içinde eşsiz eserlerin bulunduğu dünyanın en büyük ikinci mozaik müzesini barındıran orta boy ilimiz.kanımca hristiyan vatandaş derişiminin en yüksek olduğu şehir.ormanlarla kaplı dağlarını,verimli topraklarını ve işlek iskenderun limanı'nı görünce çölde yaşayan suriye'nin burayı neden bu kadar çok istediğini daha iyi anladım.
türkiyenin künefesi en şerbetli en leziz tadına sahip bölgesi. hatay turunçgil leriyle meşhur, iskenderundaki sahiliyle güzel ve ağır sanayicilikte belli bir başarıya ulaşmış türkiyenin en güzel bölgelerinden biri...
hatay adı 1936 yılında atatürk tarafından bölgenin türk kimliğine vurgu yapmak için verildi. bundan önce türk ve yabancı belgelerde bölgenin adı iskenderun sancağı olarak geçer. güneş türk dil teorisinin revaçta olduğu bu yıllarda, orta asya’da kurulmuş eski türk devletlerinden birinin adı olan hatay bu bölgeye isim olarak verilerek ideolojik bir yönlendirme yapılmış ve bu bölgede yaşayanların türklükleri kesinleştirilimiştir.
suriye'nin de haritalarında kendi topraklarında gösterdiği şehirdir. onlara en güzel cevabı bir komutanımız "devlet başkanı dahil hiç bir suriyeli hatay'a pasaportsuz giremez" diyerek vermiştir.
vivaldi adlı bir disco bara sahip şehir. başka isim kalmamış gibi bunu reva görmüşler klasik müziğin en önemli bestecilerinden birine. yakında mozart adlı bir kebap lahmacun salonuda görürsek şaşmayalım hatay da.
türkiye'nin en güney ili.benim de doğduğum şehir.sanıldığının aksine merkezi hatay diye bir yer değildir.hatay diye bir ilçe de yoktur.merkezi antakya'dır.tarih dolu bir ilçedir antakya.kişi başı araba sayısının çok yüksek olduğu bu yüzden de toplu taşıma sisteminin gelişmediği yerdir.yahudi , hristiyan , müslüman , ateist , arap , türk her ırk , dinin iç içe olduğu yerdir.bkız sayısının erkek sayısının çok çok üstünde olduğu bir yerdir.mesela antakya dışında hiçbir şehirde yan yana kız kıza dolaşan 6-7 kız göremedim ben.künefesi ve yemekleri meşhurdur antakya'nın ayrıca.st.pier kilisesi vardır ki hristiyan adının ilk geçtiği yerdir burası.diğer bir ilçesi iskenderun'dur.liman kentidir.nüfusu antakya'dan daha fazladır.antakya'dan daha gelişmiştir.daha çok kafesi , eğlenecek mekanı vardır.yazın iskender'un un arsuz beldesi hatay'ın en yoğun yeridir.zira arsuz mükemmel bir tatil yeridir.yazın genç nüfus bakımından patlama yaşayan yerdir.
izmir'in güzel semtlerinden biridir. özellikle inönü caddesi'nin vazgeçilmezi her zaman tam dolu olan,zamanında sabahları binmeye çalışırken az ıstırap çekmediğim 86 numaralı otobüsüyle ön plana çıkar, duvarlarında crazies göztepe yazıları görmek olağandır
doğunun en renkli şehirlerinden biri. o kadar çeşitlilik içinde hoşgörü havasını sezebiliyorsunuz. çok eğlenceli pazarları mevcut. tarihi yerlerinden bahsetmiyorum bile
düzeltme: fakespeare sağolsun,hatay'ın doğu ili değil güney ili olduğunu söyledi. ben de kendisine, hatay'ı daha çok doğulu bulduğumu söyledim. kendisi de 19 yıl hatay'da kalmış çyle olmadığını söyledi. saygı duydum. bu giri de böyle şaibeli kaldı.
türkiye'nin tek ermeni köyü vakıflı'yı sınırları içinde bulunduran güney ili. müslüman,hristiyan,yahudi farketmez hatay'da herkes birbirine saygı gösterir. merkez ilçe antakyadan daha gelişmiş olan iskenderun*küçük izmir olarak gösterilebilir. sahil kordonu izmir'e tıpatıp benzemektedir.hatay'ın ekonomisini çökerten olay ise körfez savaşında ırak'a uygulanan ambargo olmuştur.o tarihten önce dolup taşan liman ambargoyla birlikte birkaç tane balıkçı teknesine kalmıştır.
günübirlik olarak suriye'ye geçilebilen ilimiz. baharatlar, yemekler, tatlılar, kahve çok farklı ve güzeldir bu şehirde. ayrıca dünyanın ilk kilisesi olan st. pierre hatay/ antakya'dadır.
kızlarından korkuklması ve mümkün mertebe uzak durulması gereken, köprüde birbirinden güzel künefe yapan künefecilerin bulunduğu, kendine hayran bırakan tarihi doku içerisinde çok güzel sokakalar ve evler barındıran, harbiye isimli doğal güzelliklerin tavan yaptığı bi ilçesi bulunan, her hatırladığımda kalbime bi acı saplanan; sevdiğim ama nefret ettiğim doğu akdeniz bölgesi şehri.
merkezini asi nehrinin ikiye ayırdığı harbiye köprüsü ile iki tarafın birbirine bağlandığı dükkanların tabelalarının arapça olduğu. hatta iddaa bayiinde maçları tartışan adamların arapça tarıştığı (inanılmaz komik bir durum) en güzel iskender bursada yapılır diyenlere inat hayatımda yediğim en güzel ve hesaplı iskenderin yapıldığı şirin küçük bir il.
kullanılan parası ve dalgalanan bayrağımız olmasa burası türkiye nin değil diyeceğim hatay cumhuriyeti 23 haziran 1939'da türkiye ile fransa arasında yapılan bir anlaşma ile türkiye topraklarına katılmış ve şehir statüsü kazanmıştır...sanırım burası iskenderun için alınmış vakti zamanında...