bu kişi ve grubuna verilen tepkiler
apolitik olanın, etliye sütlüye karışmak istemeyenin, istese de bişey çıkaramayanın, bi yere herhangi bi taşı koyanın hareketiyle ilgili en ufak bi zikri ve fikri olmayanın kendindeki bu eksik tarafların başları tarafından sürekli coşturulmaya çalışmasına verdiği tepkidir.
harun tekin heyecanlı bir edayla ilk çıktığı günden beri
siyaset meydanı vs. bi yerlerde sürekli, en azından geleceği ve ülkesi hakkında bişeylere tepkisi olan bazen bi taraftaki, bazen de bütün gençlerin demek istediklerini söylemeye kasan bi insandır. ünlülük katsayısı arttıkça bu tepkileri ters orantılı bi şekilde azalmamıştır ki biz bu ülkede "ah ah çok pis
atatürkçüyüm" diyip prim yapmaya çalışanı da sonra
akp gibi hükümetler gelince
davasından vazgeçeni ya da nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde atatürkçü kimliğiyle
tesettür defilelerine çıkanları gördük.
çoğu müzik grubunun zaten belli bir hayat görüşünün olduğu ve şarkılarında ve hareketlerinde de sürekli bunu yansıttıkları görülüyor. bazıları sadece bi şarkı yazıp sonra sahneye çıkıp junkie taklidi yapar, bazıları senin ülke dediğin yere yöneltir bütün hedeflerini ama çoğunun vardır bi derdi, söylemek istediği.
live 8'de
michael stipe gördüğünde "helal be" dedirten, oscar'da "shame on you bush" diyen
michael moore'a alkış tutmak isteyen zihniyetin hissiyatında nasıl bir fark var ki bir türk grubunun konserinde bu türk müziksever genci bu kadar rahatsız oluyor anlayamıyor insan.
belki de harunun suçu bunu anlamicak ve hayatında böyle bi görüşün eksikliğini bile hissetmeyen şu yaşa gelmiş insanların içinde söylemesidir. karşıt görüş olan adamın orda olcağını zannedilmez şu durumda. gene ki bu da harun'un ve grubunun ne kadar karakterli olduğunu gösterir. ne
aktüelde yazdığı yazılarda, ne de konserlerinde sarfettiklerinde asla toplumun istediğini söylemeye kasmamıştır. "bir derdim var" diye eşlik ederken "ah bir derdim var sevgilim bana kötü davranıyo" tarzında algılayan, "ne habersin ne türksün" derken zıplayan eğlenen ve sonra da verilen mesajlardan rahatsız olan, lafın gittiği yerden pek farkı olmayan, bihaber türk genci de kendi içindeki çelişkide boğulsundur o zaman. bu lafın etrafta prim yapma amacıyla ilan edilmesinin de istanbulda yaşayan bir genç tarafından
gökkafes'e edilen laf üzerine olması da buna benzer bişeydir zaten, bokunda boğulmuştur
*.
derdin çözümü için de son zamanların modası çaresi vardır 'çık git' şeklinde, şu durumda da söylenmesi gereken "
beğenmeyen dinlemesin kardeşim"dir. yıllardan beri o ya da bu şekilde, evinde yemeği varken ya da özel okula giderken kendisine batmış şeyler hakkında kafayı yiyen bir adamın, bu özellikteki bütün insanların da ah bi imkanım olsa da şu dünyayı pataklasam diye düşündüğü göz önüne alınırsa eline imkan geçtiğinde susması da beklenemez bi durumdur ki susarsa da allah belasını versindir. yazdıklarının ve söylediklerinin de ukalaca olmasıyla eleştirilmesi, herkesin herşeyi çok biliyomuş gibi kesin yargılarla yazdığı-mız ekşi ya da itü sözlükçülerce eleştirilmesi de
trajikomiktir.