hayatı bilmemek 

adana çık aradan

  1. misket oynuyorsundur çocukken.. diğerleri hile yapar kazanmak için.. sen bakarsın öyle.. ilk golü kalende görmüşsündür.. hayat 1 balık 0..sonra okul yılları ağırlığını verir.. iyi kötü sınavları yapıyorsundur.. ama o saçlarını kırmızı kurdelayla bağlayan kızla yakası hep bembyaz olan kısa saçlı çocuk ters ters bakmaktadır sana...sanki bir bilinmezlik antlaşması imzalanmıştır.. haylaz bile değilken kırılan cam üstüne kalır hayat 2 balık 0... ilk biralar başlamıştır gömlekten sarkan gevşek kravatlar...en iyi kağıt oyununu sen oynarsın... ama yırtık değilsindir.. hocayla polemiğe girmessin.. seni sevmezler sakin köşedeki anlaşılamayan çocuksundur.. adına aşk denilen gariplikle tanışırsın...ama o seni görmez bile sonra bir gün briyantinli bir çocuğun kolunda görürsün onu hiç konuşmamışsındır ki... hayat 3 balık 0...sonra oturur düşünürsün adalet istersin sanırsın ki insanlar iyidir... eşrefi mahlukat her şeyin en iyisine layıktır..herkes eşit olsun..sosyal statü olmasın istersin..büyük bir hedefle inançla göl kıyısına hayallerini kurarsın..belediye gelir o göl kıyısı üst sınıfların der.. yıkar hayallerini..yıkmakla da kalmaz vücudunda beyninde ruhunda kanı hiç kurumayacak yaralar açar...yağmura olan inancını kaybettiğinde anlarsın hayat 4 balık 0...sonrası basket maçıdır o 4 sayılık fark azalır kapanır bir iki attığın basketle kendini yapabilecek sanırsın umuda kapılırsın..sanki hayallerin canlanacaktır az biraz çözdüğünü zannettiğin anda ilk 4 golü yememiş bir oyuncu çıkar potana arka arkaya 3 lükleri sıralar sanki bilinmeyen eller havada o topları düzeltip potana bırakmaktadır..hayat 5 (b)alık 0.... gayrı senin için eve dönmek kendine sarkıntılık etmekten başka nedir...
    (hayatberbat, 13.04.2007 01:43)


  2. hep ama hep madalyonun güzel yüzünü görmek ve istemek!
    (madalyonun güzel yüzü, 13.04.2007 14:29)
  3. hayat hakkında tecrübe sahibi olmamak.
    (nothing, 13.04.2007 14:31 ~ 14:31)
  4. yatların, katların, bol sıfırlı mevduat hesapların olmadığı için sana atılan "bi bok olamadı bu" bakışlarının anlamının henüz çözülemediği anlardır.
    (depresif, 13.04.2007 14:39)
  5. henüz canı acımamış, canı acısa da acıtanın canını acıtmayı düşünmemiş olmaktır. "bu işler böyle yürür"den bihaber olmak...
    (anne london, 13.04.2007 19:17)
  6. " gök mavi yeryüzü sarı" yanılsamasıdır.
    (hişt hişt, 27.05.2008 22:08)
  7. yaşayan hemen herkes hayatı bilir.
    farkındalıkların değişmesi nedeniyle bazı kimselerin hayatı bilmedikleri düşünülebilir ama sonuçta onlar da kendi hayatlarının en iyi bilenleridir.
    sadece hayatın ne getireceği bilinemeyebilir. bu da hayatı bilmemekle karıştırılabilir.
    hayat senin yaşadığın şeydir, yaşadığın şeyi bilmemen durumu ancak yaşamıyorsan söz konusudur. e peki ne oldu error verdi. demek ki yok aslında böyle birşey.
    (nenya, 27.05.2008 22:17)
  8. sizi tanıştırması için bir tanıdığını bulamamaktır hayatın.
    şöyle oluyor ki;

    lise yıllarımdaydı. her zaman yaptığım şeyleri yaptıktan sonra sabahında haftanın başının, günlük rutinime devamın bir getirisi olarak gitmiştim okula.
    içeri bir adam girdi, sanıyorum ilk dersti. "kim bu" sesleri yükseldi sınıftan. ancak benim tarafımdan değildi hiçbir "kim bu" . ayıp olsaydı söylemezdim, pek bir zekiydim o zamanlar. devlet memuru olduğu her halinden belli olmuyordu belki ama öğretmen olduğu açıkça belliydi. aslında o da pek açık ve net değildi ancak dedim ya pek bir zekiydim ben ve anlamam için öğretmen olduğunu benzemesi gerekmezdi bir memura.
    sanki düşüncelerimi doğrulamak istiyormuşçasına ders verir edası takınıp konuşmaya başladı. bir yandan da meraktan çıldır, oh olsun diyor gibiydi, hala tanıtmamıştı kendini.
    kafamı o zamanlar pek takmamıştım kim olduğuna, şimdilerde de taktığım söylenemez. çünkü önem verdiğim kim olduğundan çok "ne dediğiydi". şu an bu giriyi girmemde de katkıları bulunan "dediği" hayatı bilmemi sağladı benim.

    gerçek olduğuna inanmakta zorlanacak kadar hatırlıyorum o günü ancak ne dediği oldukça net beynimde.
    "hayat bir tesadüftür."
    o zamanlar belki anlamak istemediğimden belki de hemen arkamda kopya adına anlaşmalar yapıldığından bu dediğini pek ciddiye almamıştım. önemsemedim hatta, ne enine ne de boyuna hiçbir şekilde düşünmedim.
    ancak şimdi hatta şu an düşünüyorum da ne de güzel demişsin be adam.

    hayat bir tesadüf ya. tesadüf tabi. hem hepimize yetecek kadar da var bu tesadüften. hepimizin payı da eşitleniyor mutlaka. zamanını bilemiyoruz, o çok ayrı.

    ancak bu tesadüf engelleniyor bazıları tarafından. o zaman herkese bir tesadüf düşüyor demek de yanlış oluyor tabii.
    bu gibi durumlar içinde oldukça bol çare var neyseki. örneğin bir tesadüf eseri karşılaşamadıysanız hayatla biri geliyor ve tanıştırıyor sizi.
    kim tanıştıracak diye panik yapmaya başladığınız an görüyorsunuz. bu iş için görevlendirilmiş iki kişi, kimi zaman onları görevlendiren tarafından teke de düşebilen bu iki insan çıkageliyor. birine anne diyorsunuz ötekine baba.

    ancak hayat benimle tanışmış oluduğundan ben de en acısını düşünmekte zorlanmıyorum.
    bazen anne ve babanız da hayırlı olduklarını düşünerek ve hatta hayırlı olmak için, önlüyorlar tek amacınız olan tanışmayı.

    hayatı tanımadan nasıl yaşanır ki? yaşayamıyorsunuz elbette. ciğerleriniz sadece 20li yaşlarınıza kadar temiz hava görüyor. belki bazılarınız şanslısınız ve 30unuza kadar nefes alıyormuş gibi yapıyorsunuz. ancak anne ve baba, yani aile ve yani bomboş olduğu farkedildiğinde dünyanın avuçta son kalan değerler, bıraktıklarında sizi istemsiz olarak tabii ki, bocalıyorsunuz. düşüyorsunuz. kalkmaya çabalıyorsunuz ve aklınıza geliyor.
    anne ve babanız düşmenize izin vermeyecekleri için düşeceğiniz akıllarına gelmemişti. hiç düşmeyeceğinize inandıklarından kalkmayı öğretmek de anlamsız gelmişti pek mantıklı olarak. yani düşmediniz, en azından düşmeyi öğrenmediniz bile. nasıl kalkacaksınız? değil mi ya?
    evet, evet kalkamadınız. ne o yerde misiniz hala?
    her iddiasına varım bir ses duydunuz derinden.
    "merhaba...hayat ben"
    işte tanıştınız. kolay gelsin.

    imkansız olsa gerek hayatı bilmemek.
    (weshallovercome, 27.05.2008 22:45 ~ 22:49)