oksijeni solumakla başlar herşey,düşe kalka yürürken bi bakmışsın koşuyorsun.harfler nedir bilmeden itü sözlükte yazar olmuşsun.o sınav senin bu sınav benim gezerken üniversiteli, ben ne zaman büyük adam olucam derken elinde çocugun baba olmuşsun... tat almak için hayatı sevmek lazım önce...
(bkz: yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var)
edit: sağlık önemliymiş der insan; ama sağlık sorunları yaşayan insan anlar sağlığın degerini. belli bir süre anlar tabii ki. sonrası, aynı tas aynı hamam.
horny meydan'ın oturduğu yerdeki bakkalın yapmış olduğu salam-kaşar-domates triosundan oluşan ekmek arası hazine. sikeyim. davaroğludavar gibi lezzetliydi lan.
o bildiğin çay, bir de, eşsiz bir zekâ pırıltısıyla geniş bir kupaya koyulup soğutulmamışsa, kulplu, saçma sapan bir bardakta içilmiyorsa, ince belli cam bardaktaysa, işte varoluşun anlamı ya da nedeni ya da ikisi birden.
bazen müzik dinlerken okunan bir şiir, ya da kitap okurken dinlenen bir müzik. sokakta yürürken kurulan bir hayal. hayali bir arkadaş, hayali evrenlerce arkadaş. türk kahvesinin yanında yenilen çikolata. biranın yanındaki beyaz leblebi. yemek yaparken konuşulan sebzeler. sulanırken şarkı söylenen çiçek. hatta mutfak fayansının üstündeki korkunç ama binlerce sırrı olan hamamböceği(tadını bilmiyorum lan nasıldır acep?). yağmur yağarken elinizi uzatıp dokunduğunuz yağmur damlaları. melekler elime konuyor diye sevinmek. melekler elime çarptı diye üzülmek... karıncalar gibi mekanik ve kontrollü bir şekilde ilerleyen insanların bazılarının yüzlerinde görülen bir tebessüm ya da acı ifadesi... herkesin duyguları olduğunu bilmek...
bazen sadece jim morrison (ki aynı zamanda hayatı ölünesi kılan bir tattır, nasıl başarmıştır? en büyük merakımdır.), bazen sadece oğuz atay, bazen sadece edip cansever... bir kitabı tekrar okuma hevesi, bir melodiyi son bir kez daha dinleme isteği... intiharı ertelettiren, hayata tat veren ama onu sonsuz kılmayan tatlar... baharatlar...
-yemekler(hepsi ama,tatlılar sebzeler et yemekleri..)
-kırmızı şarap denen kutsal içecek(içki deyip geçmek ayıp olur çünkü)
-deniz aktiviteleri,içinde deniz geçen her şey
-bisiklet
-uyku
en sevilen şeyi kaybedip tekrar bulmaktır.
tam gitti, bir daha bulamam, bir daha göremem dediğiniz anda, tekrar karşınıza çıkıveren ve sizin için maneviyatı hiçbir şeye değişilmez olan baba yadigarı bir çakmaktır bu yeri geldiğinde...