öğrenilecek bi sürü şey, görülecek bi sürü yer, yapılacak bi sürü iş, okunacak bi dolu kitap, seyredecek bi sürü film, tanışılacak bi kaç milyar insan var ulan; ben küçük bi fincanım, hangi birini başararırım bu kadar az zamanda.. birini seçince öbüründen vazgecmiş olmuyormuyumkine acep şeklindeki paniğe kapılma durumu.. gelen gecen ikizler burcu ruh hali, hay bin kunduz aşkına nidası!
hayatta amaç olarak gördüğünüz ve ulaşmaya çalıştığınız tüm gayelerin,aslında size bir şey katmadığını ya da hala bir şeylerin eksik olduğunu algıladığınızda, "bunca zamanı boşa harcamışım" hissine kapılmak.
mahalle maçlarında sürekli kaleci olmak, hiç gol atamamak, ara pas verememek.
dörtlü okey oynanan masada yancı olup beleş çay içmek, asla çift okeye dönememek.
sınıf gezisinde çekilen fotoğrafta en kenarda olmak, ortaya hiç geçememek.
sevdiğine dokunamamak, dokunduğunu sevememek...
hayata teğet geçip, dairenin yarıçapıyla doksan derecelik açı yapmak.
ve itüsözlükte yazar olamamak.
kendinizi kaybetmeniz; "benim yapacak bir şeylerim var; vardı yani; ama artık istemiyorum..." deme haliniz, uzaklaşmanız ve bile bile ölüme lades demeniz.
yüzeysel bir insan olacağım,hiçbir şeyi takmayacağım,param olsun,ortamım olsun daha ne isterim insanının yaptığı şey.insan mutlu olduğu yada mutlu olmak için,sıkıntılardan kurtulmak için çaba sarfettiği müddetçe yaşamış sayılır.duyguları bir kenara atıp madde için yaşarsa eğer insan,hayatı ıskalar.ayağına kadar gelen güzelliklere burun kıvırarak özünde anlamsız olan hayatına devam eder.sonunda elde ne kalır koca bir sıfırdan başka?hiç.
yaşının hakkını verememektir. ilerde bir gün bolca ve istemeye istemeye keşke demektir. hem de defalarca...imrenmektir çevreye. yokluğun tadını tatmaktır. kızgınlıkların kaynağıdır üstelik. hayata karşı, kendinize karşı, çevrenize karşı sönmesi mümkün olmayan bir öfkeye sahip olmaktır.
kaçan balık büyük olur derler ya hani, belki de en büyüğü hayat olacaktır ömür denen denizde...kıymetini bilmek lazım o yüzden...
denemektir... tekrar denenmelidir. yenilmelidir. ıskaladıkça çok daha iyi anlaşılıyor aslında ıskalanmadığı... bırakmamak lazım. darağacı bile olsa bir yerden asılmak lazım hayata... sevgiler.
ya geçmişe takılıp kalmak ya da geleceği kesin olmayan geleceğe bel bağlamaktır. ya da belki de değmeyende oyalanmaktır.
"tanrı'm değmeyende oyalama beni.."