1. badem grubunun güzel ve eğlenceli parçası ;

    düşlerimde yalnız kalmak çok zordu
    hayallerim benim için oyundu

    hayaller birer birer
    kapımı çalıp girdiler
    sonra da terk edip gittiler

    gözlerimden bir damla yaş süzüldü
    umutlarım hayallere dönüştü

    hayaller birer birer
    kapımı çalıp girdiler
    sonra da terk edip gittiler
    yalnız kalmak bir oyundu...
  2. insanın sahip olduğu en güzel şeylerdir aslında.seni hayata bağlar.hayallerinin peşinde koşarsın.yoksa zaten ne yapacaksın ki?doğaçlama mı takılacaksın?iyi de alt metinsiz 70 yıllık doğaçlama olur mu hiç?bi noktada tıkanırsın.o yüzden mutlaka hayal kur.ve hayallerine değer ver.bazen istemli olarak hayal kur.bazen de hayallerinin seni başka başka yerlere götürmesine izin ver.

    çoğu insan taş gibi bi kız/civan bir oğlan,bir isviçre bankasında 1milyon dolarlık hesap ve st.tropez'de 3 katlı bi villanın hayalini kuruyo.napıcaksın ki onları?anlık olarak seni mutlu edebilir bu şeyler doğru.ama sonra nolacak?ki hayatın amacı mutlu olmak mı?

    hep şöyle bi hayalim var:tek katlı(ya da katı önemli değil)bi evim var...ve kocaman bi bahçesi var.bahçede türlü çeşitli bitkiler,ağaçlar...ve benim tek derdim,ağaçlardan birinin gölgesi altında kitabımı okumak sonra da uykumun gelmesi ve tatlı bi rüyaya dalmak...ne kadar harika olurdu?

    ah be dr.emmet brown baba ver şu zaman makinesini de atalım kendimizi 10 yıl sonrasına.görmüyo musun şu anki zamanlar boşuna geçiyo.
  3. gerçek olmayacağını, ayrıca gerçek olursa kaybedeceğimizi bildiğimiz; ama bile bile gerçek olmasını istediğimiz tutkular bütünü..lakin bunların yanında insanın en özgür olduğu ütopyanın ta kendisi..
  4. büyük ihtimalle dünyada en çok zevk veren şeylerden. tabii başka birinin hayaller denizinde uçarken yere çakılmasını görmek kadar zevk vermez.
  5. ah, parmağımı da kestim. bu sabah yine 6.30'da kalktım. fakat, bu sefer yatakta yarım saat kadar durdum. dün çok durmuştum. yanımda sen de olunca yataktan çıkılmıyor. sen de seviyormuşsun zaten. hayal ya. anlatayım.
    sen de varsın yanımda. ya da ben senin yanındayım. o geniş yatağında. ama sen uyuyorsun hala. öff, o tavandaki delik niye orada?

    sonra dönüyorum yatağımda, yana. sen varsın. arkan dönük bana. battaniyen omuzunun aşağısında. kolumu omuzundan aşağıya atıyorum. seni omuzundan öpüyorum. ve sana sarılıyorum.
    şimdi duisburg'dayım. yok hayır, sen istanbul'dasın. hava çok güzel. sen de güzelsin. yüzün hep güleç. sana meşhur kestane şekeri ısmarlıyorum. yok, vaz geçtim. çikolatayı pek sevmezsin. iskender kebap yiyelim. seni oraya götürüyorum. yüzün hep güleç ve sen hep güzelsin. ara sıra antalya'ya da gidiyoruz ama, ben orayı sevmiyorum. beni arkadaşarınla tanıştırmak istiyorsun. oysa ben bunu istemiyorum. vazgeçtim, gitmiyoruz antalya'ya.
    kalksam mı acaba?.. yok, biraz daha yatayım.


    şimdi duisburg'dayım. istanbul sarmadı. ama orada da aynı şey. olsun. buna biraz katlanıyorum. ''duisburg'' biraz hüzünlü geliyor. havadan olsa gerek. ve sendeyim: evinde. akşam olmuş bile. sen bana birşeyler hazılıyorsun ve biz yiyoruz. havadan sudan muhabbetler. sen daha çok konuşuyorsun. gittiğin yerleri anlatıyorsun. ve hep güzelsin. bu hep dikkatimde. yatmadan önce bir duş alıyoruz. sonra yatıyoruz. sen ve dayanılmaz kokun. seni, çok sevdiğimi söylüyorum ve sen kollarımdasın! olur mu hiç öyle şey ya!


    şimdi sabah. sen yanımdasın; kolumu atıyorum ama, boşa gidiyor. yokmuşsun.

    ben en iyisi kalkayım. en iyisi bu.iş'e gitmem lazım.hayaller de bir yere kadar.