otobüste seyrine daldığım kızın ansızın otobüsten inmesinden sonra beynimde cereyan eden hiç bitmemesini istediğim en yüce eylem. nasıl hayal ettim ama kafam cama yaslı şekilde. eli elimdeydi, gözlerine bakıyordum ısıttı bakışıyla öylee ısıttı ki kaynadı kanım. hep bakmadım tabi madem hayalim, yüzüne götürdüm elimi sol kaştan ine ine çeneden döndüm sağ kaştan çıktım elimle. aynısını yaşıyorsun sanki o an hissediyorsun ve zaten ondan hep yalvarıyorsun kendine; bitmesin sakın bitirme diye. 15 dakika olmadı yahu bakışalı ama kazdım yüzünü beynime tüm hatlarıyla, ondan bu kadar net ya. hayalin ya hani tanışmadan da yapıyorsun bunu, sonra biraz gerçeğe benzetmek için sırasıyla otobüste yapamadıklarını yapar oluyorsun konuşuyorsun, gülüyor güldürüyorsun, inmeye yakın telini, msnini alıyorsun. ve o indikten sonra çekiliyor zaten hayalindeki güzellikte keşke hep indirmesem diye düşünüyorsun, sensin neticede senarist ama bu sefer de gerçek hayata dönme zorunluluğu kalıyor sana çünkü sen de geliyorsun kendi durağına. sonra açınca gözlerini bitiyor. zaten sen kalmıştın tek başına hayalde e sende gitmiş oluyorsun burada inince...ahh ya ne zaman bitmez olacak acep!