lefkoşa (girne kapıda) bulunan bar. fiyatları çok uçuk olmamakla, yine de pek tüketici dostu sayılmaz. saat 22:00'den sonra canlı müzik dinleyebiliyorsunuz. (ama
always,
nothing else matters,
one more cup of tea gibi şarkılar dinleyeceğinizden, pek canlı müzik dinlemeyi tercih edeceğinizi sanmıyorum.) saat 02:00'ye kadar açık olan hayalbaz, -yukarıda saydığım olumsuzluklara rağmen- allahın lefkoşasında pek de alternatifi olmadığı için tercih edilebilir..
başkent tiyatrolarında sahnelen 2 perdelik bir oyun. çocukluğumdan beri görmediğim ve izlediğimde de özlediğimi fark ettiğim kuklalar ve kişi bütünleşmesinden oluşan bir oyun hayalbaz. sait faik abasıyanık öykülerinden ve yaşanmış öykülerden oluşan duyguyu ve komediyi harmanlayan güzel bir gösteri.
hayalbaz’ın kelime anlamı üzerine küçük bir araştırma sonucu ortaya çıkanlar şöyle:
‘’ hayal ve gerçek öyle ilginç iki sözcük ki, birbirinin zıttı olabildiği gibi birbirini tamamlayabilir de. zira hayal gerçekleşebilir veya gerçekleşemez olmasına göre ayrımlaşırken gerçek de gözlemlenebilir veya yaşanabilir olurken, görülecek, yaşanacak olmasına göre ayrımlaşır. dolayısıyla hayal, hayal edilenin temellerine, ona ulaştıracak merdivenin ayaklarına bakmayı gerektirir ki, bu temellerin olmayışı hayalperestliğe, temellerin sağlamlığı ise insanı eyleme, edime, umuda yöneltir. hayalbaz bu tür hayalin peşindedir. hayalbaz'ın ürettiği hayal, kontrol edilebilir, yönetilebilir, gerçekleşebilir, dönüştürebilir ve bu nedenle de insanidir.hayal kontrol edilebildiği oranda sağlıklıdır. oysa hayalperest hayalleri tarafından tutsak alınmıştır, kurduğu hayale yabancılaşmıştır. hayalbaz gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmezken, hayalperest gerçekten uzaklaşmıştır. hayalbaz ve hayalperest aynı anda ve aynı zamanda dağın karşısına geçmiş, dağın zirvesine ulaşmayı hayal ettiğini düşünür. hayalperest hiçbir eylemde bulunmadan olduğu yerde çoktan kendini zirvede görmeye başlamıştır. oysa hayalbaz zirveye ulaşmak için gerekli araçları hazırlar, bilgiyle donanır ve cesaretle dağın eteklerine tırmanmaya başlamıştır, düşünür, eyler, çabalar. zirve artık onun için uzak değildir. insan her zaman başarmakla mutlu olamaz, denemenin, çabalamanın, mutluluğunu da yaşar. gerçekçinin mutluluğu / mutsuzluğu çabada yatar. olumsuz koşulların içinde gerçekler bu koşullara teslim olabilir, bu da onu mutsuzluğun, önemsizliğin, hiçliğin derin kuyusuna çeker. bu durumda hayalbaz olmaktan başka çıkış yolu bulunamaz. hiçliğin içinden çıkıp eyleme, çabaya yönelmenin ilk adımıdır hayal üretmek. hala hayalperest veya umutsuz musunuz? çok yazık ! sizi ''hayalbaz''lığa davet ediyoruz.üretmenin paylaşmanın, dayanışmanın, bilmenin, eylemenin tadını çıkarmak için, insanlığımızı hissetmek için.’’
oyunun başlangıcında ve arasında bir kukla tarafından seslendirilen şiir ;
hayal peşinde koşarken
aklımı bir karış havada unutsam da
hayallerimi yakalamak için
giderim kaf dağının ardına
sanmayın ki deliyim
sanmayın ki veliyim
bendeniz sadece
bir garip eskiciyim
eskici geldi hanııım
yaşananlardan arta kalanları
iki naylon terlik fiyatına
sarıp sarmalayıp, satarken
düşersem kapınıza
sanmayın ki deliyim
sanmayın ki veliyim
bendeniz sadece
bir garip eskiciyim
eskici geldi hanııım
düş kurmayı, hayalleriyle yan yana durmayı pek seven, umutlarını özümsemiş şahıslar için kullanılabilir kelime.
hayal kırıklıkları, yalnız onun harcıdır.
lefkoşa girne kapıdaki klostrofobik bar, altınıza batan mini mini tabureler ve karanlık, havasız bir ortam. menülerde ve afişlerinde olan hiçbirşeyi bulamazsınız, sadece bira ve patlamış mısır vardır. canlı müzik dedikleri de haluk leventin ve teomanın şarkıları çalıp söylemeye çalışmalarıdır. vasat bir mekandır tek iyi yanı gece evlere servisi vardır.
alsancak'ta kıbrıs şehitleri'nde ekmekiçi'nin yanındaki sokağa girdiğinizde karşınıza çıkan bir bar. şerafettin adında bir kedileri vardır ve bu kedi votkaya bayılır. hele de pipetle içiyorsanız.
(ağula, 29.07.2008 14:49)
beşinci nesil yazar.
nickine bakınca "
give peace a chance" felsefesi beklenen, ancak barışla herhangi bir ilgisi olmayan yazar. nickinde bahsi geçen "hayal" savaşı yereceğine halkları yermek, aşağılamak üzerine bir "hayal"miş. zira
savaşta kardeşine kurşun atan ibişten özür dilemek şeklinde bir başlığı başka bir şekilde açıklayamıyorum.
plan yapmayın plan diye salyalarını akıtan bir yaratığın halen televizyonlarda görülebiliyor olmasına inat bu "hayal"'in arkasında iyi niyet aramak istiyorum. nafile bir naiflikle.
(bkz:
john lennon)
(bkz:
imagine)