,
    domatese özenip kabuğunu yüzüne boca ederek onun kadar pürüzsüz ve doğal olabileceğine kalıbını basmak,
    bir balığın solungaçlarından geçen kabarcıkları görünce kulaklarından baloncuk çıkaracak kadar çok sevinmek,
    alo böcük hatlarının adlarını hiç de komik bulmayıp ağlamak, hiç böcekler ölmesin jumanji olsun dünya razıyım demek,
    yürüyen merdivenlerde ters yönde çıkmaya çalışırken rezil olmak,
    nortona bela okumaktır bunca zamanımı çalıyor diye...
    kulağının arkasından bozuk para çıkarma ilüzyonununu yaptığını görüp hala şaşırabilmek,
    eski pazar gürültülerini özlemektir...
    (sitra achra, 04.03.2008 23:21 ~ 23:23)
  25. ...mümkün değildir.hayat yolunda bazen ani virajlar çıkar karşınıza ancak bu virajlar sadece sizin bir durağanlıktan başka bir durağanlığa geçmenizi sağlar.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 07.07.2008 21:15)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil