çoğu insanın yapmaya korktuğu şeydir. hata yapmamak mükemmel olmak için habire kendilerini boş yere kasar bu korkak insanlar. "mükemmelik" in kişiden kişiye değişen bir şey olduğunu unutmuştur da bu insanlar.
ve kendi kasılmaları yetmiyormuş gibi çevresindeki insanların hatalarını düzelterek çevresindekileri illallah ettirirler. normal insanlar onun yanında kasılır da kasılır.
ders aldırtan insani yanlış. bazen bir çok kere yapılıp bir olaya yol açmasa da bazen tek sefer yapılması çok kötü olaylara yol açabilir. kötü olaylara yol açarsa insan pişman olur ki bunlar büyük hatalardır. küçük hatalar ise insanın büyük hatalar yapmasını önler.
insan. bir parçası ki vazgeçilmez. sonuç vardır, sesli düşünürsünüz " bunu esgeçtim, bunu düşünemedim, sanırım birazda saflığıma geldi, göremedim, yönlendirildim... "
" kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma ! "... büyük yalan ! minimuma indirgemişsiniz beklentilerinizi, her türlüsüne hazırsınız, şunu desem, bunu yapsam, bunlar benim için sorun değil, o zaman karşı taraf için de sorun olmaz ! nasıl bir yanılgı, nasıl bir söz bu ? bir kıyafetiniz var, gömlek mesela, bir düğmesi kopuk, belki belli olur ama çok da sorun teşkil etmez. bu söz hayatınızda bir düğmedir. buna uysanız da olur uymasanızda. görmezden gelinebilir. ama unutmayın, gömlek değil, sadece bir düğme.
yönlendirilmek, sürekli aynı şeyler dönüyor cümlelerde. değiştiremiyorsunuz konuyu. bir yerden tutulup çekiliyor, aynı noktaya geliyorsunuz. ve farketmeseniz de işliyor beyninize. göremiyorsunuz işte...
birisi çıktı karşınıza, değer verdiniz hem de çok. görmediğiniz biri ama. buluşmaya karar verilir. karşı tarafın tedirginliği size yansır haliyle ve evet farkedilmeden yönlendirildiniz bu tedirginliğe. beklentileriniz minimumdur. ama olmaz... olmaz işte bir sorun var ortada. karşı taraf çok üzülür, öfkelenir hatta. sizi defeder hayatından. çok kırıcı konuşur, öyle böyle değil. hatanın büyük kısmı sizdedir. çünkü düşünemediniz, çünkü esgeçtiniz, çünkü safsınız.
biraz abes bir örnek, belki anlaşılamayacak ama çok güzel gösteriyor herşeyi. bjt diye bir transistör var. üç kısımdan oluşur, base, collector, emiter. bjt akım denetimli akım kaynağıdır. neyse fazla teknik olmasın, base akımı vardır, değeri çok küçük. collector akımı ise base akımına göre çok büyük bir değere sahiptir. base akımı ile collector akımının toplamı emiter akımını verir. ama bir detay var, eğer ki base akımı sıfır ise bu eşitlikten bahsedilemez, çünkü base akımı oluşursa collector akımı oluşur. birbirlerine bağlıdır yani.
özetlersek, sizin yaptığınız hata collector akımı kadar büyük, base akımı ile kıyaslanamayacak kadar hem de. karşı tarafın hatası ise o kadar küçük ki, göze batmıyor. ama başlangıcı sağlayan base akımı ! es geçilen... insanlar neden miktara bu kadar önem verir ki ? çünkü insandır...
durum ortada. belki züğürt tesellisi gibi gelebilir ama, hiçbir hata tek başına yapılmaz, hiçbir insan tek başına üzülemez, ve hiçbir suç, yani hatanın getirisi, tek bir kişiye ait değildir.
evet ben bir hata yaptım, kendimi bok gibi hissediyorum ve bunu unutacağımı düşünmüyorum. istesem bile olmayacak ama razıyım. çünkü bir şekilde cezamı çekmeliyim. ve en kötüsü olan vicdan azabı... sonunu göremiyorum, ne garip değil mi ? sanki bir hatanın başlangıcı gibi... hayat işte. dönüyoruz durmadan aynı olaylar üzerinde. yönlendiriliyoruz bir şekilde. tanıdık bir kelime daha, yönlendirilmek... her an sağlıklı düşünemeyiz çünkü biraz safız, kabul etmesekte. sanırım bu saflığı da anımsadık. anında karar vermemiz lazım ve bazı şeyler gözden kaçabilir, es geçebiliriz. evet... taşlar yerine oturdu.
insanız biz, hata yaparız sürekli çünkü yapmalıyız. işimiz bu. bu şekilde öğreniyoruz maalesef. ama affetmek, herkes yapamaz. zordur... gurur var serde. evet, bitti anlatacaklarım... ama son bir sözüm var;
eğer bir berber hata yaparsa, bu yeni bir tarz'dır.
eğer bir terzi hata yaparsa, bu yeni bir moda'dır.
eğer bir doktor hata yaparsa, bu yeni bir müdahaledir.
eğer bir mühendis hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır.
eğer bir hakim hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır.
eğer bir bilim adamı hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir.
eğer bir öğrenci hata yaparsa, bu bir hatadır.
kim bile bile hata yapar?
bir insanın hataları ondan alınacak en doğru ipuçlarıdır.
hatalar doğaldır, plan program içermez o nedenle çok fazla size aittir.
"doğru"lara giydirilen ikiyüzlülük maskesi yoktur hatalarda.
hatalar ve doğrular...
kime göre hata, kime göre doğru?
bence çıkar gözetilerek yapılan her "doğru" en az doğrudur.
ama asla hata değildir.
"hata"lara karşı hoşgörülü olmadığımızın kanıtı kelime. ha ve ta olarak iki kaba heceden oluşmuş. sert bir söylenişi var. söyledikten sonra kafaya rahatlıkla vurulabilir mesela. oysa mistake ne güzel bir kelime. sanırsın hata değil, böyle sevimli başka bir anlamı var gibi. insanın hata yapıp mistake falan diyesi gelir.
uzun uzun yazılan bir mesajın ardından gönder tuşuna basılır. telefon uzunca bir süre mesajı yollamaya çalışır. o anda korkulur. acaba? denir... ve sonunda o berbat uyarı sesiyle ekranda belirir... hata!
lütfen benimle aynı fikirde olduğunuzu söylemeyin. zira insanlar benimle aynı fikri paylaştığında, "bir yerde hata yapıyorum" hissine kapılıyorum.
`
oscar wilde`