1. hayal kurmaya devam etmek için hala bir umut olduğunu gösteren olaylardır, çünkü hayal etmek zor ve sabır gerektiren bir iştir.

    tohumun büyüyüp ağaç olup meyve vermesini bekledikten sonra her meyvenin kokusunu burnunda hissetmektir.
    yıllarca boş tribünlere bakıp, orada biri varmış gibi tribündekine oynarken, sizin için açılmış pankartları görmektir.
    basit ve sıradan kutlamalarla geçirdiğiniz doğumgünlerinin, hiç beklemediğiniz anda büyük bir süpriz aydınlanmasıdır.
    yatakta tek başınıza yanınızda birinin olmasını isterken, uzaklardan "canınızın" gelmesidir.
    her gün duyduğunuz ziyaretçi anonslarının bir gün de sizin için yapılmasıdır.

    hayaller gerçekleştiğinde onları küstürmemeniz gerektiğini öğrenirsiniz, çünkü bir gün çıkıp geldiklerinde barışmak için zaman kaybetmenin ne kadar anlamsız olduğunu anlarsınız. işte o zaman hayallerinizi gerçekleştirene sımsıkı sarılırsınız hiç gitmesin diye.
  2. herhangi bir şeyi, çok basit, alır beyninde yoğurursun. müthiş bir mertebeye koyar, üstüne tüm umutlarını, beklentilerini mükemmeliyetçiliğe varana kadar, üstüne bir damla daha alamayana kadar, sıfır doldurusun. hayalin olur.
    ve bir gün alır o kadehi fondip yaparsın. ulaşmışsındır, içindedir, damarlarında dolaşır, hissedersin, mutlusundur. gözün bardağa takılır, boştur... hayalini tüketmişsindir sen bir damla kalmayanadek. işte bundan büyük hayal kırıklığı yoktur.
  3. bazen istediğin yada düşündüğün kadar mutluluğu getirmiyor beraberinde.belkide büyük beklentiye girmekten kaynaklanıyor.bu durumda da gerçekleşmemesindeki gizem duygusunu yeğliyebiliyor insan.demem o ki öyle büyük hayaller kurmamak lazım vesselam.