varolmamasına rağmen gerçekliği ve sahteliği ayırt edilemeyecek kadar insanı kendisine kaptıran akıl oyunu. hissediyoruz, aslında hayal varlıktır belki de.
yaşamayı istediğiniz tek dünya.öyle an olur ki, hayallerinize öylesine bağlanmışsınızdır ki gerçek dünyada yaşamak zor gelir.hayallerinizin, hayal ettiklerinizin gerçekten varolduğunu zannetmeye başlarsınız.geri dönüş vakti gelmiştir artık yoksa çok geç olacaktır.
gölge.
gerçekleşmesi istenen şeydir.
insanların bir noktadan sonra olmayana umut bağlamasıdır belki de. sabretmek gerekir, elbet bir gün gerçekleşecektir, umut ettiklerimiz bir şekilde bize gölgemizden daha yakın olacaktır.
hayatın zorluğundan bunaldığınızda sarılabileceğiniz en güzel şey. yatağa yatıp, gözlerinizi kapadığınızda beyninize üşüşen endişelerden kaçmak için iyi bir yoldur hayaller. sahip olamadığınız güzellikler ya da yaşanılan güzel anların hayaliyle rüyalara dalmak, zor onlarda dimdik ayakta durmanın en kolay yoludur.
aslında olmasaydı halen insanlık orta çağda olurdu. bir şeyi hayal etmeden onu nasıl gerçekleştirme yoluna girilebilir ki zaten. hayal mantıkla birleştiğinde "olamaz" diye bir kavram artık olamaz.
hem hayaller, bırakın insanlığı, birey olarak da gereklidir. hayalini kurmadan gireceğiniz okula, kavuşacağınız insana, yapacağınız projelere karar vermezsiniz. kendiinize, kurduğunuz hayaller doğrultusunda bazı hedefler belirlersiniz. tabi ki dünya gerçeklerine her zman bağlı kalmayı ve ayakların yerden kesilmemesini sürekli denetlersiniz. ardından zamana kalır her şey. fırsatların neler getireceği bilinmez ve ugun zaman geldiğinde insan kurduğu hayallere uygun koşulları gördüğünde ortaya sadece bir zahmet edip de gerekeni yapmak kalır.
söz gelimi uçan insan hayaldir. ama ben göremesem de bunu çocuklarım görecek. genetiğin yapacağın çılgınlıkları hayal etmek bile yetmez çünkü. üretim bilgisi (keza buna teknoloji diyoruz) arttığı müddetçe dünya açısından hayaller genellikle imkan dahilindedir. bireysel olaraksa sadece zamanın gelmesini, gereken koşulların (biraz da şansla tesadüf olması yardımı) önümüze gelmesini beklemek yani sabır etmek esastır kanımca.
bir harfinin sadece ve sadece bir harfinin eksik yazılmasının sonucunda inanılmaz derecede tehlikeli bir kelime olduğu maalesef ki tecrübeyle sabitlenmişir.
hayal en basit anlamıyla bugün gerçekleşmemiş bir durum veya andır. kuranı hayali gerçekleşebilecekler seviyesinde dahi tutmak zorunda değildir, hayal bir "idea" olarak zaman ve mekan dışıdır, fizikle bağlı değildir o, fiziğin de üstündedir, yeniden fiziği yaratır. (bkz: metafizik)
farkediyorum ki küçükken kurulan hayaller çocukluğun tüm güzelliğini ortaya koyarlar. bu hayallerde insan superman olur, gökyüzünde uçar, gözünden alevler çıkartır, duvarları yıkar, evrende dolaşır. biliyorum, bir gün genelkurmay başkanı olmayı ve uluslarını kurtarmayı hayal eder insanlar, kral olup adaletle insanları yönetmeyi, zorbalara karşı cesurca karşı durmayı, parlak zırhında bir şövalye olup şu dünyadaki kötülükleri ortadan kaldırmayı düşlerler. cep telefonu bayisi olmayı düşleyen bir çocuk yoktur, banka memuru olmayı hayal etmez kimse, bu dünyada bulamayız ki 6 yaşında bir velet büyüyünce galerici olmayı istesin.
dorian gray'in portresi'nde lord henry der ki "çocukluk hata yapabilmektir. yeniden çocuk mu olmak istiyorsunuz? hatalarınızı tekrarlayın." velakin veletler de büyürler ve büyüdükçe hayaller fizik bilimin de kısıtlarına girerler. "hatasızlaşır", artık yapabileceklerini düşünür herkes, okuldan mezun olup işe girmeyi, kravat takıp bmw 3.20 sürmeyi, politikaya atılıp başbakan olmayı.
bir arkadaşımın sözü "iş ve işçi bulma kurumu geleceğin başbakanlarının başvuruları ile dolu."
nedeni izaha bile ihtiyaç duymuyor, çok fazla hayalimiz kırılıyor. uçamayacağımızı anlıyor ve öğreniyor, uçmadığımız hayaller kuruyoruz, dünyayı kurtaramayacağımızı farkediyor, kendimizi kurtarmaya gayret ediyoruz. hayal kurmaya yine de devam ediyoruz. farkediyoruz ki bütün insanlar bizden farklı ve hiç anlaşılamayacağız, o kadını hayal ediyoruz.
yine de mutsuzuz. gece yatağa yattığımızda sürecek kadar bile huzur anlarımız yok, hayal kırıklığı yaşıyoruz ancak sorun net ve tek, hangi hayal kırıklığı bize hayallerimizi kaybettirir?
işte şurada, şuncacık yaşımızda, kuru ve renksiz insanlar oluyorsak kırılmaktan değil, olmayacağını anladığımızdan. yok öyle bir kadın, bulamayacağız öyle bir şehir, o güzel ülke hiç kurulmadı. fizik bilimin kapsamı alanı genişledi, daha fazla öğrendik ki, yalnızız, tekiz, yekiz, o üç kuruşluk saadeti de bulamayacağız.
eğitildik, güzelce öğrendik, hayal kırıklığı değil sorunumuz, hayal kuramayacak hale geldik. hayal kuracağımız kadar bile gerçeklerden kopamıyoruz. soğuk, katı, yalnız gerçeklik ovamızda bir başımızda duruyoruz.
olmazsa olmaz, matrix referansı da vereyim, yazı fiyakalı sona ersin: "welcome to the desert of reality"
hep sen olmak hep seninle olmak hiç bıkamadn usanmadan...geleceğini beklemek hayal....hiç bıkmadan...hiç umutsuzluğa kapılmadan...sadece beklemek seni hayal...rüzgara karşı yürümek seninle birlikte...
"bir süre hayal kurmayı
denersen
hayal kahramanı karakterlerin
kimi zaman bedenleri olan ve
yürekleri çarpan insanlardan
daha gerçek olduklarını
anlarsın..."
düşür beni bir kez daha.
tut beni sonra kaldır.
hayaline düşür beni.
bi sabah uyandığında beni sayıkla
beni hatırla,orda
beraber baktığımız o aynanın yalansız yüzünde
tut beni,
en güzel yerimden kavra.
düşürme, kırma ama bu kez.
uyu koynumda,
sen uyu, ben uyanırken yine seni sayıkliyim.
saymiyim artık sensiz geçen günleri geceleri.
tut beni en sevdiğin yerimden,
bi vapura bindir.
ayrılıktan uzaklaşan bi günde ısıt dudaklarımı.
tut beni en sevdiğin ellerimden.
bende ellerini tutmuş oliyim işte.
hiç düşürmiyim.
ulan yine çok sev beni,
koynunda ısıt,
yalnız gecelerime deysin.
deysin de geçmesin ellerin,
gözlerin.
koynunda ısıt.
tut beni en sevdiğin yerimden,
bırakma.
duralım öylece
sağ gözünü tutsun gözlerim,
bırakmasın.
al beni, koynunda ısıt.
bırakma gitme bi daha. tut beni en sevdiğin yerimden, sayıkla adımı, bırakma...
çoğu insan tarafından hayal kurmak ve hayalci olmak küçümsensede hayaller insanı hayata bağlayan yegane şeylerdir. hemen herşey insanın zihninde başlar ve hayal dünyasında şekillenir. hayalleri olan insan amaçları olan insandır. hayallerini gerçekleştirmek kişiden kişiye değişir. kimisi hep mutlu olmayı hayal eder. belki bir iş veya güzel bir eş bulunca bu hayali gerçekleşmiş olur. kimisinin hayalleri sınırsızdır ve uçlardadır. yeni bişeyler icat etmek gibi. bazıları buna gülüp geçebilir ama dünyadaki bütün üstün zekalı, başarılı özel insanlar bu uçarı hayallerinin peşinden gitmeye kormamış insanlardır. insanın hayatta tutunabileceği bir hayali, amacı olmalı. eğer bir insanın uğrunda ölecek hiçbirşeyi yoksa yaşamayı haketmiyordur.
vakit geldi..
hüznü ağırladığım son gece bu...
rüzgar benden yana!!
umutlarımı salıp ardından koşmaya
gece vakti günü yaşamaya
ve artık ağlamamaya vurdu vakit..
kalıplaşmış mistik duygular
ve son verilemeyen acılar,
ilk kez günü gören
yaralı ama umutlu kuşlara nispet
umutla gözlerim dolar..
mutlu olmanın şevki
ve bulutlara değmenin zevki ile
gülümsüyorum ey dünya..
bak bana ve şöyle de:
''hayallerim!!yeniden merhaba..''