hayal 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. varolmamasına rağmen gerçekliği ve sahteliği ayırt edilemeyecek kadar insanı kendisine kaptıran akıl oyunu. hissediyoruz, aslında hayal varlıktır belki de.
    (azureel, 17.08.2004 12:40)


  2. zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya
    (flipflop, 17.08.2004 12:45)
  3. gerçekleşmeyecek şey.
    (esdora, 17.08.2004 23:01)
  4. insanları yaşama bağlıyan durum.
    (axel fox, 17.08.2004 23:17)
  5. zamanla insanı gerçek hayattan koparmaya başlayan şey...
    (lithium, 11.10.2004 00:13)
  6. yaşamayı istediğiniz tek dünya.öyle an olur ki, hayallerinize öylesine bağlanmışsınızdır ki gerçek dünyada yaşamak zor gelir.hayallerinizin, hayal ettiklerinizin gerçekten varolduğunu zannetmeye başlarsınız.geri dönüş vakti gelmiştir artık yoksa çok geç olacaktır.
    (mazzo, 11.10.2004 17:31 ~ 17:32)
  7. insanların kendilerini fazla kaptırmamaları sadece ruhlarını dinlendirmeleri gereken dünya
    (data, 11.10.2004 17:37)
  8. (bkz: back to the future)
    (oldz, 01.11.2004 21:34)
  9. ütopya derler ya..
    (briseis, 25.02.2005 00:32)
  10. gölge.
    gerçekleşmesi istenen şeydir.
    insanların bir noktadan sonra olmayana umut bağlamasıdır belki de. sabretmek gerekir, elbet bir gün gerçekleşecektir, umut ettiklerimiz bir şekilde bize gölgemizden daha yakın olacaktır.
    (gülümsün, 11.03.2005 09:26)
  11. bedavadan mutlu olma yöntemlerinin başında gelir. hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bilsek de, bazen bu gerçekleri görmezden gelir hayal kurarız. hayatımızda ufacık bir değişikliğin ardından, çorap söküğü gibi gelecek güzellikleri düşleriz. bu içine düştüğümüz hayal dünyası her zaman gerçek dünyadan iyidir. içinde hiçbir kötülük, bizi mutsuz edecek en ufacık bir aksilik bile yoktur.

    bazen de geçmişe döner, "böyle değil, şöyle davransaydık nasıl olurdu?" diye düşünürüz ki, bu da bir çeşit hayaldir. bir de şu var:

    (bkz: bir hayale aşık olmak)
    (ascella, 30.05.2005 02:22 ~ 02:22)
  12. hayatın zorluğundan bunaldığınızda sarılabileceğiniz en güzel şey. yatağa yatıp, gözlerinizi kapadığınızda beyninize üşüşen endişelerden kaçmak için iyi bir yoldur hayaller. sahip olamadığınız güzellikler ya da yaşanılan güzel anların hayaliyle rüyalara dalmak, zor onlarda dimdik ayakta durmanın en kolay yoludur.
    (belmonte, 30.05.2005 02:29)
  13. aslında olmasaydı halen insanlık orta çağda olurdu. bir şeyi hayal etmeden onu nasıl gerçekleştirme yoluna girilebilir ki zaten. hayal mantıkla birleştiğinde "olamaz" diye bir kavram artık olamaz.

    hem hayaller, bırakın insanlığı, birey olarak da gereklidir. hayalini kurmadan gireceğiniz okula, kavuşacağınız insana, yapacağınız projelere karar vermezsiniz. kendiinize, kurduğunuz hayaller doğrultusunda bazı hedefler belirlersiniz. tabi ki dünya gerçeklerine her zman bağlı kalmayı ve ayakların yerden kesilmemesini sürekli denetlersiniz. ardından zamana kalır her şey. fırsatların neler getireceği bilinmez ve ugun zaman geldiğinde insan kurduğu hayallere uygun koşulları gördüğünde ortaya sadece bir zahmet edip de gerekeni yapmak kalır.

    söz gelimi uçan insan hayaldir. ama ben göremesem de bunu çocuklarım görecek. genetiğin yapacağın çılgınlıkları hayal etmek bile yetmez çünkü. üretim bilgisi (keza buna teknoloji diyoruz) arttığı müddetçe dünya açısından hayaller genellikle imkan dahilindedir. bireysel olaraksa sadece zamanın gelmesini, gereken koşulların (biraz da şansla tesadüf olması yardımı) önümüze gelmesini beklemek yani sabır etmek esastır kanımca.
    (hell guardian, 30.05.2005 17:22)
  14. güzel birşey fakat bir hayat görüşü, bir bakış açısı olmamalı kesinlikle. insanın ayakları yere basmalı her daim.
    (bkz: mantık)
    (man on the moon, 25.06.2005 16:18)
  15. (bkz: hayalperest)
    (man on the moon, 25.06.2005 16:20)
  16. her hayal giderken umutlarını
    alır, özlemlerini
    geride kalan
    sadece korkularındır.
    onun için sadece
    hayal, hayal içinde kalmalı.
    (cozypowell, 04.11.2005 19:50)
  17. bir harfinin sadece ve sadece bir harfinin eksik yazılmasının sonucunda inanılmaz derecede tehlikeli bir kelime olduğu maalesef ki tecrübeyle sabitlenmişir.
    (jonpromie, 24.03.2006 22:35)
  18. hayal en basit anlamıyla bugün gerçekleşmemiş bir durum veya andır. kuranı hayali gerçekleşebilecekler seviyesinde dahi tutmak zorunda değildir, hayal bir "idea" olarak zaman ve mekan dışıdır, fizikle bağlı değildir o, fiziğin de üstündedir, yeniden fiziği yaratır. (bkz: metafizik)

    farkediyorum ki küçükken kurulan hayaller çocukluğun tüm güzelliğini ortaya koyarlar. bu hayallerde insan superman olur, gökyüzünde uçar, gözünden alevler çıkartır, duvarları yıkar, evrende dolaşır. biliyorum, bir gün genelkurmay başkanı olmayı ve uluslarını kurtarmayı hayal eder insanlar, kral olup adaletle insanları yönetmeyi, zorbalara karşı cesurca karşı durmayı, parlak zırhında bir şövalye olup şu dünyadaki kötülükleri ortadan kaldırmayı düşlerler. cep telefonu bayisi olmayı düşleyen bir çocuk yoktur, banka memuru olmayı hayal etmez kimse, bu dünyada bulamayız ki 6 yaşında bir velet büyüyünce galerici olmayı istesin.

    dorian gray'in portresi'nde lord henry der ki "çocukluk hata yapabilmektir. yeniden çocuk mu olmak istiyorsunuz? hatalarınızı tekrarlayın." velakin veletler de büyürler ve büyüdükçe hayaller fizik bilimin de kısıtlarına girerler. "hatasızlaşır", artık yapabileceklerini düşünür herkes, okuldan mezun olup işe girmeyi, kravat takıp bmw 3.20 sürmeyi, politikaya atılıp başbakan olmayı.

    bir arkadaşımın sözü "iş ve işçi bulma kurumu geleceğin başbakanlarının başvuruları ile dolu."

    nedeni izaha bile ihtiyaç duymuyor, çok fazla hayalimiz kırılıyor. uçamayacağımızı anlıyor ve öğreniyor, uçmadığımız hayaller kuruyoruz, dünyayı kurtaramayacağımızı farkediyor, kendimizi kurtarmaya gayret ediyoruz. hayal kurmaya yine de devam ediyoruz. farkediyoruz ki bütün insanlar bizden farklı ve hiç anlaşılamayacağız, o kadını hayal ediyoruz.

    yine de mutsuzuz. gece yatağa yattığımızda sürecek kadar bile huzur anlarımız yok, hayal kırıklığı yaşıyoruz ancak sorun net ve tek, hangi hayal kırıklığı bize hayallerimizi kaybettirir?

    işte şurada, şuncacık yaşımızda, kuru ve renksiz insanlar oluyorsak kırılmaktan değil, olmayacağını anladığımızdan. yok öyle bir kadın, bulamayacağız öyle bir şehir, o güzel ülke hiç kurulmadı. fizik bilimin kapsamı alanı genişledi, daha fazla öğrendik ki, yalnızız, tekiz, yekiz, o üç kuruşluk saadeti de bulamayacağız.

    eğitildik, güzelce öğrendik, hayal kırıklığı değil sorunumuz, hayal kuramayacak hale geldik. hayal kuracağımız kadar bile gerçeklerden kopamıyoruz. soğuk, katı, yalnız gerçeklik ovamızda bir başımızda duruyoruz.

    olmazsa olmaz, matrix referansı da vereyim, yazı fiyakalı sona ersin: "welcome to the desert of reality"
    (aleron lysander, 28.03.2006 22:47 ~ 22:49)
  19. hayaller değiştiğinde- ki değişirler,ki değişmek zorundadırlar- acı başlar...
    (grace, 25.05.2006 23:02)
  20. hep sen olmak hep seninle olmak hiç bıkamadn usanmadan...geleceğini beklemek hayal....hiç bıkmadan...hiç umutsuzluğa kapılmadan...sadece beklemek seni hayal...rüzgara karşı yürümek seninle birlikte...
    (troke, 25.05.2006 23:06 ~ 23:12)
  21. dünyanın sınırlarından arınmış tek sınırsızlık...
    (tuesflagellumdei, 25.05.2006 23:36)
  22. yaratmanın ilk adımı
    (cozypowell, 25.05.2006 23:49)
  23. gercekleştiği zaman kişiyi bulutların üzerine taşıyan hep beklenen
    (sorunsal, 23.07.2006 18:17)
  24. "bir süre hayal kurmayı
    denersen
    hayal kahramanı karakterlerin
    kimi zaman bedenleri olan ve
    yürekleri çarpan insanlardan
    daha gerçek olduklarını
    anlarsın..."

    (bkz: richard bach)
    (sunflower, 27.10.2006 01:09 ~ 01:09)
  25. düşür beni bir kez daha.
    tut beni sonra kaldır.
    hayaline düşür beni.
    bi sabah uyandığında beni sayıkla
    beni hatırla,orda
    beraber baktığımız o aynanın yalansız yüzünde
    tut beni,
    en güzel yerimden kavra.
    düşürme, kırma ama bu kez.
    uyu koynumda,
    sen uyu, ben uyanırken yine seni sayıkliyim.
    saymiyim artık sensiz geçen günleri geceleri.
    tut beni en sevdiğin yerimden,
    bi vapura bindir.
    ayrılıktan uzaklaşan bi günde ısıt dudaklarımı.
    tut beni en sevdiğin ellerimden.
    bende ellerini tutmuş oliyim işte.
    hiç düşürmiyim.
    ulan yine çok sev beni,
    koynunda ısıt,
    yalnız gecelerime deysin.
    deysin de geçmesin ellerin,
    gözlerin.
    koynunda ısıt.
    tut beni en sevdiğin yerimden,
    bırakma.
    duralım öylece
    sağ gözünü tutsun gözlerim,
    bırakmasın.
    al beni, koynunda ısıt.
    bırakma gitme bi daha.
    tut beni en sevdiğin yerimden,
    sayıkla adımı,
    bırakma...

    03.52
    (ximxili, 13.12.2006 04:28)
 sayfa  / 2