havuz başı   

adana çık aradan

  1. "beyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş sizi bekliyorum. yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye düşünüyorum: belki bir geç olma hadisesi. belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. ama bu uzayan yaz, kışın gelmiyeceğine alamet değil. kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek.
    sizi bekliyorum. sizi göreceğim; içimde birşey koşacak. siz görmeden geçeceksiniz. ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim aleme. dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, herşeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım.
    herkesler geçti, siz geçmediniz. yüzünüzü göremedim. bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu."
    diye başlayan sait faik abasıyanık öyküsü. okurken umut, heyecan, üzüntü ve hayal kırıklığının karışımı duygular insanın içine oturur. bilmeden, emin olmadan, içi titreyerek sadece bekleyen bir adamdır öyküdeki.
    (artemisia, 10.05.2006 22:25)


  2. türkçeyi doğru ve özenli kullanmanın takıntı olduğunu düşünenlere ve bu gayreti gereksiz görenlere, türkçenin ne kadar güzel bir dil olduğunu ve güzel kullanan birinin elinde tarifsiz duyguların bile -türkçe- son derece zarif tarif edilebileceğini gösteren sait faik hikayesi.

    bu kusursuz hikayenin tek eksiği, hikayenin orasına burasına serpitirilmiş, sevimlilik timsali smiley'lerin olmamasıdır. halbuki pek çok örnekte de görüleceği üzere duyguların en yoğun ve de en güzel ifadesi smiley'lerle mümkündür. sait faik biraz erken doğmuş olmanın verdiği talihsizlikle bu imkandan faydalanamamıştır maalesef.

    şöyle olsaydı fena mı olurdu?

    herkesler geçti, siz geçmediniz. * yüzünüzü göremedim.* bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu.*

    not : insan bi swh koyar en azından be sait faik.
    (maloğlan, 31.03.2007 02:24 ~ 02.04.2007 00:41)