tavla oynamayı bildiğini sanan hatta sadece tavla değil batak, king, koz maça ve okey oynamayı bildiğini sanan yalandan kahve kültüründen dem vuram yazardır kendileri. insan bir tane oyunda başarılı olurda bu kardeşini yener anam, yok. yenemiyor hep yeniyorum. ben bile sıkıldım yenmekten. hadi tavlaydı, okeydi diğerleriydi şans işi diyorum bari satrançta kendini geliştirmeye bak. saatlerce evde çalışıyorsun beni yenmek için ama nafile olmuyor.
* kıskanıyorsun beni biliyorum zar atışımı taklit etmeler falan hatta batakta kupa, maça, karo, sinek şeklinde dizmemi bile taklit ediyorsun ama bunları taklit ederek de yenemezsin beni ben gülüm..
işin kahve kültürü boyutunu geçersek gerçekten babacan adam ama. yenildikten sonra ağlaması dışında. oturup saatlerce muhabbet edilir kendisiyle, sıkılmıyor insan. hele bir de ortamda
camel'da varsa al işte sana doyumsuz muhabbet. maçtan (her ne kadar kendisi fenerbahçeli olsa da kendisine beşiktaş'a duyduğu saygıdan dolayı saygım var bu konuda.), karı kızdan her şeyden bahsedilir ama geçen bi' felsefik konuşalım dedik,
ede'ye,
robbiefowler'a falan özendik elimize gözümüze bulaştırdık. olmadı yapamadık. camel'ın en felsefik sözü olan "ben hayatta üç şeye önem veririm -am, -göt, -meme" demesiyle felsefeden ne kadar anladığımız ortaya çıktı.
muhabbeti güzel dedik ya neden güzel peki. adam alıngan değil ilk başta, küfürü seviyor. adama top diyince "ne topu lan" diyeceğine "efeduumm canumm" diyerek taşşşşağa sarıyor. gay muhabbetini çok güzel yapıyor zaten. hayır gay falan değil bildiğin taş fırın erkeği tabiri caizse ama ibneye yakışıyor. isteyen zirvetör'den hawk'ın resimlerine bakabilir yani. denemesi bedava..
beşiktaş'ın ortam çocuğu herkesi tanıyor allahsız. ben beşiktaşlıyım, ben o kadar takılıyorum oralara yok anam bu topaç büfecisini, ebesini, dedesini herkesi tanıyor. beşiktaş balıkçılar çarşısının önünden yürürken aslında yürüyemezken 50 kere duruyoruz. alıcam bir tane bere onla dolaştırcam bundan sonra beşiktaş içinde. 3 dakikalık yere 50 dakikada gidince olmuyor.
ha bir de kendisine votka sözüm var onu bu geldiğimde çıkan aksiliklerden dolayı getiremedim ama haziranda elinde bil. en köpek öldüreninden, en yamultanından bir tane getireceğim de feleğin dönsün belki aklın başına gelir. dönmese de ben onu böyle de seviyorum lan, canımsın, bebişim..