|
|
- ökkeş'in aşırı faşistlikten ağzından sıçtığı söz. marsizm'in ne olduğunu bilse eminim ki böyle bir şey demezdi. gelen tepkiler sonrası belki öğrenmeye çalışır.
(bkz: bilmemek değil öğrenmemek ayıp)
- hatırla sevgili dizisinin her ne kadar populerite kaygısı dahilinde olsa da tarihi gerçekleri biraz olsun yansıtmaya çalışmasıdır. ki dizi en çok marksist çevrelerce eleştirilmektedir. kolay değildir tarihe tanıklık yapanların acısını gözler önüne olduğu gibi sermek.
diyelimki fraksiyonlar arası çatışma, diyelim ki sünnetsiz militanlar -o zamanlar amerika ve ülkücülerin/kontgerillanın ilişkilerini hiçe saymadan- tarihe geçen bu tanıklıklar nasıl açıklanacak acaba. bahsi geçen kahramanmaraş olayları ile ilgili bir de şunları bilmek lazım, belki o zaman anlaşılır ne menem bir şey olduğu durumun:
-bağlarbaşı camii imamının:"şehrimizde bulunan alevi ve chpli sünni imansızları temizleyeceğiz" vaazı .
-"23.12.1978 sabahı saat 09:00 sıralarında saldırgan bir grup evimizi bastı. korkumuzdan komşumuz osman küçükbeşe'nin evine gittik. hepimiz bir odada gizlenmeye çalışıyorduk. saldırganların sayısı tahminen beş altı bin kadardı. önce evimizi yağmaladılar, eşyalarımızı dışarı çıkararak yaktılar. bir grup saldırgan da saklandığımız evi bastı. saklandığımız odanın kapısını içerden kilitlemiştik, kapının kilidini ve kapıyı taradılar. içerde bulunan mehmet ünver alnından kurşunla yaralandı. kapıyı kırdılar, odaya daldılar. içeride bulunan erkekleri alıp dışarıya çıkardılar. yol üzerinde allahını seven vursun diye bağırdılar. topluca taş, sopa, balta ile vurmaya başladılar."
not: kendi girilerimden alıntılardır.
- tespittir. bi s.ktir git denilebilir. başka tek kelime edilmeyecek kadar da önemsiz ve yanlıştır.
- bu tespit üzerine uzun uzun konuşabiliriz ama önce isterseniz tek kelimeyle bir özetleyelim.saçmalıktır.
peki niye saçmalıktır bu saptama.bir kere tv'den marksizm propagandası yapılıyor demek için dünya gerçeklerinden bi haber olmak lazım.
şimdi hatırla sevgili ne? bir dizi ve televizyonda yayınlanıyor.ve televizyonun asıl işlevi nedir?en basit ifadeyle kitleleri sisteme entegre etmektir.sizi, bizi, hepimizi varolan ve dayatılan egemen düşüncenin üyeleri kılmaktır amacı.bu egemen düşünce için en büyük rakip marksist bir ideolojiyse, hiç en büyük düşmanının propagandasını yapar mı kendi araçları üstünden.
peki zaman zaman televizyonlarda seyrettiğimiz sol içerikli yayınlar ne? neye hizmet ediyor?yine basitce açıklayalım. kitlelerin gazını alır ve kendisini demokratik gösterir egenmen olan. biz tv'de kanlı 1 mayısları, kızıldereleri, nurhak'ları seyrederiz ve üzülürüz."aa yazık değil mi gencecik insanlara ..." biçiminde duygulanırız. ama bunu izleyen hiç kimse bundan ideolojik olarak bilinçlenmez.zaten yapılan yayınların niteliği böyle bir bilinçlendirme amacı gütmez.sadece yoğun bir duygusallık hakimdir.kimse o olayların altındaki sınıf mücadelesini idrak edemez.ettirmezler. o yüzden televizyonlarda izlediğimiz bütün yayınlar iyi niyetli dahi olsa sınıfsal olmadığı, hatta daha doğrusu oldurulmadığı için bir propaganda aracı değildir.bu tür propaganda metinleri yazacak olanları zaten işe bile almazlar.
şimdi o zaman bu milliyetci guruha ne oluyorda ekranlarda gördükleri her sol yayına ağızlarından köpükler saçarak saldırıyorlar.objektiflik arıyorlar.ekranlarda sayısını bilmiyorum ama herhalde 60-70 civarında dizi var.bunların çok büyük bir bölümünün içeriğini bir analiz etsinler.
onların derdi esasında objektiflik falan değil.o dar kafalı faşist zihinleri kapitalizmi bile anlayabilmiş değil.en ufak bir muhalif sese bile tahammülleri yok.aslında bu tür yapımların bir sistem eleştiri olmadığından bile habersizler.
- hayatında hiç marksist dolayısı ilede marksist tutum görmemiş bir kimsenin yapabileceği enteresan enteresan olduğu kadarda gerçekten uzak tespittir.
- önce (bkz: kinaye). hiç izlemedim ama bakıyorum bağlama. türkiye'de, rtüklü denetimli televizyonda, hele bir de kanal d'de yayınlanıyorsa eğer (bilmiyorum gerçekten), o kadar marksisttir ki eminim o dizideki tutum, tutsan elinde kalır diyeceğim.
(koku, 10.05.2008 09:40 ~ 09:42)
- http://www.izinsizgosteri.net/...
işte olayların başlamasına neden olan 2 marksist (!)
- iddia sahibinin iddiasını iddia olsun çuval dolsun yahut dostlar alışverişte görsün amaçlı ortaya atmasıyla vuku bulmuş olay.
bir kitap yazayım dedim, başladım yazmaya...
sonra bir düşünce aldı beni, "ulan yazıyorum da edebi değeri yok, şimdi burada faşistleri kötülemek de olmaz kendim de faşistim, o halde faşistleri yüceltirsem ooo bu kitap manyak satar"
abicim bu kitapların modası geçti, eskiden böyle kitap yazanlara devlet madalya veriyordu, şimdi böyle kitap yazanların eline bir tutam tarrak veriyoruz. eli kalem tutmasın, tarrak tutsun diye...
ya tarrak tutacaksın sen, ya da satır filan...
16 mart'taki gibi kaleşnikof da tutabilirsin ama mümkünse kalem tutma, sonra saçmalıyorsun çözene kadar ebemiz ağlıyor...
- diziyi hiç izlemediğim için kitabı okumayanlar birliğinin yanılgısına düşüp dizi hakkında birkaç şey söylemem gerekecek.
yaşamdan biraz kopuk olduğum için dizinin kanal d de yayınlandığını zannediyordum. bir mesajla gerçeği öğrendim. çalık grubuna ait atv de yayınlanıyormuş. sabahtan beri başlık yüzünden hissettiğim mide bulantım biraz daha arttı. sonra deniz ler asılırken büyük ihtimal araya bir reklam girmiş olabilecekleri geldi aklıma. deniz gezmiş in son sözlerini makaslamak içinde uygun bir zemin oluşmuş olur böylece. gerçi hiç çekilmemiş de olabilir o sahneler. malum youtube a falan düşer. ne demek öyle "türk ve kürt halklarının kardeşliği" falan. en son da araya giren o reklam kuşağında herhangi bir amerikan malının reklamının yayınlanmış olabieceğini düşündüm ki büyük ihtimal yayınlanmıştır. mezarlarında mide bulantısından öğürmedilerse iyidir.
ben mi çok simgesel düşünüyorum, yoksa gerçekten yapılan "işin" savunulabilecek hiçbir yanı yok mu emin değilim. öğrensem de simgesel düşünmeye devam edeceğim bir gerçek ama.
uzun süredir öfkeyle bir şeyler yazmamıştım. yazmamaya da kararlıydım. bir yere kadarmış demek ki. son olarak türkiye marksistleri bu diziyle bir şeyler anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorlarsa siktirip gidip kafalarına bir kurşun sıksınlar, dünyayı da kendilerinden kurtarmış olurlar böylece. haberlerde çıkar bu olay. reytingler tavan yapar. çalık grubu, aydın doğan biraz daha para kazanır böylece.
- (bkz: hain evlat ökkeş)
- haklılığı ve doğruluğu devletin o çok mükemmel(!), çok adil(!) yargı sisteminin kararlarıyla ölçen, insanların kadın çocuk demeden sırf alevi diye öldürülerek yapılan kanlı katliamı meşru göstermek için kıçını yırtan, ezik, vahşi bir şahsiyetin asla ve asla değerlendirmeye hakkının olmadığı tutumdur.
hala kana susamış durumdalar belli. değişen pek birşey olmamış sanırım.
- (bkz: yarasın)
- mhp'nin 1 mayıs'taki devlet terörünü eleştirişi kadar "samimi" ve "şiddet karşıtı" bir emekçi tutum, mehmet ali birand'ın 32.güne 1 mayıs marşı ile başlayışı gibi "devrimci" bir durum ve kontrgerilla ile "mücadele" eden ergenekon karşıtı akp gibi şeffaf ve "demokrat" bir oluşumdur !
sola dair her bokun ve de püsürün; sicili kabarık faşistlere, kıymeti kendinden menkul dinci-gericilere, "bırakınız"cı liberal cenaha, kısaca sermayeye mal edildiği bir ülkede; hatırla sevgili dizisi de marksisttir muhakkak.
sermayedar insafıyla tarih anlattığı için elbette !
- ilk defa bi türk televizyonunda maraş katliamı ile 1980 (ve öncesi dönem) gözaltılarındaki işkence olgusunu işlemekten öteye gitmeyen bi marksizmdir; telaşa kapılmayınız kuzum!
adam ciğerleri parça parça kopup ağzından gelerek sefalet içinde öldü; hayaletinden bile, hala korkuyosunuz di mi?
- yazıcıoğlu’nu öfkelendiren tv dizisi
büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu, 'bu kadar taraflı, bu kadar gerçekleri gizleyen bir dizi olamaz' diyor ve ekliyor: her izlediğimde isyan ediyorum...
“bu dizi taraflı ve gerçekleri gizliyor. bazıları kendi bakış açılarına göre ideolojilerini açıklıyorsa sorun yok ama bunun başkalarına hakaret ederek, iftira atarak yapılmaması lazım. hatırla sevgili diye bir dizi var, baktığım yerde isyan ediyorum. bu kadar taraflı, bu kadar gerçekleri gizleyen, birileri kendilerini daha idealist göstermek isteyebilir, buna saygı duyuyorum, elbette kendi bakış açılarından vermiş oldukları mücadeleyi idealize edebilirler, yaşatmak isteyebilirler, gelecek nesillere aktarmak isteyebilirler, ama bunu yaparken başkalarına hakaret ederek, başkalarını karalayarak, iftira atarak yapılmaması lazım.”
http://www.haber7.com/...
- bu tutumun en güzel betimlemesi ellaam'dan gelsin: @2284123
kof bir katkı: götünüze sokun tutumunuzu!
- türk malı terminatörün tesbiti.
- dizi setinin önünde bomba patlatıp komünist aleviler yaptı denirse halledilecek tutumdur. değil mi ökkeş?
- türkiye faşistlerinin yakın tarihimize damgasını vuran cürümlerinin binde birinin üstelik filtre edilerek yansıtılmasına tahammülü olmayan, ekseriyetle aynı cürümlere kendi geçmişinde iştirak etmiş kimi eski tüfeklerin ve bu "kanlı şanlı" mirası devralmış şimdiki genç faşistlerin ve gericilerin kuruntusu.
hatırla sevgilinin senaristleri bir çok konuda eleştirilebilir. deniz, yusuf ve hüseyin'in son sözlerini sansürlemelerinden tutun da, ülkü ocaklarından çıkmadığı halde şiddetten uzak durduğuna inanmamız beklenen (hiçbir inandırıcılığı olmayan) yaşar karakterine, askerleri kızdıracağı varsayılan hadiselere teğet geçilmesine, maraş katilamının suçunu sadece provokatörlere yükleyip (ulan tamam provokatörlerin rolü tartışılmaz da bütün o katliamı uzaydan gelenler mi yaptı) eline geçirdiği kılıçla çoluk çocuk demeden -belki komşusunu- biçen "sıradan vatandaş" kategorisindeki canavarları bir nevi aklayan anlatım biçimine kadar bir çok husus içlere sinmemiştir. dizinin başından beri süregiden bütün bu "ne şiş yansın ne kebap" tutumu yeterince sinir bozucuyken bir de "hatırla sevgili solcuların tarafını tutuyor bik bik" diyenlerin bir zahmet cehenneme kadar yolu var. utanma duygusunu yitirmiş herkesin olmalı. ben şahsen kabak gibi ortada olan bir suç tarihini, kutsal bir miras niyetine sahiplenmiş, üstüne üstlük vicdansızlık, yalancılık ve şiddetten ideoloji "yaratıklandırmış\yaratıklandırılan ideolojiyi benimsemiş" -muktedir ya da sıradan- bir faşist olsam, dizinin senaristlerine gerçekleri bu kadar filtre ettikleri için müteşekkir kalır, sesimi de çıkarmazdım.
|