benim dikkatimi çeken nokta hayatı sorgulamasından ziyade, sorgulayanın adam olması... aslında toplumsal olarak kanayan yaramızın, bilinç altına etkilerinin dışa vurumudur.
malum statümüz gerçekten sözlükte yoğun beğeni sağlam ilgi ve kaliteli yazılar yazmayı gerektiren, yaklaşık 490 larda verilen statüdür. böyle oluşu sözlükte ciddi bir yerde olmayı da gerektiriyor... ama başarı denildiği zaman akıllara gelen cinsiyetin erkek olması kadının toplumumuzdaki yerini az çok ortaya çıkartıyor. sözlük dediğimiz mekan, genelde belirli bir kültür seviyesinin üstünde ve genelde elit kitlenin -en azında türkiye ve internet standartlarında- takıldığı ve yazdığı bir mekan... işte toplumuzda gelinen şu noktada, kadının yerini kestimek pekte zor olmuyor kısaca...
(bkz:
sözlük osurursa cemaat sıçar)