hayır diyememek 

adana çık aradan

  1. kimse yadırgamasın, yanlış anlamasın, kızmasın, eksi oy vermesin (oha amma korktum lan); genellikle kompleks bir yapıya sahip dişi bünyelerde, bayanlarda, rast geldiğim bir kavramdır..her ne kadar, genelleme yapacak olursak, "hayır" kelimesi sevdiğinin bir isteği karşısında dile getirilemeyecek bir kelime olsa da, bazı istisnalar dışında kızların yine kızlara karşı değişmez tavır ve davranışlarından birisi haline gelmiş bulunan bir eylemdir..bunun nedenini yine "hayır" demeyi karşısındaki kırmak mertebesine yükselten düşünce yapısında aramalıyız..belki yanlış bir gözlem olabilir ama yine de sözümün meclisten dışarı olduğunu, delikanlı ve dobra konuşan kızların konumuzla alakalı olmadığını belirteyim..
    (zeus, 14.03.2006 00:44)
  2. hayır diyememek kişinin zayıf noktasıdır, suistimale her zaman açıktır.
    (jizel, 14.03.2006 16:20)
  3. bir yerden kırılamazsa ömür boyu mutsuzluk garantisi veren zaaf. telefonunun sesi de hep açıktır hayır diyemeyenlerin, kıçımızdan genellemek gibi olmasın.
    (dursun sabit hayalar, 06.01.2007 23:28)
  4. kişiliği darmadağın edeceği kesin olan huydur.huy bile denemez aslında..yıkılmalıdır varsa eğer!mutsuzluk ceptedir böle bi durumda,saçmadır!
    yalnız herşeye sırf hayır olsun,muhalefet olsun diye böyle davrananları da mevcuttur tabi ki...
    farklı olabilsin,söz edilsin diye!!!ikisininde ayarının kaçırmamak lazım,dengeyi sağlamak...mümknse!
    (rhododendronluteum, 22.04.2007 20:29)
  5. (bkz: hayır diyebilmeli insan)
    (lockman, 22.04.2007 20:45)
  6. öznenin de nesnenin de zarar gördüğü aptal durum:

    salı:
    n*: haftasonu dışarı çıkalım mı ne dersin?
    ö*: tabi neden olmasın?
    n: tamam ben cuma ararım seni yine.
    ö: tamam.
    ...

    cuma akşamı:
    n: naber yarın napıyoruz?
    ö: ya kusura bakma işim çıktı benim haftaya yapsak bu olayı olur mu?
    n: tamam ya sorun değil. o zaman sen ara uygun olunca.
    ö: tamam ararım ben.
    ....

    haftaya:
    n: ya bekledim ama aramadın sen hiç.
    ö: kontörüm yoktu bu aralar. ben de senin aramanı bekledim aslında.
    n: tamam sinemaya gidelim mi yarın?
    ö: tamam gidelim.

    yarın:
    özne iki kez aranır. telefon açılmaz. akşama kadar beklenir. ne bir çağrı ne mesaj.

    bir sonraki gün:
    ö: ya özür dilerim dün işte sen aradığında uyuyodum. ikinci aradığında otobüsteydim. biliyorsun otobüste yasak telefonla konuşmak. sonra aricaktım seni. unutmuşum. kedim açtı yalnız bırakamadım. dizim vardı dalmışım. arkadaşım hastaydı yanında kalmak zorundaydım.
    n: peki

    aynı gün:
    hafif gerizekalı olan nesne (ya da durumu anlamak istemeyen diyelim) gerçeği anlar.

    aynı günün bir sonrasındaki gün:
    nesne mesaj atar: ya kusura bakma ben anlamadım durumu. seni biraz rahatsız ettim galiba. sen beni kırmamak için hayır demedin hiç bana.
    ilginçtir ki özneden cevap gelir bu kez kontör var demek: asıl sen kusura bakma bir türlü görüşemedik. gerçekten meşgulüm ama bi ara çıkalım dışarı.

    (bkz: mavi ekran)

    sonuç: nesne gururludur. nesne aramaz. özne zaten aramaz. hiç aramadı ki özne.
    (kaleci oyuncu, 09.05.2007 23:16 ~ 23:19)
  7. ülkemizin çoğunda, özellikle ağzını yayan yapay sarışın ve tiki bayanlarda rastlanan hastalık. "hayır" yerine "haaayır" demeyi tercih ederler. bir de bunlar "ben" yerine yine ağzını yayarak "bæn" der ki, o da başka bir girinin konusudur.
    (thedewil, 09.05.2007 23:18 ~ 23:21)
  8. "salak mısın kardeşim ?" sorusunun pozitif cevabına hitaben üretilmiş bahane.
    (14ncu havari, 09.05.2007 23:20)
  9. karşısındaki koltukta kendinden kat kat büyük cüssedeki adam sinirden titreyen elleriyle sigarasını yakmaya çalışıyordu. belli ki öfkesinden birşeylere vurmamak için ellerini zor zaptediyordu. bir taraftan da söyleniyor, "geberesice?" diyordu diğer koltukta sus pus oturan küçük bedene.

    şaşkındı küçük beden. koca cüsseyi bu kadar sinirlendirecek ne yapmış olabilirdi ki? yemeğe yardım etmişti, kapıyı yavaş kapatmıştı, ışığı açık bırakmamıştı, masaya geç oturmamıştı, ağzını şapırdatmamıştı, tabağını bitirmişti. fakat ne fayda, tüm titizlenmeleri boşunaydı işte. yaptıkları işittiği azarlara mani olamamıştı.

    "olmaz olaydın" diyordu koca cüsse. haklıydı, belki de küçük bedenin varlığındaydı sorun. küçük olmasına rağmen fazlaydı işte varlığı. kendinden gayri her şey bir bütünlük içindeydi ama o, yanlışlıkla yaratılmış ve zamanın o anında kendinden kat kat büyük koltuğun kenarına iğreti iliştirilmişti tıpkı bir yama gibi.

    ruhu asla affedilmeyecek bir günah işlemiş olmalıydı. bakkaldan kalem çalmıştı mesela. ya da arkadaşının kukusuna bakmıştı. ya da yan bloktaki oğlanın mal afatına tekme atmıştı. ya da komşunun balkonuna yumurta fırlatmıştı. fakat yukarıda da işler arada bir karışabiliyor olmalıydı ki bu iflah olmaz günahkar ruh ahirette hapsedilmek yerine, dünyaya yollanmıştı. nihayetinde varlığı haketmediği bir lütuftu.

    "haline şükret." diyordu koca cüsse. haklıydı.dudağı bükük, itaatle dinledi azarlarını. "ama ben ne yaptım?" diye sormak isterdi. sustu. küçüktü ama sorunun yaptıklarıyla değil, varlığıyla ilgili olduğunu bilecek kadar büyüktü. büyük olmak ağır geliyordu. kırgındı yukardakilere. hatalarını düzeltmeyip, onu orada unutmuşlardı. bu koca yanlışlığı düzeltmek, yok olmak istercesine yumulmuş, içine sinmişti küçük bden ama yok olamıyordu.

    ellerini dizlerinin üstünde yumruk yapmış, yumruklarını sıkmıştı. tırnakları avuç içine batıyordu. acıyor olmalıydı ama hissetmiyordu.

    ayakları yere değmiyor, arkasına yaslanamıyordu. rahatsız olmalıydı ama sesini çıkarmıyordu.

    başına öne eğmiş, saçlarını yüzüne dökmüştü. kâkülleri arkasına sakladığı gözlerini yumrukları civarında bir yere odaklamıştı. dikkatle bakıyordu ama görmüyordu.

    bağırmak istiyor bağıramıyordı.

    söyleyecekleri vardı ama susuyordu.

    üzülüyor ama ağlamıyordu.

    korkuyor ama kaçmıyordu.

    “hayır, yapma!” demek istedi ama….
    (jane jones, 08.06.2007 00:07 ~ 12:12)
  10. nice nuri alço ların sivrilmesini sağlayacak bir harekettir. şöyle ki:
    +selam tatlım (abovv niyeti bozmuş)
    -sselıamm (saf ve temiz kız)
    +benimle bi gazoz içer misin?
    -(hasssss...) peki
    +eh gidelim madem..
    (giderler)
    +eh gazoz da ilaçsız olmaz diiimii (nihahaha)
    -evet (lanet olsun hayır diyemiyorum)
    +iç bakayım şifa niyetine
    -peki..

    sonuç herkesin tahmin ettiği gibi adamın kızı kirletmesiyle sona ermez. onun gazoza attığı ilaç ağrı kesicidir! (yersen)
    (portakalda vitamin, 13.07.2007 23:38)
  11. iki ucu boklu değnektir. hayır desen de evet desen de için bir türlü rahat etmez.
    (restless times, 13.07.2007 23:45)
  12. hayır demesini bilmeyenin evet'inin de bir anlamı yoktur. diye birşey okumuştum konuyla alakalı olabilir.
    (kukumsal, 20.11.2007 14:53)
  13. çoğu zaman "evet" de diyememektir..
    hayat akar, bir türlü bir şey diyemeyen de onu "izler"..
    (dirtypain, 20.11.2007 15:17)
  14. acayip sinir olduğum huyumdur.
    halbuki önceden hep diyeceğim diye kendimi şartlandırırım ama yok. kırılmasın, üzülmesin, allah için... tarzında sebeplerden dolayı kimyese kolay kolay uygulayamadığım durumdur.
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 01.12.2007 15:42 ~ 15:50)