dev adımlarla yaşanan dünyada hatırlamamız gereken her şeydir. 'mutlu olmak için hepimiz birbirimize muhtacız' gibi.
çok güzel bir masal vardır. küçük bir kız çocuğu çimenlerin üzerinde yürürken bir kelebeğin dikene takılıp kalmış olduğunu görür. büyük bir özenle kelebeği dikenden çıkarır. kelebek uçmaya başlar. sonra güzel ve iyi kalpli bir peri olarak geri döner. küçük kıza, " bu iyiliğe karşılık ben de sana en çok istediğin şeyi vermek istiyorum" der. küçük kız bir an düşünür ve yanıtlar, "mutlu olmayı istiyorum" . peri ona doğru eğilir ve kulağına bir şeyler fısıldar. sonra birdenbire gözden kaybolur. kız büyür. çevresinde hiçkimse ondan daha mutlu değildir. bu mutluluğun sırrını ona her sorduklarında yanlızca gülümser ve "iyi bir perinin sözünü dinledim" der. yaşlanınca, komşuları bu inanılmaz sırrın onunla birlikte öleceğinden korkarlar. " lütfen şu sırrını bize de söyle" diye yalvarır; " perinin sana söylediğini bize yinele" derler. sevimli ve yaşlı kadın, " çevremdeki her insanın ne denli güvencede imiş gibi görünse de gene bana muhtaç olduğunu söylemişti" der.
hepimiz birbirimize muhtacız.
nereye doğru yol aldığımızın farkına varmaktır.
gittikçe artan nüfusa rağmen büyük şehir olarak adlandırılan yerler aslında en çok "yalnız"lığa mahkum yerleşim yerleridir. binalar yapmak için ağaçlar kesilmekte, çocuklar çocukluğunu kapalı bir kutuda geçirmektedir. dünyaya hakim olan birçok duygu yerini araçlara, buldozerlere ve iş makinalarına bırakmaktadır. çeşitli programlar komşuluk ilişkilerini hapsetmektedir. adeta sokağa çıkma, birbirini görme yasağı vardır. çağdaşlaşmanın bu olmadığını hatırlamamız gerekiyor.
sıradan şeylerdir genelde..
evdeki eksikleri farkettiğinde alışveriş listesi yapmak,
netin başına otururken yemeğin altını kısmak,
bayramda seyranda dedeyi, nineyi aramak,
evin aidatını vermek...
gündelik yaşamın püf noktaları yani..
basit, ve pragmatist.
yarının garantisi olmadığı
hatırlanıp uzak durulmaya çalışması gerekenler:
hapishane, hastane, mezarlık (elbette bunları hatırlamak için arada ziyaretçi olarak gitmek gerekiyor)
hatırlanıp yapılması gerekenler:
gülümsemek, yardım etmek (bunlar için bir ön şart falan yok, sık sık hatırlayıp sık sık yapmak gerekiyor)
hatırlanıp anında unutulması gerekenler:
6 kasım 2002
amerikan ve israil mallarıyla beslenen balık hafızamıza bir şekilde kazımamız gerekenler...
örnek olarak israil in, ateşkese saatler kala 9 sivili daha katletmesi gösterilebilir
uzun boylular için sıkça geçtikleri alçak tavanlı geçitler ya da kapılar.
(night, 01.12.2007 17:45)
günün birinde bütün ilişkilerin bitebileceği. hayır yani sevgilisinin baş harfini dövme yaptırmış iki adet tanıdığım var, bir tanesi şimdi aynı harfle başlayan, felsefik görüş bildiren bir kelime arıyor fellik fellik. diğeri sildirecekmiş.
(bkz:
ilişkiye odaklı yaşayan insan modeli)
(tatalu, 01.12.2007 18:40 ~ 18:50)
her insan için ömür yeterse bir gün kendisinin de yaşlanacağı.
insanların çok unutkan oldukları..herşeyin bir gün unutulacağı ama izlerin si unutmak kadar kolay silinmediği..
post-it denen nesnenin var olma sebebi.
ölüm öteki dünya
unuttuğunuz takdirde başınız belaya gireceği için hatırlatıcıya kaydedilmesi gerekenlerdir.
-sevgilinin doğumgünü
-ilk bakıştığınız gün
-ilk konuştuğunuz gün
-ilk kavga ettiğiniz gün
-cart günü curt günü bok günü..
hatırlanması için parmağa iplik bağlanan ama yine de unutulan şeyler. en etkili yöntem, elin üstüne tükenmez kalemle yazmak
*