belki ilginizi çeker
  1. · 657
  2. · hayallerinin peşinden koşan adam
  3. · zihinden problemler
  4. · tacettin abayık
  5. · hayallerinin peşinden koşan adam
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  3. · annelerin yakışıklı anlayışı
  4. · günün tek cümlelik özeti
  5. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  6. · zongul ducks
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · caldion
  9. · fon

hayallerinin peşinden koşan adam  

  1. “adam hayallerini peşinden koşuyor abi” lafındaki adamdır.

    hep dizilerden duyarız bu lafı. “bu kadar düşünme bi kere de hayallerinin peşinden koş” diye.

    küçükken sorsalar her seferinde başka şey söylerdim ilerde ne yapacağıma dair. müdür olacaktım. anaokulu öğretmeni olacaktım. bi kafe açacaktım. anne olacaktım. çocuklarıma güzel elbiseler dikecektim.

    atlayıp trene bilmediğim yerlere gidecektim. kimse kötü tek bi laf etmeyecekti. herkes “vay be! hayallerinin peşinden koşan adam bu işte” diyecekti.

    şu an ki mesleğim aklımın ucundan bile geçmezdi.

    okul bitti birden öyle bi sorumluluk çöktü ki üzerime, elimden bir şey gelmez artık. hadi atlayıp gitsene trene. gitsene bilmediğin yerlere. noldu yemedi di mi? gidemiyorsun işte. sorumlulukların var. gözlerinin içine bakan insanlar var. daha yapman gereken çok şey var.

    bi yanda da hayallerin.

    peki ya o filmlerde gördüğümüz hayallerinin peşinden koşan adamlar? her gece farklı bi yerde uyuyan, gün içinde adrenaline boğulan abiler. peki gece yattıklarında kafaları rahat mı acaba? bilmem. ben hiç canlısını görmedim. filmlerdeki profile bakarsak, ailesi olmayan, başından kötü şeyler geçmiş abiler/ablalar.

    korkar olduk sanki hayallerimizin peşinden koşmaktan be. di mi?
    (sözlüğünenuzunnickinialmakistiyorumbeceremiyorum, 26.06.2009 14:51)
  2. (bkz: mirkelam)
    (dükkanın önünü kapatan adam, 26.06.2009 14:54)
  3. nasa da çalışıp uzaya giden adamdır.
    (syme, 26.06.2009 15:04)
  4. kendine söyleyecek bir çift lafımın olduğu insan modelidir. abi koşma! ne gerek var? kaçan kovalanırmış. bırak su yolunu bulur hiç kasma.
    zaten bu model işler 2000 lerde para etmiyor. otur ofisinde, sabah sekiz akşam beş modelinde yaşa. sen merak etme nasılsa hayallerin gelip seni bulacaktır. nasılsa allah büyüktür.
    (kırmızı kara ağaç, 26.06.2009 15:24)
  5. içimde hep hayallerini elden kaçırmış adam hissi uyandıran adamdır.
    şarkısı da vardır bunun:

    sen ne bahtsız adamdın
    hayallerinin peşinden koşan adam(x2)
    ah kendini ne sandın
    hayallerinin peşinden koşan adam(x2)

    (koro)
    ortada durmayalım otobüsün arkası boş
    hayallerinin peşinden koşan adam
    götüne bakta ona göre bişeyin peşinden koş
    hayallerinin peşinden koşan adam
    (zipir, 26.06.2009 15:38)
  6. masada çalışıp nasa'yı düşleyen adam.
    (ahead full, 26.06.2009 16:57)
  7. şayet bi gün iç mimarlığı tutturup şu lanet bölümden kurtulursam işte bu cümledeki öznenin kadın versiyonu olacağım. o gün hayat daha bi pembe, gökyüzü daha bi mavi.. aman neyse, bakalım görebilecek miyiz o pembeliği.
    (ishn, 26.06.2009 17:18)
  8. şirinleri görebilen çocuk gibidir kendileri. daha toydur, o öyle sanıyordur ama yedirmezler koçum. olmaz o işler. ben yapamadım, o yapamadı, kimseler yapamadı. ya artık hayallerin gerçek olmayacağını öğrendik ve cesaretimiz kayboldu ya da gerçekten olmaz lan öyle hayallerin peşinde koşmak.
    bir gün koşarsın iki gün koşarsın sonra süründürürler seni. linç ederler, gülerler.
    buralarda böyle.

    ha ama şu olur; sen hayallerinin peşinde koşarkan hiç ummadığın sıkıcı bi hayata atılırsın. sonra kendine geldiğinde tekrar hayal kurmaya başlarsın, uğraşırsın, tekrar işler sarpa sarmaya başlar. tekrar boktan bi yerde bulursun kendini. bu olabilir, varışsız koşma olabilir. haberin olsun ama; bence bi bok olcağı yok.

    neyse sen koş adam. yaşayacağımız duygular belli zaten. üzülmek, sevinmek, sevmek, sevilmek, nefret etmek bu kadar. nerede yaşarsan yaşa babam, yaşayacağın olaylar bunlar.

    en iyisi duygusuz adam olmak. çok rahat. öküz gibi yaşarsın. hayallerinin peşinde koşmakmış, sana amcamın bi lafını söyleyeceğim moruk; hayvan mısın oğlum bu yaşta hayallerinin peşinde koşmaktan bahsediyorsun. baba parasıyla okuyorsunuz, sonra işe girmeden baba parasıyla yaşıyorsunuz, zar zor bir iş buluyorsunuz -yaptığınız da oturmak masa başında- hala hayallerin peşinde koşmak diyorsunuz. hayvanlaşmayın oğlum, iki dakika insan olun. insan böyle bir şey çünkü. üzülmeyin, sıkılmayın hepimiz geçtik o yollardan. hayaller saçmalıklardır, iki dakika eğlence getirmek içindir hayatına. ama sonuçta sıkıcısın. kasma artık, bak büyüdün.
    (belki de bunlar yanılsama lan, 26.06.2009 17:44)
  9. aptalca hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin bana, bende size mutlu bir insan göstereyim...


    edit: sagopa dinyecisiyim, orjinali nerden alıntıdır bilmem , saygılar...
    (screw you guys im going home, 26.06.2009 17:59)
  10. herşey bir film hilesi...

    çocukken izlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar , hayal dünyamızda yaptığımız bitmek bilmeyen serüvenler ...

    dünyayı kurtaran kahraman, bir aşk masalı kahramanı, sürekli yolculuk edecek ve farklı kültürleri tanıyacak bir gezgin...

    büyüdükçe hayaller küçülüyor sıkça söylenene gelen bir söz, ayakların yere bastıkça sorumlulukların ve sorumlu olduğun insanlar çoğaldıkça hayal ettiklerinden gün ve gün uzaklaşıyor insanlar...

    galiba hayal etmek yaşamakla özdeş, bir hayaller bir de umutlar sıkıca bağlıyor insanı hayata ve hali hazırda yapacağın şeyler çoğaldıkça daha da sıkı tutunuyorsun...

    bir de sevgi duygusu, bunların eksikliğinde umutsuz, hayattan hiçbir beklentisi olmayan, sadece çalışmak için çalışan ve hergün monoton bir hayatın tekrarını yaşayan gözlerindeki ışıkları sönmüş insanlar olarak, mutsuz bir şekilde yaşıyoruz...

    ya cesareti olanlar,hayallerinin peşinden koşup düşlerini gerçekleştirenler...

    bir film hilesi mi?

    aslında onlar bize gerçekleştiremediklerimizi hayal etme cesareti veriyor ve ben bu yüzden hayallerinin peşinden koşan adamı çok seviyorum...
    (janerizzoli, 26.06.2009 18:08 ~ 19:22)
  11. küçüktüm.

    hastanede yatıyordum o sıralar. babama bana kağıt getir resim çizeceğim demiştim. ama o bana zihinden problemler diye bir kitap getirmişti.

    resim çizmeyi çok seviyordum. güzel sanatlar lisesine gidecektim ben. herkese öyle diyordum. ben güzel sanatlar lisesine gideceğim. ressam olacağım.

    fen lisesini kazandım. babam izin vermedi güzel sanatlar lisesine gitmeme. fen lisesine gönderdi beni. kayseri fen lisesini bilenler bilir, dağın başında bir okul. çok sıkıldım orda, kendimi okuldan attırmak için elimden geleni yaptım. lojmanın camlarını kırdım, kertenkele toplayıp hocaları korkuttum. velhasıl amacıma ulaştım. geri kalan 2 yıl bilmem kaç ayı okumak için düz liseye gönderildim üç ay sonra.ben resim çizecektim... izin vermedi...

    lisedeyken bu kez tiyatroya olan ilgim ortaya çıktı. madem resme izin vermiyor tiyatro okuyayım istedim. kendi çapımda tiradlar ezberledim, okulun küçücük sahnesinde tek kişilik oyunlar oynadım. hocalarım tüm sınıfları tek tek salona getirip oyunu izlettiriyorladı ama babam buna da karşı çıkıyordu. bir oyundan sonra en iyi oyuncu ödülünü kazandım. sonunda elimde başarımı ispat edecek bir şey var diye tuttum ödülü babama götürdüm.

    -siktir git adam gibi dersine çalış eşşolueşşek, soytarı mı olacaksın lan!

    cevabını verip, ödülü yırttıktan sonra anladım ki o hayalimi de gerçekleştiremeyeceğim...

    üniversite sınavına girdikten sonra beni çok seven belediye başkanımızı devreye sokarak babamı resim öğretmenliği bölümüne gitmeye ikna ettim.ne de olsa öğretmenlik, dedi, git bakalım, dedi. o hayalim de halamın yüzünden (bkz: @3570575) suya düştükten sonra türkçe öğretmenliğine gitmek zorunda kaldım. artık tüm hayallerim bitmişti. okulda tiyatro klübündeydim, onlarca oyun oynamıştım hatta okulda 3-5 kere kendi sergimi açmış övgüler ve belgeler de almıştım. ama bunlar benim hobim olsun istemiyordum ben. mesleğim olsun istiyordum. ama maalesef 657 ye mensup bir devlet memuru olacaktım ölene kadar.

    okul bitti. kpss illetini atlatıp istanbula türkçe öğretmeni olarak atandım.

    okul bittikten bir yıl sonra benim hayatımdaki en önemli olay gerçekleşti. çocukluk aşkımla, imkansızımla, ulaşılmazımla evlendim. 8 ayın sonunda benim o mükemmel mutluluğun içindeki mutsuzluğumu keşfetti.

    o gün istifa dilekçemi yazdırdı bana.

    bebeğim, dedi, sen burada olmaması gereken bir insansın, dedi. sen hayallerinin peşinden koşacaksın, dedi. ben de elimden ne geliyorsa sana yardım edeceğim, dedi.

    ailesi yurtdışında yaşıyor eşimin. onlarla görüştü. günlerce telefon görüşmeleri yaptı. hiç bıkmadı, ısrarı bırakmadı. hatta kalktı gitti almanya'ya. bana burs ayarladı, okullarla görüştü.

    sonra beni aradı.

    tamam, dedi, tamam birtanem. artık tiyatro ya da yönetmenlik okuyabileceksin.

    birkaç hafta sonra gidiyorum eşimin yanına. hayallerimin peşinden koşmaya.


    ha illa tanımını isterseniz, hayallerinin peşinden koşan adamın:

    eşinin desteğini almış adamdır, dersem yeter.

    benim hayatımda bir melek var işte..gerçek bir melek.. kanatlarını saklıyor benden ama eminim olduklarından...

    sağol sevgili karıcım... sen bu dünyada başıma gelen en güzel şeysin...
    (aydeliselman, 26.06.2009 18:21 ~ 19:20)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil